Niran Ünsal seviyesinde, Tuğçe Kazaz'dan hallice

O soruşturma kapanır, bunlar Yüce Divan'dan kurtulur falan filan. Aklı olan herkes biliyor, burada devasa bir çürüme ve çöküş izliyoruz.

Şimon Peres’in kolunu tutarak “Van minut, Van minut, olmaz!” diye Davos’u terk eden Erdoğan, memlekete bir kahraman olarak döndükten sonra şöyle demişti: “Diklenmeden dik durduk, Türkiye’nin itibarını yükselttik.”

Bakın 2009’dan bu yana neler değişti neler...

Güç dengeleri değişti, suçlular değişti, suçlar değişti, zalimler değişti, mazlumlar değişti, ortaklıklar değişti.

‘Bu şarkıcılar çok açık saçık giyiniyor, klipler çekiyor’ gibi şeyler söyleyen Niran Ünsal’a “Dik duruşunu bozma” diye destek verdi birkaç gün önce Erdoğan.

Zaten ve maalesef ne onun ne de partisinin dik durmakla ilgili Niran Ünsal’dan öte söyleyeceği söz kalmamıştır.

Dolayısıyla iyi buldular şu Niran’ı.

**

Van minut diye terk edilen toplantıya dün gitme kararı alan Başbakan Davutoğlu, bu 5 yılda ‘kazandığımız itibarla’ neler kaybettiğimizi en iyi anlatacak insandır.

Onu ve geçen hafta ağzından dökülen şu sözlerin hayattaki karşılığını anlatsın: “Kim milli hazinemize, kaynaklarımıza yolsuzluk niyetiyle yaklaşırsa, kim herhangi bir şekilde harama bulaşırsa kardeşimiz de olsa onun kolunu koparmaya kararlıyız.”

Kol filan koparmasın da anlatsın.

Egemen Bağış’ın, Muammer Güler’in, Zafer Çağlayan’ın ve Erdoğan Bayraktar’ın neden Yüce Divan’a gönderilmediğini…

17 üyesinin 10’unun Abdullah Gül, 4’ünün TBMM, 1’inin Turgut Özal ve 4’ünün Ahmet Necdet Sezer tarafından atanmış Yüce Divan’ın (Anayasa Mahkemesi) son bir ay içerisinde nasıl olup da “kumpas odağı”, “paralel tuzak divanı” ilan edildiğini…

Allah rızası için bir anlatıversin.

**

Sabah gazetesi, dik duruşuyla ünlü AKP’li vekil Mehmet Metiner’i manşet yapmıştı dün. “Yüce Divan değil, siyasi kapan” diyordu Metiner.
Akşam “Yüce Divan’da paralel kulak”, Star’da “Haşhaşilere karşı Yüce Vicdan”, “(Darbe girişiminin himayesi olur) Yüce Divan Çıkmaz” diye bağırıyordu ilk sayfadan.

O ses kayıtları, o paralar, o saat, o teatral komisyonun uyduruk sorularına bile cevap veremeyen o eski bakanlar, paraları faiziyle verilen Rıza Sarraf, Bebek Zencani, Yasin El Kadı filan gibi adamlar bir utanç anıtı olarak memleketin orta yerinde yükselirken bu işler böyle oluyorsa…

Ve AKP yolsuzlukların üstünü örtmeyi, soruşturmanın kapatılmasının ardından bakanları da Yüce Divan’dan kurtarmayı, Cemaat’e karşı savaşta hiç fire vermemek olarak görüyorsa…

Kusura bakmayın ama ya ortak aklının ölçüsü Forest Gump’ı aratacak seviyede, ya da bizi öyle sanıyor.

4-5 yıl önce Van minut’tan, itibardan, dik durmaktan söz edebilen bu insanların mertebesi artık Niran Ünsal ile Tuğçe Kazaz karışımı bir noktadadır.

Fire vermemek mi demiştiniz?

O soruşturma kapanır, bunlar Yüce Divan’dan kurtulur falan filan. Aklı olan herkes biliyor, burada devasa bir çürüme ve çöküş izliyoruz.