Tedavi edilen Ezidiler, iki balet ve Radikal okurları

Nada'nın küçük delik kalbi tamir edildi. İşte bu bizim için dünyayı tamir etmek gibi. Bir gazete için daha büyük bir ferahlık, daha büyük bir başarı olamaz.

Radikal muhabiri İdris Emen geçtiğimiz hafta Diyarbakır’daki Fidanlık Kampı’nı ziyaret etti ve hepimize orada yaşayan –sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın unuttuğu- Ezidilerin yaşamlarından kesitler sundu. Türk basınında ilk kez Fidanlık Kampı’nda neler olup bittiğini görüyorduk.

Ezidiler, evet kampta kendilerini güvende hissediyorlar, bir nevi ghetto fanusunda yaşamaya alışmışlardı ama çok ciddi sağlık sorunlarıyla cebelleşiyorlardı. Üstelik 3800 kişinin kaldığı bu kamp AFAD’a bağlı olmadığı için hastanelerde tedavi olamıyordu. Oldular diyelim, 30 bin liralık bir fatura önlerine konuyordu. IŞİD’in saldırısı nedeniyle Şengal’den kaçık gelen bu Ezidiler’e, sanki hayat en fena faturayı düzenlememiş gibi bir de tedavi masrafları… Olacak iş mi…

İdris Emen, karnında sıvı birikmiş çocuklardan cam hastası kadınlara, savaşın en savunmasızlarının çektiği acıları bu kamptan gözler önüne serdi. Bir dizi halinde. Müthiş fotoğraflar ve video röportajlarla… Dizinin ilk gününden itibaren telefonlarımız susmadı. Almanya’dan, İsviçre’den, Ankara’dan, İstanbul’dan okurlar arayıp haberimize konu olan küçüklerin ameliyat masraflarını karşılaşayacaklarını söylüyordu. Dizi ilerledikçe yardım telefonları da arttı. İdris tüm bu iyi yürekli Radikal okurlarını doğru yerlere yönlendirdi.

Radikal'in haberinden sonra Ezidiler'e sağlık yardımı için kampanya başladı.

**

Ardından bir iyi haber daha geldi: Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Diyarbakır İli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği 9 Nisan’da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne bir yazı yolladı. Yazıda Fidanlık Kampı’nda kalan Ezidilerin sığınmacılara sağlanan her türlü sağlık hizmetlerinden yararlanabileceklerini belirtti.

Sonuç itibariyle bugüne kadar 160 kamp sakini tedavi oldu. Onlar arasından kemik ve kalp hastalığı olanların da dahil olduğu 10 kişi ameliyat edildi. Ameliyat olanlardan biri 3 yaşındaki Down Sendromlu hastalar içerisinde Down sendromu Nada Haci de vardı. Nada’nın küçük delik kalbi tamir edildi. İşte bu bizim için dünyayı tamir etmek gibi.

**

Bir güzel haber de iki genç yetenekten aldık. Basının pek ilgisini çekmemişti ama Radikal editörü Bahar Çuhadar onları bizlerle tanıştırdı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencileri 16 yaşındaki Ekim Deniz Akaslan ve 17’sindeki Yılmaz Berkay Günay’ın ismini geçen ay, dünyanın en prestijli bale yarışması olan Youth America Grand Prix’de yüzlerce balet arasından finale kalmış olduklarını bize anlattı. Yine bir çok okurdan bu iki sanatçının tanıtılması, prova yapmaları için alan ve burs teklifleri geldi.

Şimdi söyleyebiliriz ki, gerek kalmadı: Bu müthiş yetenekli gençler haftasonu aynı yarışmanın final aşaması için New York’taydı. İki genç de sergiledikleri performanslarla jürinin takdirini kazanarak uluslararası arenadaki önemli bale okullarından burs teklifleri aldı. Deniz, Zürih Bale Akademisi, Münih Bale Akademisi, Kanada Ulusal Bale Okulu, Houston Bale Okulu ve Bolşoy Bale’den burs teklifi aldı. Berkay’a ise Bolşoy Bale ve Münih Bale’den burs teklifi geldi. Bizim için onların iyi haberlerini vermek, aileden birinin başarısına kadeh kaldırmak gibi şimdi.

16 yaşındaki Ekim Deniz Akaslan ve 17’sindeki Yılmaz Berkay Günay.

**

Bir gazete için daha büyük bir ferahlık olamaz. Gazeteciler için daha büyük bir başarı ve mutluluk durağı yoktur, olamaz.

Her gazeteciye nasip olmayan bu başarıyı ve mutluluğu Radikal’in editörleri, muhabirleri Ömer Erbil, İsmail Saymaz ve İdris Emen hiç de nadir olmayan bir periyotta yaşarlar. Bunda elbette bu yazıişlerinin emeği vardır çok. Ama bir yandan da okurlarımızın haberlerimize dahil olması, haberlerimizi yaygınlaştırması değiştirme gücümüze güç katar. Göz ardı edilemeyecek bir güçtür bu. O bakımdan teşekkürü borç biliriz. Radikal’i beyinlerinden alıp kalplerine taşıyabilen herkese…