Gollum, Can Dündar ve Türkiye'nin özeti

"Gollum korkunç görünüyor ama sonuçta hepimizi kurtarıyor. Ama tabii bu yaklaşımın beni iki yıl hapisten kurtarıp kurtarmayacağına emin olamam."

İngiliz İşçi Partisi’nin eski başkanı Ed Milliband ile bir tesadüf eseri Paris’te karşılaştığımızda sohbet hiç de sürpriz olmayacak şekilde “IŞİD ve Türkiye” başlığına geliyor.

“Sizce” diyor Milliband, “Türkiye IŞİD’in büyümesini engelleyebilir miydi?”

IŞİD’in yapısal olarak nereden geldiğini, diğer radikal İslamcı gruplardan, örneğin öncülü El Kaide’den neden ayrıldığını, -ayaküstü ne kadar anlatılabilirse- anlatmaya çalışıyorum.

Sorusuna cevabım çok net değil ama şunu ifade edebiliyorum: “Türkiye IŞİD’in doğuşunu ve yayılımını engelleyemezdi ama oluştuğu ilk zamanlar kayda değer bir strateji oluştursaydı, onu gerçek bir tehdit olarak algılasaydı adam devşirme ve finansal büyüme damarlarını ciddi biçimde daraltabilirdi.”

Milliband da benimkilerle örtüşen görüşlerini iletiyor ve ardından sözü Türkiye’de muhalefetin durumuna getiriyor. CHP’yi, HDP’yi soruyor, gazetecilerin hapsedildiğinden dem vuruyor. Can Dündar ve Erdem Gül’ün hapse atılmasındaki sebebi anlamaya çalışıyor.

Ve sonra…

Aslında tüm bunlara cevap olan ‘o konuya’ geliyor.

“Şu Yüzüklerin Efendisi olayı gerçek mi? Yani gerçekten Cumhurbaşkanı Gollum karakteri nedeniyle dava açtı mı bir doktora?”

Evet açtı.

Bu kadar. Daha da birşey söylemiyorum. Gülümsüyor.

**

Ertesi gün Brezilya’da yaşayan Washington’lı bir avukatla ile yemek yiyoruz.

Söz dönüp dolaşıyor Can Dündar ve Erdem Gül’ün niye hapis yattığına geliyor.

“İnsani yardım taşıdığı belirtilen MİT TIR'larının içinde, ilaç kutularının altında gizlenmiş vaziyette silah bulunduğunu gösteren fotoğraf ve videoyu gazetesinde yayınladığı için casusluk suçlamasıyla içeride” diyorum.

“Bu gazeteciliktir, nasıl yani” diye anlamaya çalışıyor.

Yandaş basının bu durumu “Ama Wikileaks belgelerinin bir kısmını tedarik eden er Ben Bradley de, Wikileaks’in kurucusu Julian Assange da, NSA belgelerini bir gazeteciye veren Edward Snowden da yargılanıyor” diye meşrulaştırmaya çalıştığını söylüyorum.

Avukat arkadaşım izan sahibi bir insan gibi şunu hatırlatıyor: “Assange’ın verdiği belgeleri basan El Pais, Der Spiegel, New York Times, Guardian, Le Monde’un yayın yönetmenleri yargılanıyor mu? Ya da Snowden’ın belgelerini haber yapan Glen Greenwald casusluk suçlamasıyla karşılaşıyor mu?”

Hah işte, biz de bunu söylüyoruz diye geveliyorum.

Ve sonra…

Söz dönüp dolaşıp yine ‘o konuya’ geliyor.

“Gollum olayı bir internet şakası gibi. Her geçen gün daha da tuhaflaşıyor. Siz bununla nasıl yaşıyorsunuz?”

**

Okur yazar dünyanın şaşkınlıkla izlediği, küçük sohbetlerine malzeme olan konuları bizler hayat diye yaşıyoruz.

Nasıl yaşıyoruz? Valla bilmiyorum, bir şekilde zaman akıp geçiyor heralde.

International Herald Tribune’ün pazartesi günü birinci sayfasından anonslanmıştı ‘durumumuz.’

“Gollum kötü mü? Türkiye’de hapse girmek bu sorunun cevabına bağlı” şeklindeydi uzun makalenin başlığı.

“Türkiye’de bir doktor Gollum’u Cumhurbaşkanı Erdoğan ile karşılaştıran bir internet meme’ini paylaştığı için hapisle yargılanıyor. Türk hukukuna göre Cumhurbaşkanı’na hakaret bir suç. Doktor Çiftçi bu paylaşımının ardından işini kaybetti, şimdi de iki yıl hapisle yargılanıyor… (Gollum’un yaratıcısı ve Yüzüklerin Efendisi serilerinin yazarı) J.R. Tolkien’in eserlerini inceleyen yıllık bir yayının editor olan ABD’li edebiyatçı Michael D. C. Drout olayı ABD’den takip ediyor.”

Makalenin yazarı Katie Rogers’a görüşlerini bildiren Drout şöyle diyor: “Gollum’un kötü olduğuna dair fikir birliği olduğunu düşünmüyorum. Gollum, Yüzüklerin Efendisi’ndeki en trajik karakter. Aslında konu şu: Gollum, bilerek ve isteyerek değil ama kazara dünyayı kurtarıyor… Gollum korkunç görünüyor ama sonuçta hepimizi kurtarıyor. Ama tabii bu yaklaşımın beni iki yıl hapisten kurtarıp kurtarmayacağına emin olamam.”

Gollum’un iyi mi kötü mü olduğunu Yüzüklerin Efendisi filminin yönetmeni Peter Jackson ve senaryo yazarları Fran Walsh’un görüşleriyle ‘ortaya çıkarmaya’ uğraşan makale şöyle bitiyor: “Gollum ile ilgili tartışma aptalca görünebilirdi. Eğer Erdoğan bir ülkenin Cumhurbaşkanı ve bir kişinin hapis yatıp yatmayacağı bu tartışmaya bağlı olmasaydı. Gazeteciler de buna benzer baskılara uğruyor. Kasım ayındaki seçimden zaferle çıkan Erdoğan’ın partisi AKP, iki önemli gazetecinin hapse atılacağı ortaya çıkınca binlerce kişi tarafından protesto edilmişti.”

**

Biz elbette ‘daha ciddi konuları’ da tartışmaya devam ediyoruz. Rusya krizi, Bağdat krizi, ‘paralel yapıyla’ mücadele, başkanlık istiyor muyuz istemiyor muyuz, IŞİD ile mücadele vesaire.

Fakat bugün itibariyle Edirne’nin dışına çıkıp Türkiye’ye baktığımızda…

Can Dündar’ın hapiste oluşu ve Gollum’un yüz ifadesi ülkenin üzerinde bir bayrak gibi dalgalanıyor.

Kader utansın.