"Erdoğan nefreti" deyip durmayın, mahcup olursunuz!

Eğer "Erdoğan nefreti" dedikleri şeyin seçime kesinlikle etki ettiğini düşünüyorlar ise, bu nefreti AKP'lilerden soracaklar. Çünkü...

İnsan bazen hakikaten hayret ediyor.

AKP’nin oy kaybının sebeplerini araştıracaklarına akıl tutulması içinde savrulup duruyor iktidarın kalemleri ve partinin mensupları. (Yeni Şafak’tan İsmail Kılıçaslan’ın dünkü yazısı bir tatlı istisna idi.)

Efendim neymiş…

Üç parti, MHP, HDP ve CHP Erdoğan nefretinde birleşmiş.

Hepsi bir olup HDP’ye baraj aştırmış.

Bu arkadaşlar biraz serin de koşup gelsin, zihinleri açılsın.

Eğer dedikleri gibi bir “Erdoğan nefreti” varsa, dedikleri gibi bu MHP ve HDP gibi iki partiyi aynı denklemin sonuna yazabiliyorsa, birileri bir şey yapmış olmalı.

Öyle değil mi?

Bu iki bir araya gelmesi çok zor parti yanyana geldiyse, -iddia edildiği gibi-, birileri çok ama çok büyük bir şey yapmıştır.

Kim o acaba?

**

Eğer dedikleri gibi bir nefret varsa, bu nefretin kaynağı nedir? Bu nefret için kim, nasıl çalışmıştır?

Erdoğan’ı seçimin bir unsuru haline getiren sadece ve sadece kendisidir. Ortada bir nefret oluştuysa, bunun mimarı da bellidir.

Şimdi…

Bu arkadaşlar, koşup geldiyse, haritaya da bir bakıversinler.

HDP’ye barajı aştıran AKP’lilerdir. Çok açık ve net. CHP’den HDP’ye giden oyların miktarı sanıldığı kadar değildir, AKP’den gelenlerle karşılaştırıldığında, hele, hiç değildir.

CHP’den HDP’ye giden oyların büyük bölümü İstanbul’da ciddi anlam taşır ama buralarda da örneğin HDP oyunu 10 arttırdıysa, 5’ini CHP’den 5’ini AKP’den almıştır.

Öyleyse… Acıklı sonuca varalım.

Eğer “Erdoğan nefreti” dedikleri şeyin seçime kesinlikle etki ettiğini düşünüyorlar ise, bu nefreti AKP’lilerden soracaklar.

Çünkü AKP’yi böyle geri düşüren de, HDP’ye barajı aştıran da AKP’lilerdir.

Nokta.

Bence: Bir zihinsel esriklik haliymiş gibi “Erdoğan nefreti” diye ortaya bir kavram atmaktan ivedilikle vazgeçsin, iktidarın kalemleri ve partinin mensupları.

Çok mahcup olacaklar.

**

Bakın artık saçmalamayı bırakmak lazım.

Pespayeliği, kiri pası, üç beş kuruş için karakteri devlete ipotek etmeyi.

Ha bi saniye… Bırakırsanız, bıraktınız diye akıl, izan ve vicdan defterinde temize çekilecek değilsiniz.

Ha, yok. O işler olmuyor.

Saçmalamayı bırakın da, partinize yardım edin.

Hala fanatik bir vaziyet alıp yok şer ittifakı, yok darbe görünümlü seçim, yok nefret, yok aşk diye şuursuz bir çakıl gibi yuvarlanmayın. Yokuşun sonuna doğru gelmektesiniz.

AKP’nin kaybettiği oyların ardında bir kirli ikbal ittifakı var, evet. Ama orada ne HDP, ne CHP, ne de Doğan medyasını bulabilirsiniz. İşimizdeyiz, gücümüzdeyiz biz.

Siz neredesiniz?

Orada işte.

Bu ittifakın bir yerinde AKP, bir yerinde siz duruyorsunuz.

AKP’nin kaybettiği oyların bir sebebi kendisi, diğeri de sizsiniz.

Hadi artık saçmalamayı bırakın. Temizliğe başlayın.