Seçimin inanılmaz hasar raporu

Bir ülkeye bazı şeyleri yapmayacaksınız. Bu kadar endazeyi kaçırmayacaksınız. Kimsenin buna hakkı yok. Kimsenin yok

Böyle seçim görülmedi. Böyle sürprizli, böyle gergin.

Ve evet, böyle seçim görülmedi. Bu derece kışkırtıcı, tahrik edici ve tehlikeli.

Parti il başkanlıkları bombalandı. Belediye başkanı vuruldu. Vekil adayı vuruldu. Tehditlerin, küfürlerin bini bir para.

Daha önce de gördük diyebilirsiniz. Yok ama böylesini görmedik.

Bakın bir liste halinde işleyelim resmi.

 

**

HDP’ye 114 saldırı oldu. 3’ü silahlı. 2’si bombalı.

47 HDP’li yaralandı.

AKP’ye 7 saldırı oldu. 2’si silahlı.

CHP’ye 4 saldırı oldu. 1’i silahlı.

2 kişi AKP, 2 kişi CHP, 1 kişi MHP seçim irtibat bürolarına saldırdı. 7 saldırgan gözaltına alındı, 1’i tutuklandı.

Seçim kampanyasında çalışan 125 HDP’li gözaltına alındı, 8’i tutuklandı.

HDP’nin 1 mitingi, 2 konseri yasaklandı. 1 yürüyüşü engellendi.

AKP Urfa vekil adayı seçim meydanlarında belinde silahıyla dolaştı.

AKP’li vekil adayları propaganda çalışmalarını sivil ve resmi polislerle, devletin kamuya ait makam araçları ve olanaklarıyla yürüttü.

AKP’nin seçim otobüsü Van’da taş ve yumurta saldırısına uğradı.

AKP Bursa Gürsu Belediye Başkanı Cüneyt Yıldız eski bir zabıta tarafından vuruldu, hayatını kaybetti.

CHP Adana vekil adayı Elif Doğan silahlı saldırıya uğradı, bacağından yaralandı.

Cumhurbaşkanı danışmanı iki silahı ve yüzlerce mermisi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, Türkiye tarihinde ilk kez seçim kampanyası yürüttü, yönetti, toplu açılış adı altında her şehirde miting düzenledi. Anayasayı ihlal etti.

Her zamanki gibi Kuran miting kürsüsünde belirdi, kalabalıklara doğru sallandı.

Her zamanki gibi gazeteciler devletin en üst merci tarafından hakarete maruz kaldı.

Her zamanki gibi Doğan Grubu’nun gazeteleri ve televizyonları hedefe konuldu, seçim malzemesi yapıldı.

Çözüm süreci askıya alındı. İletişim kanalları kapatıldı.

**

Tüm bunlar hangi saikle yapıldı, bir düşünün.

Tüm bu hukuksuzluklar, demokrasi, basın ve ifade özgürlüğünü ayaklar altına alan, iç huzuru ve barışı tehdit eden, halkı birbirine düşüren olaylar niye yaşandı?

Demokrasimizin temel direği sandık için. Demokrasi. Temel direk. Filan.

Demek ki neymiş, bir ülkeye sadece sandık yetmiyormuş. Kurumların ve kavramların içini oymamak lazımmış.

Hukuk kaidesinden sarsıldığında, Anayasa yok sayıldığında, gazetecilerden düşman yaratıldığında, devlet ve bürokrasi bir siyasi partinin elinde çatal bıçak gibi kullanıldığında, yanlışların hiçbir müeyyidesi olmadığında, yarışta bazıları diğerlerinden “daha eşit” olduğunda bir şiddet sarmalı başlar. Karanlık çöker.

Sandık sadece sandık olarak kalır, hayırlı bir günsounu raporu vermez.   

Bir ülkeye bazı şeyleri yapmayacaksınız.

Bu kadar endazeyi kaydırmayacaksınız.

Kimsenin buna hakkı yok. Kimsenin yok.