'Hükümete darbe'nin inanılmaz sonsuz listesi

Doğrusu: Bir kötü fıkraya dönüştürdükleri bu damgaları taşımayı, 'rezil olmadığını sanan aklı fakirlerin' yerinde olmaya yeğlerim.

Aslında belirli bir mantık ve izan çerçevesinde başlamıştı herşey.

28 Şubat darbeydi, tamam. Darbelerin postmodern olanından.

Sonra bir dönem başladı.

AKP ve Cemaat’in bir kararlılıkla tüm engelleri aşmak için işe koyulma dönemi.

Bir algı literatürü oluşturdular ve bunda ağız birliği ettiler.

Hiç bitmek bilmeyecek bir darbenin mağduruydu onlar. Solcular değil. Kürtler değil. Ülkücüler değil. Ama onlar. En mağdur onlardı. Darbe kelimesi onların ‘ezilmişliğini’ gösteren, onları daimi ‘zenci Türk’ yapabilen sihirli kelimeydi. Keşfettiler.

**

Sonra işte… Aklın endazesi usul usul Bakırköy Ruh ve Sinir semtine doğru kaymaya başladı.

Artık Cumhuriyet mitingleri darbe girişimiydi.

Kalpaklı Atatürk flamasını sallayan laik teyzeler darbeciydi.

Muhalif gazeteciler darbeciydi. Hem de bir terör örgütü ile hareket eden darbeciler!

Balyoz zaten darbe planıydı. Plan semineri darbe provasıydı. TSK’daki herkes, sivil memurlar dahil darbe sevdalısı.

Bu Balyoz iddianamesinde sahte delil var diyen ve bunu somut verilerle destekleyenler darbe propagandacısıydı.

**

Sonra endaze biraz daha kaydı.

HES’lere karşı olan köylüler hükümete karşı darbenin piyonları oluverdi.

Hopa’daki HES protestosunda biber gazı yiyip ölen emekli öğretmen Metin Lokumcu darbeciydi.

MİT müsteşarının ifadeye çağrılması darbe kalkışmasıydı.

Dışişleri Bakanlığı’nın MİT müsteşarıyla yaptığı Suriye toplantısının dinlenmesi darbe teşebbüsüydü.

Gezi parkındaki ağaçların kesilmesini engellemek isteyen çevreciler darbeciydi.

Gezi olayları, faiz lobisinin, İsrail’in, dış basının desteklediği en büyük bir darbe ayaklanması.

Soma madeninin çökmesi, Mecidiyeköy Torunlar İnşaat’taki asansörün için 13 işçiyle yere çakılması, Ermenek’teki madenin sular altında kalması… Evet hepsi hükümeti devirmeye yönelik komplonun bir parçasıydı. Darbeydi.

E bu durumda, Soma’daki, Ermenek’teki ve inşaattaki işçiler ölmek suretiyle darbeye yardım ve yataklık etmiş kişiler olabilirdi. İş ve işçi güvenliği talep edenler de pekala darbeci olabilirdi.

**

17-15 Aralık yolsuzluk operasyonları Erdoğan’ın deyişiyle “diğer tüm darbe girişimlerini geride bırakmış” bir darbe girişimiydi.

Her biri ayrı utanç vesilesi olması gereken tapeler darbe aracıydı.

Dolayısıyla dün hepsinin topluca yakılmasına karar verildi.

Evet… Bugün bir endazenin kalmadığı noktadayız.

Zira artık Anayasa Mahkemesi darbeci. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç darbeci. Haklarında onca yolsuzluk iddiası olan bakanlar Yüce Divan’da yargılansınlar demek darbecilik.

Murathan Mungan’ı tamamlamak lazım şimdi. Ne demişti? “Türkiye’de her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız.”

Doğrunun en doğrusu. Türkiye’de çalabilirsiniz. Çırpabilirsiniz. Bunlar ortaya çıkabilir. Ama yine de rezil olmazsınız.

Bir türlü rezil olmazsınız ama…

“Hop bi dakka, bu iş böyle olmaz” dersiniz, terörist ya da darbeci damgası yersiniz.

Doğrusu: Bir kötü fıkraya dönüştürdükleri bu damgaları taşımayı, ‘rezil olmadığını sanan aklı fakirlerin’ yerinde olmaya yeğlerim.

Ya siz?

NOT: Haberi merkezinden bildirmek üzere Diyarbakır’a taşınan, Kürtçe öğrenmeye başlayan Hollandalı gazeteci Frederike Geerdink’in evi dün 8 terörle mücadele polisi tarafından arandı ve kendisi gözaltına alındı. Terör örgütü propagandası yaptığı iddiasıyla. Yabancı basın AKP’ye karşı lobi yapıyor diyenlere, Çözüm Süreci devam ederken Kürt sorununa eğilen yabancı bir gazeteciyi gözaltına alanlar cevap versin.