Almanya yumuşuyor mu?

Merkel, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Draghi'nin ECB toplantısından sonra yaptığı açıklamaları desteklediğini belirtti.

Almanya Başbakanı Merkel, perşembe günü Kanada’da Almanya’nın tavrının sınırlı da olsa ‘yumuşama’ olasılığı olduğunu düşündürten açıklamalar yaptı. Kanada Başbakanı ile yaptığı görüşmeden sonra kendisine sorulan sorulardan birine verdiği yanıtta, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Draghi’nin son ECB toplantısından sonra yaptığı açıklamaları desteklediğini belirtti.
Hatırlarsanız Draghi, sorunlu ülkelerin geçici istikrar fonuna (EFSF) ve 12 Eylül’de Almanya Anayasa Mahkemesi pürüz çıkarmaz da EFSF’nin yerini alarak faaliyete geçebilirse kalıcı Avrupa İstikrar Mekanizması’na (ESM) başvurmaları ve onların koşullarına uymayı taahhüt etmeleri halinde ECB’nin de devreye girebileceğini söylemişti. Bu durumda, söz konusu fonlar birinci piyasadan bu ülkelerin devlet tahvillerini satın alırken ECB de ikincil piyasadan piyasaları rahatlatacak kadar tahvil alacak. Dolayısıyla bu tahvillerin faizleri belirgin biçimde düşebilecek. Bu sayede azımsanmayacak bir süre, borçlanma açısından rahat bir nefes alabilecek İspanya ve İtalya gibi ülkeler. 

‘Sınırlı yumuşama’
Az önce, Merkel’in Draghi’yi destekler yöndeki açıklamaları sınırlı bir yumuşamaya işaret ediyor dedim. ‘Yumuşama’ çünkü Almanya uzun bir süredir, özellikle Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) kanalıyla ECB’nin bol miktarda para basarak sorunlu ülke devlet tahvillerinden yüklü miktarda almasına karşı çıkıyordu. Süreç içinde gerçi ECB bir miktar sorunlu ülke tahvili almıştı ama bunu sürdürmemişti. Dolayısıyla Draghi’nin tahvil alım planına kırmızı ışık yakmaması, ‘yumuşama’ olarak addedilebilir.
Ancak bu yumuşama ‘sınırlı bir yumuşama’, çünkü sorunlu ülkeler EFSF ya da ESM’ye başvurduklarında ağır koşullarla karşılaşma ihtimalleri var. Bu koşullar zaten Almanya’nın uzun bir süredir dayatmaya çalıştığı koşullar. Üstelik Merkel, Kanada’da yaptığı konuşmada Kanada’nın bütçe disiplinini Avrupa’ya örnek vermekten geri durmamış. Dolayısıyla yumuşamayı ‘sınırlı’, hatta ‘oldukça sınırlı’ olarak da tanımlayabiliriz. 

İtalya başvurabilir
İtalya’nın bu fonlara başvurmama olasılığı var. İtalya Başbakanı Monti’nin ekonomi danışmanlarından biri, tanınmış bir Avrupalı iktisatçı olan Giavazzi. Hafta başında Giavazzi’nin kısa bir yazısı yayımlandı: İlk olarak, İtalya’nın İspanya olmadığını, oysa EFSF ya da yerine kurulacak ESM’ye başvurması halinde İtalya’nın İspanya’ya benzerliğini kabul etmiş olacağını söylüyor. İkinci vurguladığı nokta ise İtalya parlamentosunun yeni bir seçim yasası çıkararak 2013’te yapılacak genel seçimlerde zayıf bir hükümet çıkması olasılığını azaltması gerektiğini vurguluyor. Oysa mevcut teknokrat hükümetin EFSF ya da ESM’ye başvurması halinde seçimlerin öne çekilmesi gerekeceğini, çünkü fonların dayatacağı koşullara ancak siyasilerin karar verebileceklerini belirtiyor. Bu durumda da yeni bir seçim yasası için vakit kalmayacak. Üçüncü olarak da teknokrat hükümetin yakın geçmişte İtalya’da hiç gerçekleşmemiş olan bir harcama kısıntısına gittiğine dikkat çekiyor; erken seçim bunu da kesintiye uğratabilecek Giavazzi’ye göre (13 Ağustos tarihli yazıya www.voxeu.org sitesinden ulaşılabilir).
Ağustos ayının kalanı ile eylülün ilk haftası içinde, sırasıyla Hollande, Monti, Samaras ve Rajoy Almanya’da Merkel ile görüşecekler. Sonra Almanya Anayasa Mahkemesi’nin sözünü ettiğim kararı beklenecek. Draghi’nin gerekli teknik çalışmalar için ECB’de kurduklarını söylediği komitelerden de herhalde ek bilgi edinilir bu süre zarfında. Bakalım neler olacak.