Daha sık yüzde 7'nin üzerine çıkacak

Ek parasal sıkılaştırma daha sık uygulanacağına göre, 'gerçek politika faizi' de daha sık yüzde 7'nin üzerine çıkacak.

Para Politikası Kurulu (PPK) dün toplandı. Yapılan açıklamadan ilk önemli alıntı şu: “... faiz oranlarının aşağıdaki gibi sabit tutulmasına karar verilmiştir: a) Politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 5,75...” Tüm PPK kararlarında politika faizi olarak bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı gösteriliyor. Bu faiz 4 Ağustos 2011’den bu yana yüzde 5,75 düzeyinde; değişmiyor. Oysa Merkez Bankası (TCMB) en önemli raporlarında, mesela en son enflasyon raporunda, ekim ayından bu yana para politikasında önemli bir sıkılaştırmaya gidildiğini vurguluyor. ‘TCMB’nin politika faizi’ 4 Ağustos 2011’den bu yana sabitken Ekim 2011’den bu yana para politikası nasıl sıkılaştırılmış oluyor? 

‘Garip’ durum
Bunun olamayacağı yeteri kadar açık sanıyorum. Bu ‘garip’ durum, TCMB’nin açıklamalarında gerçek politika faizinin ne olduğunu açıkça belirtmemesinden kaynaklanıyor.
TCMB, az önce sözünü ettiğim parasal sıkılaştırmayı nasıl yaptığını bakın son enflasyon raporunun ikinci sayfasında nasıl açıklıyor: “... (TCMB) Ekim ayından itibaren para politikasında önemli bir sıkılaştırmaya gitmiştir. Bu çerçevede, faiz koridoru yukarı doğru genişletilmiş ve bir hafta vadeli repo ihalesi ile yapılan Türk Lirası fonlamasının miktarı gerekli görüldüğünde ayarlanarak ortalama fonlama maliyeti belirgin şekilde arttırılmıştır.”
Son iki yazıda vurgulamaya çalıştım: Açık ki TCMB’nin gerçek politika faizi işte bu ‘fonlama maliyeti’. Bu durumda piyasaların asıl odaklanması gereken faiz, ‘fonlama maliyeti’. Ancak şöyle bir sorun var: Bu gerçek politika faizi, 29 Kasım 2011’den bu yana hemen her gün TCMB tarafından değiştiriliyor. O tarihten bu yana en düşük yüzde 7 ile 11,9 arasında dalgalanıyor. Farklı bir ifadeyle, gerçek politika faizinin ne düzeyde oluşacağı hakkında önemli bir belirsizlik var.
Bu durumda, gerçek politika faizinin içinde yer almak zorunda olduğu faiz koridorunun genişliği ile alt ve üst sınırlarının hangi düzeylerde oldukları piyasalar açısından çok daha önemli hale geliyor. Zira bu sınırlar, günlük olarak hangi değeri alacağı belli olmayan gerçek politika faizinin alabileceği alt ve üst sınırları belirliyor.
Gecelik vadede TCMB’nin borç verme faizi olan yüzde 11,5 ile yine gecelik vadede TCMB’nin borç alma faizi olan yüzde 5, faiz koridorunun üst ve alt sınırlarını belirliyor. Dolayısıyla koridorun alt ve üst sınırında ya da herhangi birinde yapılacak değişiklikler önemli. Mesela bu koridorun alt sınırının yukarıya çekilmesi durumunda, TCMB gerçek politika faizi olan ‘fonlama maliyeti’ni ileride daha da yükseltebileceği sinyalini vermiş olur. 

Gerçek faiz değişebilir
Dünkü toplantıda koridorun alt ve üst sınırında herhangi bir değişiklik yapılmadı. Buna karşılık şunlar belirtildi: “... enerji fiyatlarındaki artışlar nedeniyle kısa vadede enflasyon öngörülenden daha yüksek seviyelerde gerçekleşebilecektir. Kurul, enflasyondaki geçici artışların enflasyon görünümünü bozmasına izin vermeyecektir.
Bu doğrultuda, önümüzdeki dönemde ek parasal sıkılaştırmanın daha sık uygulanabileceği vurgulanmıştır. Kurul, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin devam etmesi nedeniyle para politikasında esnekliğin korunmasının uygun olacağını belirtmiştir. Alınan tedbirlerin krediler, yurtiçi talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek, Türk Lirası fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü ayarlanacaktır.”
Kısacası, TCMB, ‘politika faizi olarak adlandırdığım faizi’ değiştirmedim, ama duruma göre ‘gerçek politika faizimi’ değiştirebilirim diyor. Ek parasal sıkılaştırma daha sık uygulanacağına göre, ‘gerçek politika faizi’ de daha sık yüzde 7’nin üzerine çıkacak.