Şu "IŞİD taksileri"ni araştırmaya ne dersiniz?

Tarih Kasım 2014. Antep'te bir yerel gazete olan Kilis Postası'nda 'müjdeli' bir haber vardı. O vakitler bu müjdeden çıkacak melanetleri bilmiyorduk.

IŞİD ile kanlı münasebetlerimize dair elimizde neler var?

Reyhanlı saldırısı (Mayıs 2013), Niğde’de jandarma ile IŞİD militanları arasında çıkan çatışma (Mart 2014), Musul’daki Türkiye konsolosluğu baskını (Haziran 2014), Süleyman Şah Türbesi kuşatması (Ekim 2014), Sultanahmet karakoluna bombalı saldırı (Ocak 2015), HDP’nin Adana ve Mersin merkezlerine bomba (Mayıs 2015), HDP Diyarbakır mitingine bombalı saldırı (Haziran 2015), Suruç katliamı (Temmuz 2015), Ankara katliamı (Ekim 2015)…

Görüldüğü üzere ivme hızlı, yıkıcılığın yükselişi geometrik.

Elde başka ne var?

21 kişilik intihar bombacılarının listesi.

Diyarbakır, Suruç ve Ankara saldırılarını yapanlar zaten bu listedeydi ve birbirleriyle ilintili Adıyamanlı gençlerdi.

Elde başka ne var?

Türkiye’nin çeşitli yerlerinden Suriye’ye ‘savaşmaya gittiği’ söylenen gençler ya da Suriye’ye ‘savaşmaya giderken’ yakalanan gençler.

Nereden gidiyorlar? İstanbul Güngören’den, Ankara Hacı Bayram’dan, Gebze’den, Dilovası’ndan, Adıyaman’dan, Antep’ten.

Bunlar tabii sadece tespit edilenler.

Elde başka ne var?

Rojava’daki PYD yönetimi Temmuz 2015’te HDP’ye bir bilgi notu gönderdi. HDP genel başkan yardımcısı İdris Baluken’in anlatımıyla “100 kişilik bir saldırı timi Türkiye’ye girecek ve HDP üst yönetimini hedef alacak eylemler yapacaktı.”

Uluslararası yayın organı Sputniknews’un 30 Eylül 2015’teki haberi şöyle diyordu: “Ebubekir El Bağdadi’nin talimatıyla 100 IŞİD üyesi Türkiye’ye geçti.”

Haberden 10 gün sonra Ankara Garı’nda gördük, neler olduğunu…

Toplarsak…

100 kişilik bir intihar bombacıları timi.

Muhtemel intihar bombacıları listesinde yer alan ve izleri bulunamayan saldırganlar.

Ankara katliamını tezgahlamış olduğu varsayılan Antepli Halil İbrahim D., onun amiri olduğu var sayılan Antepli Y.D., H.H.U, B.O, M.A, M.K.C, D.B ve H.A.D. İkinci bombacı olduğu iddia edilen Ömer Deniz Dündar’ın ikizi Muhammed Gazi Dündar. Hepsi firari.

HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder geçtiğimiz Cuma günü ANF’ye verdiği röportajda “Ankara katliamının üç bombacıyla planlandığını, üçüncü bombacının kayıp olduğunu” söylüyordu.

Yani?

Bir facianın daha yaklaşmakta olduğunu görmemek için gerçekle bağlantının kopması lazım.

Başkalarını bilemeyeceğim ama bizim için böyle bir durum sözkonusu değildir.

O yüzden sormaya ve çözme gayretine devam.

**

Uzun süredir Suriye sınırımızın ‘elek’ gibi olduğunu biliyoruz.

Dolayısıyla IŞİD’çilerin Türkiye’den Suriye’ye, Suriye’den Türkiye’ye giriş çıkışı sınırdan karayoluyla oluyor. Bunu da biliyoruz.

Hem Suriye hem de Türkiye’de yakalanan IŞİD’çilerin alınan ifadelerinden anladığımız çeşitli taksi durakları bu trafiği çok kolaylaştırıyor.

Örneğin… İstanbul Güngören’den kalkıp IŞİD’e katılan Tel Abyad’da YPG’nin eline düşen Mahmut Gazi Tatar şöyle anlatıyor: “İbrahim bana detaylı yol tarifi yaptı. Bu tarife göre Antep’e gittim. Oradan da Kilis’e geçtim. Orada bir taksi durağı vardı. İbrahim bana ‘Kilis’e gittiğinde taksiciler var, onlardan sana bir kaçakçı ayarlamasını söyle’ demişti. Bu şekilde bir taksicinin yanına gittim. Taksici başta soğuk davranmıştı. Ama daha sonra birileriyle telefonla görüştü. Aradığı kişi bir Suriyeliydi. Geldi beni aldı. Götürüldüğüm evde 17 kişi daha DAİŞ’e katılmak için oradaydı. Gece buradan Cerablus sınır kapısının üst tarafındaki yola götürüldük.”

Örneğin… Al Monitor’a konuşan IŞİD’e katılmış Hüseyin Peri şöyle anlatıyor: “Gaziantep’te işte… görüştüm şahısla. O da direkt zaten taksiye binmemi söyledi. Ondan sonra bir yere bıraktı. Bir minibüs geldi beni içeri aldı, ondan sonra sınıra götürdü. Sınırda bir köy vardı, o köyden geçiş yaptık.”

Örneğin… Ankara Hacıbayram’dan kalkıp IŞİD’e katılan, 9 ay Rakka’da kalan 29 yaşındaki C.A., Suriye’den Kilis’e dönerken yakalandı, hakim karşısına çıktı ve serbest kaldı. O da ‘yolculuğu’ şöyle anlatıyor: “Ankara’dan otobüse binip Antep’e gittim. Antep’te terminalde bana verilen numarayı aradım. Bir süre sonra bir taksi geldi ve beni sınıra, sıfır noktasına kadar götürdü. Sınırda kaçakçı bir başka araçla gelip beni aldı.”

IŞİD’çilerin Suriye gidiş gelişlerindeki organizasyonda özellikle Kilis Elbeyli’deki taksi duraklarının ciddi rol oynadığını söyleyebilirim.

Ama bir iş kolu olarak ‘terörist getirip götürme’ korsan taksilere kadar yayılmış vaziyette artık.

**

Tarih Kasım 2014. Yani ifadeleri alınan bu gençlerin gidiş gelişlerine denk gelen vakitler… Antep’te bir yerel gazete olan Kilis Postası’nda ‘müjdeli’ bir haber yeralıyor: “Kilis’te gün geçtikçe taksi duraklarının sayısının arttığı gözleniyor. Kilis’te daha çok merkezi yerlerde bulunan taksi durakları haricinde,  şehrin geneline yayılan yeni taksi duraklarının bir bir faaliyete geçtiği gözleniyor. Kilis’te yeni yerleşim yerlerinin oluşması ile birlikte bu noktalarda ihtiyaca cevap verecek taksi duraklarının açılması, vatandaşların ulaşım sorununa pozitif yönde etki sağlıyor. Son zamanlarda bir hayli artan taksi durakları ile birlikte şehir trafiğinde seyreden taksi sayısı da fazlalaşırken, Kilis Otogar’ı çevresinde sınır bölgesine yolcu taşıyan taksilerin bir hayli yoğun olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Otogar civarında hizmet veren taksiler, genelde Suriyelilerin sınıra gidiş-gelişlerinde kullanılıyor.”

Sözü edilen taksi durakları bir ‘ihtiyaçtan’ çoğalmıştı. Fakat o ihtiyaç maalesef o yerel gazetenin zannetiği gibi bir ticari bereketliliğe işaret değildi.

Sınırımızda tüm bu sistem kurulurken güvenlik güçlerimiz neredeydi?

Bari şimdi gidip şu işin bir ilmeğinden tutun.