HDP'ye oy verecek MHP'liler kaç kişidir?

Sabancı Üniversitesi Endüstri Mühendisliğinden Kemal 2011'den itibaren 7 araştırma şirketinin yaptığı 61 anketi inceledi. Hem seçim sonuçları hem de bu şirketlerle ilgili çok ilginç sonuçlar elde etti.

Seçim anketlerini nasıl bir ruh hali ile inceliyorsunuz?

Bu anketlerin seçim sonuçlarına ne kadar yaklaştığını düşünüyorsunuz?

Şüpheleriniz var, öyle değil mi?

Haklısınız çünkü farklı şirketler farklı sonuçlar veriyor. Daha da önemlisi son birkaç seçimdir bu şirketlerin bir kısmının feci biçimde yanıldığını gördük. Aptal yerine konduğumuzu, maniple edildiğimizi düşündük.

Haklı mıydık?

Cevabı bulmak için, her gece televizyonda veya her sabah gazetelerde tahminlerini okuduğunuz bu şirketlerin ne kadar yanıldığını ve elde ettikleri verilerin toplamda ne söylediğine ‘meta-analiz’ çerçevesinde baksak iyi olur.

Sabancı Üniversitesi Endüstri Mühendisliğinden öğretim üyesi Kemal Kılıç bakmış ve harika bir araştırma hazırlamış. Kılıç, 2011’den itibaren 7 araştırma şirketinin yaptığı 61 anketi inceledi. Bu şirketler ANDY-AR (6 adet), GENAR (6 adet), GEZİCİ (13 adet), MAK (7 adet), METROPOLL (6 Adet), ORC (16 adet) ve SONAR (7 adet) idi. Elde ettiği sonuçları madde madde sizlere sunuyorum.

**

-Anket firmalarının tamamında Ak Parti’nin zaman içerisinde düşüşe geçtiği görülüyor. Bu düşüşün eğimi en fazla METROPOLL, SONAR ve MAK sonuçlarında, en az ise GENAR sonuçlarında görülmektedir.

-CHP’nin oylarında ise GENAR sonuçlarında görülen çok küçük bir düşüş eğilimi haricinde, kalan firmaların sonuçlarının tamamında zaman içerisinde bir artış eğilimi var.

-HDP’nin oy oranlarında ise bütün firmalar zaman içerisinde bir artış eğilimi belirliyor. Bu eğilim METROPOLL ve GENAR tarafından diğerlerine göre daha yüksek.

-MHP’nin durumu ise araştırma kuruluşları açısından biraz daha tartışmalı. ANDY-AR ve ORC zaman içerisinde belli belirsiz bir düşüş belirlerken, diğer firmalar ise (METROPOLL hariç) belli belirsiz bir yükseliş, METROPOLL ise belirgin bir yükseliş tespit ediyor.

Bu düşüş ve yükselişlerin nedeni nedir? Neler olabilir? Mesela 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarının payı var mıdır?

Kılıç’ın araştırması buna da cevap veriyor:

“Soruşturmaların ardından yapılan araştırmalara bakıldığında Ak Parti’de görülen düşüş eğiliminin, 2014 sonrasında hemen hemen hiç değişmediği görülüyor. Öte yandan CHP ve MHP açısından da kayda değer bir değişim yok. Yani Ak Parti çeşitli araştırma kurumlarının belirlemiş olduğu ve soruşturmaların başladığı süreç içerisinde kaybettiği gözlenen oyları, kısa zaman sonra tekrar kazanmıştır.”

İşte bu Türkiye ile ilgili sahici bir bilgi içeriyor.

Beğeniriz, beğenmeyiz ama seçmen davranışı böyle şekilleniyor.

**

Gelelim anket şirketlerinin karnesine… Kim ne kadar yanılıyor?

-Haziran 2011 Genel Seçim ve 30 Mart 2014 Yerel Seçim sonuçları temel alındığında şirketlerin özellikle Ak Parti’nin oy oranları bağlamında belirgin biçimde yanıldığı görülüyor.

-Ak Parti, sandıkta anket sonuçlarındakinden daha düşük bir oy alırken, MHP ve CHP ise sandıkta (anket sonuçlarından) daha iyi performans göstermiş.

-MHP’nin seçimlerde, hemen hemen bütün araştırma kurumları için öngörülenden daha yüksek bir oy aldığı görülüyor. MHP kadar olmasa da bu durum CHP açısından da gözlenmektedir.

-Araştırma şirketlerinin künyesinde de yer alan bilgiye göre anketlerin yüzde artı/eksi yüzde 2 sapma toleransı vardır. Tüm partilerin ortalamalarına bakıldığında şirketlerin bu sapma içinde kaldığı gözleniyor.

Ama…

-Partiler bazında sonuçları incelediğimizde GENAR’ın Ak Parti sonuçları, ORC’nin ise Ak Parti, CHP ve MHP sonuçları söz konusu tolerans seviyelerinin dışına çıktığı görülüyor.

-Bu durum, bize anketlerin güvenilirlikleri kapsamında kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin nereden kaynaklandığı konusunda da bir ipucu sunuyor. Farklı firmaların verilerinden elde edilen verilere dayanan öngörüler, birbirlerinden büyük ölçüde farklıdır. Örneğin Ak Parti için %38.5 - %46.5, CHP için %24.8 -%29, MHP için %14.6-%18.7 ve HDP için %9.1-%9.8 gibi geniş aralıklarda öngörüler söz konusu.

Bu aralık kabul edilebilir bir aralık değildir. Birileri fena halde yanılmakta ve evet, yanıltmaktadır! Bunu bilelim.

**

Kılıç da herkes gibi 8 Haziran sabahının HDP’nin barajı aşıp aşmamasıyla şekilleneceğini belirtiyor.

Fakat bir ilginç belirleyici faktöre daha dikkat çekiyor: Stratejik seçmenler!

Şöyle anlatıyor bu seçmenin davranışını : “Nasıl bir Türkiye’ye uyanacağımızı aslında stratejik seçmenler belirleyecek gibi görünüyor. Yani Ak Parti tek başına iktidar olmasın diye, yaşadıkları seçim bölgelerinde partilerinin milletvekili seçilme olasılığı olmayan CHP’li ve MHP’li seçmenlerin HDP’ye oy verecek olanları. Bu durumdaki CHP’li seçmenlerin bir kısmı Selahattin Demirtaş’ın cazibesiyle ısındıkları HDP’ye oy verirken çok da zorlanmayacaklar. Sandık başındaki asıl ilginç karar anını, iktidara gelebilmek için HDP’ye oy vermeleri gerektiğini görecek olan MHP’li seçmenler yaşayacak gibi görünüyor.

İktidar ihtimali için stratejik düşünüp HDP’ye oy verecek MHP’li sayısı kaçtır sizce?
Açıkçası ben böyle bir düşünce pratiğinin gerçekçi olmadığı, sandık başında duygusallığın stratejiye mahal vermeyeceği, insanın ruh halinde böyle bir sapmaya sıklıkla rastlanmayacağı fikrindeyim.
Nasip, kısmet elbette. Göreceğiz.