Hayırdır, ne bu tehdit, bu celal?

Elinizde kalan son 'mermi' bu ise, sıkın, durmayın. Halkını tehdit ederek iktidara gelmeyi hayal eden bir parti olarak tarihe geçersiniz.

Seçime kaldı son 3 gün. Bu ne hal?

Dün televizyon kanalları ve gazeteleri de olan koca bir holdinge el koydunuz. Evet, evet siz koydunuz. Tüm ‘merhametinizle’, uluslararası mali audit şirketleri tarafından herhangi bir usulsüzlüğü saptanmamış bir holdinge kayyum atadınız. Niye? Cemaat’e yakın diye. Geçtiğimiz yıl geçirdiğiniz ve size dev bir keyfiyet alanı açan yeni güvenlik yasası sayesinde. Atadığınız kayyumların yarısından fazlası partinize yakın kişilerden seçtiniz. Sonra da bu holdingin kapısından biber gazı sıkarak girmeye çalıştınız. Herhangi bir demokratik ilke benimseyen insanın “yeter be” diyeceği bir durum yarattınız.

Hayırdır? Bu ne hal, bu ne celal?

**

Van şehrimizde, yani faili meçhullerle, bulunamayan mezarlarla, savaşla büyüyen insanların şehrinde, dönüp de şöyle dediniz: "Biliyorlar ki; AK Parti iktidardan indirilirse buralarda terör çeteleri dolaşacak ya da Beyaz Toroslar dolaşacak." Tercümesi; “biz gidersek sizi takır takır öldürür devletle işbirliği içindeki çeteler” idi. Beyaz Toros’u göstereyim de sıtmaya razı edeyim dediniz.

Hayırdır? Bu ne hal, bu ne celal?

**

Sonra biriniz çıktı. Son iki yıldır seçimden ve seçim gerginliğinden keman yayına dönen topluma şunu dedi: “Eğer sandıktan 7 Haziran sonuçlarına benzer bir sonuç çıkarsa korkarım yeniden seçim konuşulmaya başlanacak.” Tercümesi; “biz kazanana kadar kafanızın üstünde o sandığı sallandıracağız, en iyisi siz gelin bizi seçin, yorulmayın” idi.

Hayırdır? Bu ne hal, bu ne celal?

**

Şimdi bir de, hiç utanmadan, hiç sıkılmadan diyorsunuz ki, “Eğer koalisyonlara bu ülkeyi muhtaç ederseniz o zaman evlatlarınıza iş bulabilmek zor olur. Engellimize bakabilmek çok zor olur. Yoksulumuza kömür dağıtabilmek çok zor olur. Yeşil kartlımıza ilacını vermek çok zor olur. Evlatlarımıza yeni iş yeri açabilmek de çok zor olur."

Siz son 13 yılda istihdam imkanı yaratmak yerine belediyelerinizce, il/ilçe teşkilatlarınızca dağıtılan aşa ve kömüre muhtaç, yani size bağımlı hale getirdiğiniz yoksul kesimi şimdi korkutuyorsunuz. Devlet olarak sağlamak zorunda olduğunuz imkanları partinizin yüce gönlüymüş gibi gösterip halkın kafasına kakıyorsunuz. Ayıptan ötedir.

Gözdağı veriyorsunuz.

Açlıkla, işsizlikle, sandıkla, beğenmediğinizin malına mülküne el koymakla ve hatta Beyaz Toros usulü bir ölümle…

Siz bayağı bayağı hepimizi tehdit ediyorsunuz.

Elinizde kalan son ‘mermi’ bu ise, sıkın, durmayın. Halkını tehdit ederek iktidara gelmeyi hayal eden bir parti olarak tarihe geçersiniz. Üstelik feci biçimde ıskalarsınız.

Biz mi? Yarın Cumhuriyet’in 92’inci yılı.

Biz buradayız.

Demokrasi ve huzur isteyen, tehditten, azardan, silahtan, bağırtıdan çığırtıdan, tahammülsüzlükten, yolsuzluktan, lümpenlikten, hukuksuzluktan, adaletsizlikten, biber gazından, coptan bıkmış milyonlarca insan olarak buradayız.