Taraf-WikiLeaks ortaklığı mükemmel

Julian Assange belki de bugüne kadarki en kafasına uyan medya işbirliğini yaptı.

* Bir gazetecinin 11 bin adet ABD telgrafının içinde dolaşması… 

*Sayfalar arasında Türkiye-ABD ilişkilerinin son 10 yıllık içyüzünü bir polisiye roman gibi okuyabilmesi… Of, bu ne demek?! 

* ‘Harikalar Diyarı’na düşmek gibi bir şey. 

* Mesleki hırsımı bir lokma soğutup sakin kafayla düşününce WikiLeaks-Taraf ortaklığının mükemmel olduğunu fark ettim. Bence WikiLeaks’in patronu Julian Assange belki de bugüne kadarki en kafasına uyan medya işbirliğini yapmıştı. Sebebini birazdan anlatacağım. Önce hikayenin başı. 

* Assange, gazetecilere ihtiyaç duyduğunu yaklaşık bir yıl önce fark etti. Bir kamyon dolusu ham bilgiyi internete boca etmek, istediği etkiyi yaratmıyordu. Bilgilerin işlenmesi, bir mantığa göre sıralanması gerekiyordu. O yüzden İngiliz Guardian gazetesi’nin teklifini kabul etti. 

* The Guardian’ın deneyimli Moskova muhabiri Nick Davies onu o kadar sağlam argümanlarla ikna etmişti ki, Assange bu işbirliğini The New York Times, Der Spiegel, El Pais ve Channel 4’e kadar genişletti. 

* Biz Taraf’ın yayımlamaya başladığı ABD telgraflarını ilk kez bu gazeteler aracılığıyla duyduk. 

* İlk etapta her şey iyi gidiyordu. Saygın medya kuruluşları aracılığıyla ‘Bilgi herkesindir’ diyen bir grup hacker’ın elde ettiği bilgileri haiz oluyorduk. Karanlık gölgelere ışık düşüyordu. ‘İşte bu’ dedik, ABD’nin bile müdahale edemediği şekilde akıyor bilgi. 

* Meğer WikiLeaks ve gazeteciler arasında fırtınalar kopuyormuş. En büyük gedik, gazetecilik ilkelerinden asla ödün vermemesiyle ünlü The Guardian gazetesinde açıldı. 

* Gazetenin ünlü araştırmacı gazetecisi David Leigh yakın zamanda piyasaya çıkan ‘WikiLeaks: Inside Julian Assange’s War on Secrecy’ adlı kitabında Assange’la anlaşamamalarını iki temel nedene bağlıyor: 

* BİR: ‘Bilgi kontrol edilmemeli’ şiarıyla kurulan WikiLeaks’in patronu Assange, gazeteyi ciddi biçimde kontrol etmek istiyor, verdiği sözleri tutmuyordu. 

* İKİ: Assange sadece ABD’ye değil, her şeye karşıydı. Bunun en büyük dezavantajı sızan belgelerde adı geçen ve adı geçtiği için hayatı tehlikeye girecek kişileri de ifşa etmek istemesiydi. 

* The Guardian’dakiler başlarda bunun anarşizmden beslenen bir tür amatörlük olduğunu düşünmüşlerdi. Ama David Leigh’nin kitabında anlattığı anekdot aksini gösteriyordu. Assange bir toplantıda ‘İsimleri yayımlandı diye hayatları tehlikeye girecek Irak ve Afganistan’daki sivilleri hiç umursamadığını’ söylemişti. 

* Assange, sunduğu belgelere uygulanan gazetecilik ilkelerinden pek hoşnut değildi. Bir yandan Smari McCarthy ve Daniel Domscheit gibi Wiki’nin içindeki çalışma arkadaşları da Assange’ın ‘Sadece ordunun pisliklerine yoğunlaşan, tehlikeli bir dikbaşlılık’ içinde olduğunu söyleyerek ayrıldı. 

* The Guardian’dan Leigh’nin yazdığı kitap ve gazetede çıkan ve tecavüz iddialarıyla ilgili pek de neşeli olmayan detaylar içeren makale Assange’ın iyice keyfini kaçırdı. WikiLeaks ve The Guardian arasındaki ipler koptu. 

* David Leigh, üç gün önce Twitter’a şöyle yazmıştı: “Bu belgeleri sızdıran ABD’li er Bradley Manning, eğer Assange yerine önce bize gelseydi şu anda hapiste idamla yargılanıyor olmazdı.” Sansür başka şey, gazetecilik ilkeleri başka şey. Birincisi özgürlüğe tecavüz, ikincisi herkesin özgürlüğünün teminatı. 

* Taraf gazetesi, genel yayın yönetmeni Ahmet Altan’ın da söylediği gibi bugüne kadar amatör bir ruhla yayın yaptı. Tam da Assange’ın istediği türden.
 
* Elde ettikleri belgelerin doğruluğunu çoğu kez test etmeden, belgelerde/kayıtlarda adı geçen ikincil-üçüncül kişilerin hayatını ve itibarını gözetmeden, onlara söz hakkı vermeden bastılar. Tam da Assange’ın hayal ettiği gibi.
* O nedenle böyle bir ortaklık hasıl oldu. Ve yine aynı nedenle mükemmel bir ortaklık. Assange son derece akıllı biri. 

* Ama bu demek değil ki, bu ortaklığı küçümsüyorum. Bir kere hayatlarının en ateşli günlerini yaşayacak ve umuyorum bizlere de yaşatacak Taraf’takiler. Bir yandan da biliyorum ki her gazetenin Assange’la aşkı uzun sürmüyor. Taraf’ınki sürebilir. 

* Ama inanın bu aşkın temelinde, ‘Düşünmek taraf olmaktır’ sloganı ya da sağlam gazetecilik pratiği değil, ‘Kurunun yanında yaş da yanar’ Makyavelizm’i yatıyor.

.