Feministim, size emaneti gösteriyorum!

Ben bir kadınım. Kimsenin kardeşi, bacısı olmadığım gibi, emaneti de değilim. Ama size emanetin nasıl bir şey olduğunu gösterebilirim.

Ben bir gazeteciyim. Bir kadınım. Feministliğim doğamdan gelir. Bu dünyada eşit bir yaşam için, bu ülkede ise sadece yaşayabilmek, hayatta kalabilmek, kafayı suyun üstünde tutabilmek için feministliğim doğal biçimde gelişmiştir. İçten gelir.

Aile içinde olmadıkça kadınla ilgili bir politika üretilmeyeceğini gösteren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını temsil eden kişi (Bakan) dünyanın her yerinde kadına şiddet var diyor. Soma’da madenin, İstanbul’da asansörün altında kalan işçilerin ardından söylenen ‘bu işin fıtratında ölüm var’ gibi bir şey.

Fıtrat demişken… Cumhurbaşkanı da dün şöyle dedi: “Ben kalkıyorum kadının Allah'ın erkeklere bir emaneti olduğunu söylüyorum. Bu feministler filan var ya. "Ne demek diyor kadın emanetmiş, bu hakarettir" diyor. Ya senin bizim dinimizle medeniyetimizle ilgin yok ki. Biz sevgililer sevgilisinin hitabına bakıyoruz. Allah'ın bir emanetidir. O emanete sahip çıkın diyor. Ve onu incitmeyin diyor. (Özgecan cinayetiyle ilgili) Türkiye Cumhuriyet Devleti olarak, Adalet Bakanı'yla görüşmem olacak. Sonuna kadar bu vahşilere almaları gereken en ağır cezayı almaları konusunda elimizden geleni yapacağız.”

**

Ben bir kadınım. Kimsenin kardeşi, bacısı olmadığım gibi, emaneti de değilim.

Büyük ağabeyimin, komşunun oğlunun, kocamın, küçük kardeşimin, oğlumun korumasına ihtiyacım yok.

İslam dininin, Hıristiyanlığın, Museviliğin, dindarların merhametine ihtiyacım yok.

Devletin torpiline, Cumhurbaşkanı’nın adalet bakanını aradığı bir alaturkalığa hayatımı bağlamaya niyetim yok.

Ben bir kadınım. Dünyanın her yerinde, konjonktüre, yöneticilerin meşreplerine, inançlarına ve hayat anlayışlarına göre değişmeyen yasa ve politikalarla eşit muamele görmek istiyorum.

Lütuf ya da torpil değil, insan olmaktan ileri gelen hakkımı istiyorum.

**

Biz emanetmişiz. Sevgililer sevgilisinin erkeklere emaneti.

Buyrun şimdi o emanet dünyasından çok ama çok kısa bir bölümü okuyun:

** Fadime Şanlı 20 Şubat 2010’da kocası tarafından öldürüldü. Facebook’ta evli olduğunu yazmadığı ve kızlık soyadını kullandığı için hakim kocanın müebbet olan cezasını 16 yıla düşürdü.

** Bursa’da 2009’da boşandıktan sonra tekrar birlikte yaşamaya başladığı Arzu Civil’i internette izlediği porno filmdeki kadına benzettiği için 22 yerinden bıçaklayarak öldüren Yavuz Özcan, tahrik indiriminden yararlanarak 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

** 2009’da İzmir’de Serap Himmetoğlu kocası tarafından boğazı kesilerek öldürüldü. Müebbetle yargılanan koca Adnan Himmetoğlu, eşinin kendisine küfür ettiğini söyledi. Ağır tahrik indiriminden yararlanarak 17 yıl altı ay hapse mahkum edildi.

** Antalya’da cinsel ilişkiye girmek istemeyen eşi Dudu Karataş’ı 2 Mart 2010’da boğarak öldüren emekli imam Ali İhsan Karataş, eşinin kendisine “sen artık erkek değilsin” dediği iddiasıyla ağır tahrik indiriminden yararlandı. Mahkeme Karataş’ın cezasını sekiz yıl dokuz ay hapse düşürdü.

** Samsun’da 2010’da eşi Hanife Ertaş’ı 44 yerinden bıçaklayarak öldüren Yaşar Ertaş ‘eşim bana başka kadınlara git, seni başkalarıyla aldatacağım dedi ve beni tahrik etti’ diyerek tahrik indiriminden yararlandı. Yaşar Ertaş’ın cezası 18 yıl dört aya düştü.

** İzmir’de 2006’da eşi Alev Er’i öldürüp cesedini buzdolabında saklayan Şakir Er’in yargılandığı davada mahkeme, Alev Er’in piercing yaptırması ve çantasından doğum kontrol hapı çıkmasını tahrik sebebi saydı, Şakir Er’in müebbet hapis cezasını 20 yıla indirdi.

** Adana’da 2007’de “Evime gidip bahçe kapısını açtığımda yüzünü tam göremediğim bir şahsın kaçtığını gördüm. Eşimin alt kısmında beyaz tayt, üstünde de beyaz tişört vardı” diyerek nikahsız eşi 17 yaşındaki Oya Can’ı bıçaklayarak öldüren Halil İbrahim Uçan ağırlaştırılmış ömür boyu hapse mahkum eden mahkeme, tahrik gerekçesiyle cezayı 22 yıla indirdi.

** Şiddet gördüğü için boşanmak isteyen ve ayrı yaşayan Dilek Sökmen’e kocası Mustafa Sökmen kurşun yağdırdı. Mahkeme Dilek Sökmen’in hayatında başka biri olmasını indirim sebebi saydı. Katil kocanın cezası 18 yıla indirildi.

** 2011’de İzmir’de 2 çocuğunun gözleri önünde öldürülen Naciye Kalyoncu ile kocası arasında boşanma davası sürüyordu. Naciye Kalyoncu ve Mümin Kalyoncu’nun ayrı ayrı açtığı boşanma davalarından Mümin Kalyoncu’nun “Beni aldatıyor” iddiası ile açtığı dava, deliller dayanaksız bulunarak reddedilmişti. Oysa aynı deliller, Naciye Kalyoncu’yu öldüren Mümin Kalyoncu’ya ceza veren mahkeme tarafından geçerli sayıldı.

**

Şimdi biz… Kadınlar… Feministler filan…

Bu emanet raporunu alıyoruz…

Yanına…

Bıyıklarınızdan dökülen dekolte ve mini etek lakırdılarınızı, kahkaha ölçülerinizi, dostlar alışverişte görsün siyaset ve istihdam kotanızı, emzirme ve kürtaj politikanızı, namussuzca namus kavramınızı, ahlaksızca ahlak kavramlarınızı, din referanslı eşitlik icatlarınızı, kötü şakalarınızı koyuyoruz.

Size nasıl baktığımızı görüyor musunuz?

#özgecan #kadınlarınhaysiyetayaklanması