Madem öyle erkeklere özel otobüs yapalım!

"Pembe Otobüs", Şanlıurfa Belediyesi tarafından Harran Üniversitesi'nde hayata geçirildi. Ben size söyleyeyim: O otobüs kadınların hayrına bir yere gitmiyor.

Bayılırlar çözüm diye bunu sunmaya.

Bir kadın tecavüze, tacize, şiddete maruz kaldığında hemen ideolojilerinin kucağına düşürmeye çalışırlar.

“Böyle olmuyor, erkekler ile kadınları ayıralım”, “Evet evet ayıralım. Kadınlara özel taksiler olsun, kadınlara özel otobüs olsun.”

Bir de sanki bir hoşluk yaparmış gibi, “özel” derler… Kadınlarla ilgili fikirleri stereotipleri aşamadığından otobüsü pembeye boyarlar.

Kalp nakli gereken hastanın iman tahtasına yara bandı yapıştırmak kadar anlamsız, komik ve iptidai yöntemlerin peşinde koşmaktır aslında yaptıkları.

Ve buna bir biçimde başlayacaklar, “Ama toplu taşımada tacize uğruyoruz diye şikayet eden sizsiniz, işte çözüm” diyerek.

Ki başladılar.

Haber şöyle: “Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın ölümünden sonra konuşulan “Pembe Otobüs”, Şanlıurfa Belediyesi tarafından Harran Üniversitesi’nde hayata geçirildi. Sabah saat 07.00’de yurdun önünden kız öğrencileri alan 150 yolcu kapasiteli 18 metre uzunluğunda, 4 kapılı körüklü otobüs hiç bir durakta durmadan Çevik Kuvvet Kavşağı, çevre yolu ve Mardin yolu üzerinden Osmanbey Kampüsü’ne gidiyor.

Bakın ben size söyleyeyim: O otobüs hiçbir yere gitmiyor! Kadınların faydasına olacak hiçbir güzergahı izlemiyor!

**

Kadınlara ‘özel’ otobüs çok kötü bir fikir …

ÇÜNKÜ… Kadınların tacize uğradığı tek yer toplu taşıma araçları değil. Sokakları ne yapacağız? Öyleyse bunun sonu nedir? Şimdi sadece kadınların bindiği otobüsler… Sonra kadınlara özel üniversite kampüsleri… Sonra karma eğitime son… Sonra kadınlara özel sokaklar… Sonra zaten kadınlar evinde otursun! Bu mudur?

ÇÜNKÜ… Kadınlara özel otobüs son derece tehlikeli bir anlayışı besler. O da şiddeti/tacizi önleme görevini kadınlara yüklemektir. “Tacize uğramak istemiyorsan, pembe otobüse bin”… “Tacize uğramak istemiyorsan etek giyme…” Bir nevi başına gelen talihsizlikler kadının davranışlarıyla ilintiliymiş zihniyetidir bu. Ve şiddeti uygulayan erkekleri, erkekler tarafından yönetilen devleti sorumluluktan ari kılar. Ne münasebet? Yemezler.

ÇÜNKÜ… Erkeklere de “kendilerini kontrol etmekten aciz hayvanlar” olduğunu söylemek ve birer hayvan olarak kalmamaları için yardım etmemek manasına da gelir. Ayıp.

ÇÜNKÜ… Cinsiyetleri ayıran toplu taşıma araçları, sınıflar, alanlar bir cinsin bilinçaltında kendisini üstün ya da eksik görmesine sebep olur. Dolayısıyla toplumdaki cinsiyet ayrımcılığını, ataerkilliği körükler. Eşit istihdam talepleri ilk gözden çıkarılacak kalem haline gelir.

** 

Ben devlet tarafından inşa edilmiş “kadınlara özel” hiçbir şeyin içinde yer almam. Kendime hakaret olarak kabul ederim. Benim devletten beklentim eşit muameledir, beni “korumak” için kafese kapatması değil.

Ama erkeklerden oluşan devlet mercileri illa ki “ayrım” yapacaksa, “erkeklere özel” taşıma araçları yapsın 3-5 tane. Kadınlarla yanyana durmaya “ehil” olmayan erkekler onlarla gezsin dolaşsın, benzin istasyonları depoyu dolduran bu otobüslere saman da hediye etsin.

Oluyor mu? Güzel oluyor mu?