İnanmazsınız, artık CHP'de onlar yok!

Bu 'yok'lar, CHP'nin dönüşebileceğini, yerine gençlerin ve açık zihinli insanların bir gün gelebileceğini gösteriyor.

CHP’nin enerjisinin büyük bölümünü geçtiğimiz Pazar günü gerçekleşen ön seçimlere boca etmesi tabandan eleştiri alıyordu. “Önümüzde hayati bir genel seçim var, biz aday adaylarıyla uğraşıyoruz” gibilerinden.

Evet, ön seçimlere katılım yüzde 55’ti. “Niye yüzde yüz değildi” diyenler oldu.

İyi de…

Değil ön seçimin ‘ö’sünü zikretmeyi, parti içinde bir ya da iki mercinin dudaklarından döküleceklere göre tuvalete gidenlerin “Amaan bunlarınki de göstermelik ön seçim” lakırdısı mini boy bir şaka olsa gerek. 

CHP ön seçim yaparak ve buna ehemmiyet verip enerji sarfederek son derece doğru bir iş yaptı.

Böylelikle seçim öncesi ‘yeterince iyi çalışmamalarıyla’ bilinen il teşkilatları genel merkezin değil bu kez kendi adaylarının meclise girmesi için çalışacak. Yani eli mahkum daha çok çalışacak. Meşruiyet biraz da böyle bir şey. ‘Gayreti içinde bir paket’ olarak geliyor.

**

CHP ön seçimi, tabanın ruh haliyle ilgili de önemli bilgiler verdi.

En temel bilgi yeni değil: Alevi olmak aday olabilmek için önemli bir kriter. Hep böyleydi, hala böyle. Buna ister mezhepçilik deyin, ister ‘Olmaz ama’ deyin. Gerçek bu. (Fakat Alevilerin de yıllardır CHP için canla başla çalıştığını unutmamak lazım.)

Yeni bilgiler ise şöyle…

Hiçbir anahtar listede yer almayan ve seçilmesi imkansız gözüyle bakılan Melda Onur, İstanbul 2. Bölge’de hiç de fena oy almadı.

Çünkü haksızlığa uğrayan herkesin davası için Çağlayan Adliyesi’nde eylemdeydi. LGBTİ’lerin parti içindeki tek savunucusuydu. Meclis genel kurulunda sabırla yeni muhalefet etme yöntemleri geliştirdi. Keza İstanbul 1. Bölge’den çok yüksek oy alan Mahmut Tanal… Eylemlerde kafasını ve bacağını kırmışlığı dahi var. Oradan hesap edin. Demek ki örgüt kıymetini biliyor.

İstanbul 1. Bölge’de en çok oyu alan Barış Yarkadaş… Hayatı CHP. Yıllardır çalışıyor, kurucusu olduğu Gerçek Gündem sitesinde haber yapıyor. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, sabah akşam CHP için çalışıyor. Demek ki örgüt kıymetini biliyor.

Gezi döneminde Ankaralı gençlerin yanında duran Aylin Nazlıaka, Kürecik Üssü ve HES’ler konusunda büyük uğraş veren Veli Ağbaba, Soma faciasında hepimizi aydınlatan ve geliyorum diyen felaketi aylar öncesinden tespit eden Özgür Özel, yolsuzluk meselesini bıkmadan gündemde tutan Aykut Erdoğdu, mesleki hayatı cemaatin hışmıyla sekteye uğrayan ve bu yapıyı dimdik durarak herkese anlatmaya çalışan İlhan Cihaner… Hepsi ezici oranda oy aldılar. Demek ki örgüt kıymetini biliyor.

Ergenekon mağduru Mustafa Balbay ve Balyoz mağduru Dursun Çiçek… Adaylıklarını garanti edebilecek şekilde kayda değer oy aldılar. Demek ki örgüt bu mağduriyeti görüyor ve sahipleniyor.

**

Örgütün bir de sahiplenmediği, artık istemediği, fatura kestiği durumlar var.

Sezgin Tanrıkulu’na ırkçılığa varan yaftalamalarla yaklaşan Dilek Akagündüz nerede? Yok, oy alamadı.

Partiyi tıkamasıyla ünlü Önder Sav ve yardımcısı Hakkı Süha Okay nerede? Yok, oy alamadı.

İkna odalarının mucidi Nur Serter nerede? Yok, oy alamadı.

Sarıgül’ü yeniden partiye kazandıran genel başkan yardımcısı Adnan Keskin nerede? Yok, oy alamadı.

Ha, Sarıgül nerede? Sonlarda. Aykut Erdoğdu’nun, Didem Engin’in, Dursun Çiçek’in çok gerisinde. Meclis'e girmesi pamuk ipliğine bağlı bir yerde.

Demek ki örgüt affetmiyor. Demek ki örgüt ‘tatava’ yapmıyor.

İyi bir şey.

**

Başka çok iyi bir şey de genel bilanço:

Artık CHP’de Süheyl Batum yok. Emine Ülker Tarhan yok. Birgül Ayman Güler yok. Dilek Akagündüz yok. Nur Serter yok. Önder Sav yok. 

Bu ‘yok’lar, CHP’nin dönüşebileceğini, yerine gençlerin ve açık zihinli insanların bir gün gelebileceğini gösteriyor.

Sahiden çok iyi bir şey.