Siz ancak Trump liginde koşarsınız anacım

Hem kafada kuzguni kukuleta elde zehirli elma dolaşıp, hem de Pamuk Prenses gibi görünmek istiyorlar.

Hayır, bu gayret niye. Ben onu anlayamıyorum.

Hem kafada kuzguni kukuleta elde zehirli elma dolaşıp, hem de Pamuk Prenses gibi görünmek istiyorlar.

Halbuki, niye uğraşıyorsun? Ye rantını, sür hükmünü. Her bir şeye hakimsin zaten artık. Değil mi?

Yok ama…

Hem hiç bir demokrasiye sığmayacak uygulamalar yapılacak, hem de Batılı demokrasilerle aynı kefeye konulmak istenecek.

Biz de yedi cüceyiz, yedik.

Hem her tür birey özgürlüğü, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü kısıtlanacak, hem de “Batı da böyle yapıyor” denilecek.

Amerika’dan, Fransa’dan, Almanya’dan, İngiltere’den örnekler verilecek.

Ama ne örnekler! Sapla saman ancak bu kadar karıştırılır.

**

Neymiş efendim… Julian Assange da hapisle yargılanıyormuş, tabii ki Can Dündar da yargılanacakmış.

Bak akıllı kardeşim…

Can Dündar ve Erdem Gül gazetecilik yaptığı için hapse atıldı. MİT TIR'larında ilaç kutularının altına saklanan silahların fotoğraf ve videolarını yayınlamanın karşılığı dünyanın hiç bir demokrasisinde hapis değildir.

Yayın yasağı olan bir konuyla ilgili (MİT TIR'ları konusu) haber yapmanın cezası dünyanın hiç bir demokrasisinde hapis değildir.

Julian Assange ve Ben Bradley ‘devlet sırrını’ çeşitli yayın kuruluşlarına tedarik ettikleri için cezalandırılmıştır. Onların verdiği bilgileri yayınlayan gazeteler, Can Dündar ve Erdem Gül gibi casuslukla ya da terörizm ile suçlanmamaktadır. Assange’ın durumu ile Dündar’ın durumu katiyen aynı değildir.

Tamam mı?

**

Neymiş efendim…

Akademisyenler, gazeteciler terörizmi övüyormuş, mesela Fransız komedyen Dieudonne da Paris’teki IŞİD saldırısını sahiplendiği için hapis ile yargılanmış!

Bak güzel kardeşim…

Söz konusu Fransız komedyenin uzun süredir (yaklaşık 16 yıldır) nefret söyleminin ve antisemitizmin eşiğinde gezen esprileri nedeniyle başı dertte. Antisemitik esprileri yüzünden daha önce de tutuklandı. Yaklaşık 38 defa!

Ama bu kez de olduğu gibi serbest kaldı.

Fransız yasalarına göre nefret söylemi, anti-semitizm, Holokost inkarı suçtur. Elbette, terörizm övgüsü de.

Şimdi bir bildiriye imza attıkları için hapse atılan akademisyenler ile bu komedyen arasında nasıl bir benzerlik vardır?

Bana bir anlatıverin.

O bildirinin neresinde ‘terörizm övgüsü’ vardır? Neresinde ‘şiddet sahiplenilmektedir?’

Bana bir söyleyiverin.

Dünyanın hiç bir demokrasisinde devleti eleştirmek, -kıyasıya eleştirmek-, mesela ‘Suç işliyorsun’ demek, suç değildir. Dünyanın hiç bir demokrasisinde Cumhurbaşkanı’na hakaret diye bir suç da yoktur.

Komedyenin yargılandığı yasa kapsamında bugüne kadar 37 dava açıldı. Ne gibi davalar?

22 yaşında bir kadın öldürülen bir polis ile dalga geçmişti. Hapisle yargılandı.

Sarhoş bir sürücü polisi tehdit etmişti, hapisle yargılandı.

Bir alışveriş merkezinde polise “Çok yaşa Kalaşnikov” diye bağıran adam hapisle yargılandı.

Şimdi bunlar ile, “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi arasında ne gibi bir ortaklık vardır, bana bir deyiverin?

Ha şunu da belirtmeden edemeyeceğim: Fransa’da o komedyenin yargılanmasına sebep olan yasayı çok beğenmeyin.

Eğer o yasa bizim TCK’da olsa, hükümet yanlısı gazetelerdeki ırkçılık ve nefret akan köşeleriniz, örneğin Hürriyet’e saldırılmasını hoş gören milletvekilleriniz, Ankara garındaki patlamada ölen ‘solcuları ve Kürtleri’ işaret eden ‘Oh, kurtulduk’ tweetleriniz…

Başınıza çok dert açardı.

Bilmem anlatabiliyor muyum?

**

Hiç uzatmayalım.

“Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi nedeniyle tutuklanan akademisyenler için yazılan gerekçe tarihidir.

“…terör örgütü mensuplarının silahlı saldırılarını sona erdirmek için başlatılan operasyonlardan dolayı, esasen savunma pozisyonunda olan devletin katliam yaptığından bahsedip asıl saldırıları gerçekleştiren terör örgütü mensuplarının eylemlerine hiç değinilmemesinin, şüphelilerin terör örgütüyle aynı fikir ve eylem birlikteliği içinde olduklarının delili olduğu, yayınlanan bildirinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır."

Buradaki niyet zabıtalığı, fikir polisliği hukuk derslerinde okutulacak cinstendir. En kötü örnek olarak…

Dünyanın hiç bir demokrasisinde böyle bir tutuklama gerekçesi olamaz.

O nedenle Batı demokrasilerinden sabahlara kadar örnek arayarak kendinizi helak etmeyin.

Ha, illa bir ‘Batılı’ örnek arıyorsanız, size Trump’ı verelim.

Ne yapmış dün?

Mother Jones, Buzzfeed, Huffington Post, Politico, National Review ve New York Times’tan bir muhabirin akreditasyonlarını iptal etmiş. “Beni eleştiriyorsunuz, o zaman beni takip edemezsiniz” demiş.

Hiç böyle şey duydunuz mu? Duydunuz, duydunuz.

Hah işte sizin Batı’daki liginiz bu. Trump ligi.