scorecardresearch.com

'Başkan'a en mühim dezavantajı anlatmak görevimdir

Herkes hukuk, kuvvetler ayrılığı gibi 'lüzumsuz' şeylerden bahsetti. Halbuki 'Başkanlık sisteminin' çok fena bir dezavantajı var. Vakit çok geç olmadan bunu açıklamalıyım.

Cumhurbaşkanı, fark etmişsinizdir, başkan olmak istiyor.

Bunu o kadar çok istiyor ki, anlaşılan, artık ‘yaratıcı imgeleme’ adlı spritiüel yöntemi uygulamaya geçmiş.

Sadece kendisi değil yakın çevresi de geçmiş.

(Yaratıcı imgeleme : Hayatta en çok istediğin şeyi hedef olarak belirle ve o şeyin olduğunu hayalinde canlandır, canlandır, canlandır. Gerçekmiş gibi davran. Filan.)

Bunun en taze örneği şurada:

Haftasonu eşiyle birlikte Filinta dizisinin setini ziyaret etti Cumhurbaşkanı.

Dizide rol alan Alman oyuncu Wilma Elles birkaç ay sonra Türkiye vatandaşlığına başvuracağını söyledi. Erdoğan “Hallederiz” dedi.

Sonra Elles hamile olduğunu, iki bebek beklediğini belirtti.

Bu kez devreye eşi Emine Erdoğan devreye giriyor: “Wilma, Başkan 3 çocuk istiyor.”

Beyefendi’den Reis’e, Reis’ten sonuçta asıl meseleye gelindi: Başkan!

Demek ki, Cumhurbaşkanı Türkiye ile zımni bir anlaşma yaptığını ve Başkan olduğunu düşünüyor.

Yakınları da öyle…

Yaygın yaratıcı imgeleme!

**

Nelerden dönülüyor, nelere çare bulunuyor bu devirde… Yaygın da olsa yaratıcı imgeleme döngüsünden de dönülür. Tedavi mümkün, endişeye mahal yok.

O bakımdan, yol yakınken, naçizane mini minnacık bir uyarıda bulunmak isterim.

Bir vatandaş olarak görevimdir.

Çünkü bugüne dek, başkanlık sözkonusu olduğunda herkes ‘Türkiye’nin gerçeklerinden’, hukuktan, kuvvetler ayrılığından, denetim mekanizmalarından, yamalı bohça bir sistemin zararlarından bahsedildi.

Oysa ki bunlar Erdoğan’da ve onu seven kimselerde karşılığı olmayan ‘lüzumsuz’ şeylerdi.

Asıl mesele bu ülkedeki ‘Başkan’ enflasyonu. Vallahi öyle.

Bunu hiç kimse Erdoğan çiftine anlatmıyor, belki de anlatamıyor. Ne acı.

Esenboğa Havaalanı’na gidin, “Başkan” diye bağırın. En az 38 kişi dönüp “Buyur canım” diyecektir.

Mahalle bakkalına “Başkan, günlük süt var mı” deyin, “Buyur canım” diye size şişeyi uzatacaktır.

Tophane’de bayır aşağı inerken “Günaydın Başkan” deyin, en az 38 esnaf kapısına çıkıp “Günaydın canım” diye selam verecektir.

Bizim parka gidip ‘İşler nasıl Başkan’ deyin, kedilerin yemek ve suyundan ‘sorumlu’ amca dönüp “İdare ediyoruz canım” yanıtını verecektir..

**

Kıraathane’de semaverin önünde duran da ‘Başkan’dır, futbol kulübünün çeşitli kademelerinde faaliyet gösterenler de…

Teşkilatların da ‘Başkanı’ vardır, örgütlerin de…

Neyzenler derneğinin de ‘Başkanı’ vardır, ilkokul sınıfının da…

Bürokratlar da ‘Başkan’ olur, Beşiktaş-Sarıyer hattındaki minibüslerin şoförleri de…

Herkes kendi küçük dünyasında, kendi iktidar alanında ‘başkandır’ anlayacağınız.

Şimdi yani… Sayın Erdoğan bu çokluğun içine niye dahil olmak istiyor?

Nerede çokluk, orada tokluk.

Diyeceğim: Başkan boldur bizim memlekette. Başkan olmak kolaydır.

Eğer bu ülkeyi kendi küçük dünyana sığdırmak değilse gayen… Eğer bu ülkeyi kendi küçük iktidar alanın yapmak değilse hayalin…

Asıl mühim olan, reis-i cumhur olmaktır. 

Amma velakin, gayeler, hayaller, yaratıcı imgelemeler iyi niyet ve mantığın sınırlarını aşmış gidiyor.

 

 

http://www.radikal.com.tr/1339846133984610

YORUMLAR
(10 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

asıl mühim olan... - user514287

Yılmaz Özdil tadında bir yazı olmuş. Herhangi bir çözümden, başkanlıkla ilgili bir dezavantajdan bahsedilmeyen; sonuna da hiç alakasız 'reisicumhur olmaktır mühim olan' yazılmış bir yazı. Kritik seçime çok az zaman kala daha aydınlatıcı, daha yol gösterici yazılar yazılmasıdır asıl müh,m olan. Kafede arkadaşlar arasında otururken yapılan geyikleri en azından şu an için bu siyaset ortamı, bu kritik dönemde kaldırmayabilir.

Bir katkı! - user454017

Yeni Türkiye'nin,kendi yönetsel yapısına uygun bir terminoloji geliştirmesi de gerekir.Zira bugüne değin kullandığımız,denediğimiz ,gâh hayrını görüp gâhi görmediğimiz ''başbuğ,kağan,hakan,ilhan;halife,şah,padişah,reisicumhur,başbakan vb.''terimler artık bırakılmalı.Bu bağlamda naçizane önereceğim terimler olacak ve bunların açılımlarını,ilhamlarını daha sonraki bir yorumda açıklayacağım.Önerilen terimler:TC Başmüdürlüğü,TC Başamirliği,TC Başzurnacılığı,TC Baştokmakçılığı,TC Başdavulculuğu,TC Başborazancılığı,TC Azarcıbaşılığı,TC Kindarcıbaşılığı vs.Not:TDK kadınlarla ilgili kıytırık,uyduruk argo kelime derleyeceğine bu önerilerime kulak versin lütfen.

Başkan Enflasyonu - momentum

Sahil Sulama Birliği Başkanı. Minibüsçüler ve Servisçiler Odası Başkanı. Hınçıktı Belediye Başkanı. Şoförler Cemiyeti Başkanı. İktidar partisi il başkanı, ilçe başkanı, muhalefet partileri il başkanları, ilçe başkanları. Bütün bunların ikinci başkanları, eski başkanları ve eski ikinci başkanları. Onlardaki hava kimsede yok, yemin billah. Deve gibi siyah Mercedes’lerle gezip, kendi deyimleriyle ipten adam alırlar. Korumaları ve maiyetleri vardır. Bağırır çağırırlar. Trafik şube müdürünü gece yarısı arayıp, “yeğenine” yapılan muamelenin hesabını sorarlar. Bunlar Ankara’da, İstanbul’da falan pek görülmezler. Ama taşra, bunlarla doludur. Bugün Türkiye’de ortalama bir taşra kasabasının nüfusunun yaklaşık yüzde kırkının böyle başkanlardan olduğu tahmin edilmektedir. Ankara’da devletin başı da başkan olmak istemiş çok mu.

Yaygın Yaratıcı İmgeleme Sendromu - momentum

Hayatta en çok istediğin şeyi hedef olarak belirle ve o şeyin olduğunu hayalinde canlandır: Mesela elindeki peynir ekmeğe “aperitif” de. Mesela yerli diziler çevir: Evlerde ayakkabı ile gezilsin, plazalarda çalışılsın, kadınlar ve kızların hepsi istisnasız mini etek giyip erkek arkadaşlarını eve getirsinler, çatal sol bıçak sağ elde sabah kahvaltıları yapılsın. Mesela Paris komünü taklidi kurtarılmış bölgeler yarat, yoldaş kontrol noktaları ve yoldaş devriyeleriyle kamu düzeni sağla, fuhuş ve uyuşturucuya karşı mücadele edip devletçilik oyna. Mesela Kobani’de laikliği savun, arkandaki 50 bin ölüye bakmadan Türkiye’de demokrasi havarisi kesil, asfaltta kafasına sıktığın askerlerden ve mağazalarda yaktığın sivillerden başını kaldırıp, “Türkler, Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Süryaniler” birlik beraberlik tripleri at bize. Kendini buna ciddi ciddi inandır.

Müthiş! - user433512

Aynen öyle Ezgi Hanım.Yurdum insanının,"kasaba kültür"ü kaynaklı zihniyeti ancak böyle anlatılabilirdi.Müthiş! Tebrikler.

Başkancılık - user480363

reis-i cumhur olmak her babayiğidin harcı olmadığından bırakalım bunlar başkancılık oynamaya devam etsinler... yapacak da başka bişey yok gibi görünüyor zaten

38? - user737987

38'i iki ayrı yerde rastgele sayı olarak seçmişsiniz. Rastgelelikte böyle bir olasılığın da var olmasına rağmen yine de şüpheli buldum. Acaba burada bir şifreli mesaj mı var diye düşündüm. 38 Kayser'nin plakası ama Gül kayseri'li Erdoğan değil. Acaba yaşımız mı 38'e geliyor bu mu endişe yaratıyor bilinç altınını meşgul ediyor vs? Neyse bu 38 meselesi yüzünden yazıya konsantre olamadım sonuçta.