PKK'nin en temel stratejisi neydi, hatırlayalım

Bu ne demektir? Suriye, Türkiye Kürtleri için ne manaya gelir? PKK'nin asıl niyeti nedir? Bu rakama bakın ve görün isterim.

Bir yazımda şöyle demiştim: PKK, örgütün 30 yılda geldiği nokta ve Ortadoğu’nun bugünkü hali itibariyle kesinlikle Türkiye’de silah bırakmak istemektedir.

Aslında bunun devamı da vardı, onu da bugün anlatmaya çalışacağım: PKK, bağımsız bir Kürt devleti kurma hayalinden de 2000’lerin başında vazgeçmiştir.

Türkiye ve Ortadoğu’ya yayılan Kürt halkı için amaç Öcalan’ın ortaya attığı ‘demokratik konfederalizm’ sistemidir.

Rojava ve Kobani’deki gelişmeler PKK’yi iyiden iyiye bu sistemin gerçekleşme fikrine yaklaştırdı. KCK, herkesin kalın harflerle dikkat çektiği ve “Türkiye’yi tehdit ediyor” diye özetlemek konusunda özel gayret gösterdiği ifadelerin dışında çok ilginç şeyler söylemişti 10 gün kadar önce. Yani herşey daha da bozulmadan, Suruç patlamadan, polisler öldürülmeden, Kandil bombalanmadan önce...

Aslında bu sözünü ettiğim ifadeleri önünüze serdiğinizde hiçbir faydalı sonuca hizmet etmeyen ‘kökten kısır’ tartışmaların ötesine geçebiliyorsunuz.

**

Bakınız…

KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık 19 Temmuz’da ‘Rojava Devrimi’nin yıldönümünde şöyle dedi: “Bugün Rojava Devrimi sadece Kürtlerin değil tüm Ortadoğu'nun yaşamında büyük değişimler yaratıyor. Yeni bir yaşam, yeni bir toplum ve yeni bir kişilik geliştiriyor. Ortadoğu'da ulus devlet sistemi dağılıyor. Bugün bu durum Irak, Suriye, Mısır ve Libya'da somut yaşanıyor. Bunun yerine bir devlet sistemi de kuramıyorlar. Şimdi bunun yerine yeni bir sistem gelişiyor. Bu sistem de şimdi Rojava'da hayata geçirilen demokratik ulus sistemidir. Buradaki örnekte herkes görüyor ki Ortadoğu'daki sorunları sadece bu strateji ve bu siyaset çözebilir. Ortadoğu başka şekilde kendini krizden çıkaramaz, kendini istikrara kavuşturamaz. İstikrarın, demokrasinin, kardeşliğin, birliğin, özgürlük ve adaletin de yolu demokratik ulus çözümünden geçer. Bu da Önder Apo'nun düşüncesidir, çözüm projesidir.”

Çözüm projesi dediği, benim yazının başında sözünü ettiğim ‘demokratik konfederalizm’dir. En kaba haliyle Ortadoğu için kimlikler bazında bir nevi AB projesi şeklinde açıklanabilir. İşler mi işlemez mi, çok başka ve derin bir tartışma.

Daha oraya gelmedik.

Biz şu anda bu kavramı PKK’nin ve Kürt siyasi hareketinin kendisine çizdiği haritayı ve belirlediği stratejiyi görmek için anlamalıyız.

Çözüm süreci başladığından beri PKK’nin Ortadoğu’daki değişimlere tesir etmek isteyen, uluslararası meşruiyeti olan bir aktöre dönüşmek istediğini anlatmaya çalışıyorum.

Örgüt; bu gayesi değişmediği gibi Rojava ve Kobani’deki gelişmeler, üstüne IŞİD’e karşı kazandığı zaferler nedeniyle bu stratejiye daha da sarıldı.

**

Bakınız…

TSK’daki bir kaynağın verdiği bilgiye göre Kobani direnişinden bu yana Suriye’den Türkiye’ye kaç Kürt cenazesi gelmiş biliyor musunuz?

750. Evet yedi yüz elli.

Bu ne demektir? Suriye, Türkiye Kürtleri için ne manaya gelir? PKK’nin asıl niyeti nedir? Bu rakama bakın ve görün isterim.

Türkiyeli Kürt gençleri Kobani’ye gidiyor, savaşıyor ve hayatlarından oluyor. Sizce niye?

Bir önemli bilgi daha…

Nisan 2013’te Kandil’de görüştüğüm Karayılan, kalekol ve barajlardan şikayet etmişti. Yani, PKK bu meseleyi yeni keşfetmiş ve hükümete yakın basında ortaya konduğu gibi aniden tepki vermiş değil. Hep biliyordu, hep rahatsızdı ve bu yapıları hep ‘Halka hizmetten’ çok ‘PKK’ye karşı bir devlet önlemi’ olarak yorumluyordu. Buna rağmen iki yıldır ateşkes bozulmadı. Çünkü çözüm süreci ilerliyordu. Görüşmeler sürüyordu.

Şimdi ne oldu, değişen nedir? Hele bir düşünün… Sakın devletin tavrı, sakın devletin verdiği sözleri tutmaması olmasın?!

**

Bir kez daha altını çizmek istiyorum: PKK’nin Türkiye’ye saldırmak gibi bir stratejisi yoktu. İşine gelmiyordu daha da açıkçası. Öncelikli derdi Suriye ile birlikte değişen Ortadoğu…

Bugün eğer ateşkes bittiyse...

Suruç katliamında Batı’dan gelen gençleri ‘koruyamamış’ olmanın yükünden, bu saldırıyı bizzat kendisine yapılmış saydığından ama daha da önemlisi devleti masaya çekmek için başka bir ihtimal kalmadığını düşünmesinden.

Ha bu doğru bir adım mıdır? Katiyen değildir ve çok başka riskler taşır.

Lakin meseleyi doğru anlamak için ‘PKK’ye cici çocuk muamalesi yaptılar o yüzden süreç bitti’, ‘Demirtaş’a saz çaldırdılar, o yüzden PKK silah bırakmadı’ türünden en ufak bir mantık ve zeka kırıntısı içermeyen demagojilerden sıyrılmamız gerekir. Zira ülkenin her tarafına yayılacak şiddet sarmalından, niye bu cehenneme geldiğimizi anlamadan çıkamayız.

Ülkesini seven yetişkin insanlar böyle yapar.