Kürt küçük burjuva hareketinin yanılgıları

Tarık Ziya Ekinci'nin kim ne der tuzağına düşmeden yaptığı analiz ve eleştiriler hem Türklere hem Kürtlere lazım...

* Tarık Ziya Ekinci bir Kürt aydını olarak müthiş kıymetli bir noktada duruyor. Yıllar geçtikçe hem hayatı hem sistemi daha sarih gören o beynin ürettiği fikirleri, net çıkarsamaları pusula etmeli. Çünkü bugünkü Kürt siyasal hareketinin zaman zaman gelenekçi kanada savrulup güdük bıraktığı iki önemli işi yapıyor: Tarihsel analiz ve özeleştiri. 

* Dün Radikal’de yayımlanan röportajda Öcalan’ın kurulmasını istediği çatı partisiyle ilgili yapılan bir toplantıya katıldığını, orada ideolojik olarak böyle bir partinin anlamlı olmayacağını söylediğini, sonra bu sözlerini yazılı olarak Ahmet Türk ve Emine Ayna’ya gönderdiğini anlatıyordu. Göndermiş ama anlattığına göre pek ilgilenen olmamış. Yine Kürt sorunuyla iştigal eden akademisyen ve aydınlardan ‘ilgi görmeyen’ bir mühim eseri ise iki ay önce sessiz sedasız çıkardığı kitaptır: ‘Kürt Siyasal Hareketlerinin Sınıfsal Analizi’ (Sosyal Tarih Yayınları). 

* Meseleyi çok basit bir dille, hiç dolandırmadan ortaya koyduğu bu 87 sayfalık kitapta önce Kürt aydın küçük burjuvazisinin oluşumunu, 49’lar olayı ve Kürt öğrenci hareketlerini, sonra yine bir küçük burjuva hareketi olarak PKK’nin kuruluşunu ve proleter Kürt küçük burjuvanın, Kürt sorununun çözümü işini nasıl sırtlandığını anlatıyor. 

* Resmi çizdikten sonra elbette sıra eleştiride… Küçük Kürt Burjuva Siyasetinin Yanılgıları başlığı altında Ekinci’nin nelerden söz ettiğini özetlemek isterim: 

* 1. Bugünkü Kürt siyasetçileri Kürtlerin farklı tarihsel koşullarda ve değişik sınıfsal amaçları gerçekleştirmek içi yürüttükleri mücadelenin tümünü milliyetçi ve bağımsızlık amaçlı olduğunu öne sürüyor. Ortaçağdaki köylü ayaklanmaları, küçük beyliklerin güçlü feodal devletlere karşı varlıklarını koruma mücadelesi ya da aşiretler arası kavgaların milliyetçi mücadeleler olduğunu söylemek yanlış ve anlamsızdır. 

* 2. Kürt feodal beylerinin ya da dinsel otoritesi olan liderlerin kendi amaçları için giriştikleri eylemleri, küçük siyasetleri milliyetçilik olarak algılamak ve yüceltmek çıkarcı şoven davranışlardır. Geçmişteki bu alçaltıcı siyasetlerin öncülerini efsaneleştirerek siyasal çıkar sağlayan aile fertleri yıllarca Kürt siyasetine ipotek koymuştur. 

* 3. Farklı ülkelerdeki Kürtlerin tarihsel süreç içinde maruz kaldıkları eşitsiz toplumsal ve sınıfsal değişimi yok saymak, Kürtlerin birlikte yaşadıkları komşu halklarla olan ilişkilerini hesaba katmamak toptancı ve tekdüze bir tarih anlayışıdır. 

* 4. Hatalı siyasetlerden ötürü Kürt yönetici katmanlara hiçbir sorumluluk atfedilmez. Onlara göre sorumluluk ya komşu devletlerde ya da emperyalist güçlerdedir. Örneğin 1918-19 arasında İtilaf Devletlerinin desteğini alan Kürt Teali Cemiyeti yöneticilerinin bir Kürt devleti kurma girişiminin Kürt feodalleri tarafından sabote edilmiş olması eleştiri konusu yapılmaz. Bu tarihsel hatanın Kemalistlerin baskıcı asimilasyon politikalarına zemin hazırladığı gerçeği her zaman yok sayılmıştır. Onlar için tek sorumlu Cumhuriyet’in kurucularıdır. Oysa başarısızlıkların ve yenilgilerin gerçek nedeni aşiretler arası çekememezliktir. Bu gerçekler tartışma konusu yapılmak istenmiyor. 

* 5. Gelenekçi Kürt aydınları ve onlara eşlik eden Türk demokratları, Kürtlerin uğradığı haksızlıklar için yalnız egemen güçleri ve emperyalist devletleri suçlayarak mazlumu oynamayı alışkanlık haline getirmişlerdir. Mazlumu oynamak siyaset değildir. 

* Evet, Tarık Ziya Ekinci böyle diyor. Tespitleri sadece ülkenin en hayati meselesinin siyasi aktörlerine değil, biraz ‘bugün bu toprak parçasında ne oluyor’ diye anlamak isteyen herkese… Ekinci gibi yapıcı eleştiri ve analiz yapabilen ve bunu kim ne der tuzağına düşmeden açıkça kaleme alan aydınlar hem Kürtlere hem Türklere bol bol lazım.

.