2014: Ekonomik performans iyi değil!

2014'te yüzde 3 oranında büyürsek sevineceğiz. Ama muhtemelen bunun altında kalacak büyüme oranı.

Sürpriz yok. Yolsuzluk sıralamasında, 2014 yılında Türkiye on bir basamak geriledi ve 175 ülke arasında 64üncü sıraya indi. Üstelik 175 ülke arasında bir yıl öncesine kıyasla en kötü performansı Türkiye gösterdi.

İki yazıdır yatırım harcamalarının artış oranının son yıllarda belirgin biçimde düştüğünden söz ediyorum. Bu düşüş hem daha önceki yıllardakine göre hem de bize benzer ülkelere göre. ‘Bize benzer’ derken yolsuzluk sıralaması açısından değil, ‘kırılgan beşli’ grubundaki ülkeleri kastediyorum.

Mesela, 2007’ye kıyasla 2013 sonunda yatırım harcamaları Brezilya’da yüzde 32, Endonezya’da ise yüzde 60 artmış. Hindistan’da bu oran yüzde 46, Türkiye’de ise yüzde 18. Özel yatırım harcamalarımızın artış oranı ise sadece yüzde 8. Özel yatırımlardaki gelişme 2007’den itibaren değil de 2012’den itibaren ele alınırsa, bu sefer artış oranında değil de yatırım harcamalarının kendisinde düşüş gözleniyor.

Yolsuzluk sıralamasındaki yerimiz ile yatırım performansımız açısından bir ilişki olsa gerek. Daha derine inilince özellikle bazı yatırım türleri ile yolsuzluk arasındaki ilişkinin daha belirginleşmesi beklenir. Mesela araştırma geliştirme ve benzeri yatırımlar ile daha güçlü bir ters ilişki, imar planlarının değiştirildiği yerlerdeki inşaat yatırımları ile aynı yönlü ilişki. Bir ihtimal; güçlü bir ihtimal, araştırmak gerekiyor elbette. Yolsuzluk ile üretim yapmak için gelen yabancı sermaye yatırımları ile de kuvvetli ve aksi yönlü bir ilişki olması çok muhtemel.

Sürpriz yok. Dün açıklanan üçüncü çeyrek verilerine göre özel yatırım harcamaları üçüncü çeyrekte yine bir artış göstermedi. Üstelik inşaat değil de makine ve teçhizat yatırımları dikkate alınırsa bir yıl öncesinin aynı dönemine kıyasla azalıyor özel yatırım harcamaları. Yılın ilk üç çeyreği bir bütün olarak incelendiğinde ise yüzde 1.6 oranında azalma var her iki kalemin toplamında. Kısacası, 2012’nin başından beri gözlenen düşüş eğilimi sürüyor; gelecek yıllardaki büyüme potansiyelimiz açısından iyi değil.

Üçüncü çeyrek verilerinde bir diğer dikkat çeken nokta, bu yılın en düşük yıllık büyüme oranının gerçekleşmiş olması. İkinci çeyrekteki yıllık büyüme ilkine göre daha az olmuştu. Üçüncü çeyrekteki yıllık büyüme ikinci çeyrekte gerçekleşenin de altında indi. Tüm bu gelişmeler sonucunda yılın ilk üç çeyreğinde, bir yıl öncesinin aynı dönemine kıyasla sadece yüzde 2.8 oranında büyüdük. Bu, hem 2012’nin ilk çeyreği ile 2014’ün ikinci çeyreğini kapsayan dönemin ortalama büyüme oranından hem de ondan daha yüksek olan Türkiye’nin son 60 yıldaki ortalama büyüme oranından düşük.

Son dikkat çekici nokta ise üçüncü çeyrekteki büyümenin asıl olarak net dış talepten kaynaklanması; katkısı 2.5 puan. İkinci sırada kamu harcamalarının katkısı var (0.53 puan). Özel yatırım harcamalarının bir katkısı yok, özel tüketim ise eser miktarda katkı vermiş (0.13 puan). Stoklar ise azaldığı için büyümeden 1.5 puan götürmüş.

Sonuç olarak 2014’te yüzde 3 oranında büyürsek sevineceğiz. Muhtemelen bunun altında kalacak büyüme oranı. Büyümenin bu kadar düşük olduğu bir yılın ortalama enflasyon oranının yüzde 9’a yaklaştığını, işsizlik oranının ise yükselmeye devam ettiğini de unutmayın.