Kredi gelişmeleri

Son iki ayda hem tüketici kredilerinin hem de toplam lira cinsinden kredilerin dönemsel değişim hızında önemli bir artış var.

Bu satırlar 26 Nisan günü yayımlanan yılın ikinci enflasyon raporunun ‘1.3’ numaralı bölümünden alınma: “Tahminler üretilirken, önümüzdeki dönemde ek parasal sıkılaştırmanın daha sık yapılacağı ve buna bağlı olarak kredilerin yıllık büyüme oranının yüzde 14 civarında seyredeceği varsayılmıştır. Söz konusu varsayımlar altında enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2012 yılı sonunda yüzde 5,3 ile yüzde 7,7 aralığında (orta noktası yüzde 6,5), 2013 yılı sonunda ise yüzde 3,4 ile yüzde 7,0 aralığında (orta noktası yüzde 5,2) gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.” 

Kredi arzı artıyor
Kısacası, en azından nisan sonu itibariyle Merkez Bankası (TCMB), enflasyon öngörülerini ve dolayısıyla yeni para politikasının ‘fiyat istikrarına yönelik kısmını’ yıllık yüzde 14 civarında bir kredi artışına dayandırmış durumdaydı. Oysa son aylarda kredi arzında belirgin bir artış gerçekleşmeye başladı. Grafik 1’de hem lira cinsinden kredilerin hem de tüketici kredilerinin (on üç haftalık ortalamalarının) bir dönem öncesine göre yıllıklandırılmış yüzde değişimleri gösteriliyor. 2008’in başı ile 2012’nin mayıs sonu arasındaki dönem inceleniyor. 2011’in ortalarında her iki kredi türünün artış hızı zirveye ulaşıyor. Sonra hızlı bir düşüş var. Bu düşüş şubat-mart döneminde duruyor. Son iki ayda ise yine artış eğilimi başlıyor.
Birkaç rakam. Önce tüketici kredileri: 2011’in ilk yedi ayındaki ortalama dönemsel artış hızı yüzde 40. Haziran 2011 ortalarından itibaren artış hızında keskin bir düşüş var. Bu düşüş Şubat 2012 başlarında sona eriyor. Şubat ve mart aylarında dönemsel artış hızı yüzde 11 civarında çok küçük dalgalanmalar gösterdikten sonra tekrar yükselmeye başlıyor. Nisan ve mayıs ortalama artış değeri yüzde 17,3 oluyor. Dönemi biraz daha kısaltarak sadece mayıs ayındaki beş haftaya bakılınca, ortalama dönemsel değişim yüzde 19,3 olarak belirleniyor. Lira cinsinden kredilerde ise durum şöyle: 2011’in ilk yedi ayındaki dönemsel değişimlerin ortalaması yüzde 35,7. Bu değer 2012’nin ilk üç ayında yüzde 14,5’e düşüyor. Son iki ayda ise yüzde 23,6’lık bir ortalama var. 

Ölçüyü kaçırmak
Kısacası, son iki ayda hem tüketici kredilerinin hem de toplam lira cinsinden kredilerin dönemsel değişim hızında önemli bir artış olduğu açık. Bu artışlar, 2011’in önemli bir kısmında gözlenen yüksek değerlerden henüz düşük olmakla birlikte, TCMB’nin enflasyon öngörülerini yaparken kullandığı yüzde 14 düzeyinden yüksekler. 2012 enflasyon öngörüsünün (yüzde 6,5) yüzde 5 olan hedeften daha yüksek olduğunu da hatırlatırım.
TCMB’nin raporunda yazılanlara karşın Sayın Babacan geçen hafta içinde kredi artış hızı için bir hedeflerinin olmadığını açıkladı. Gerçi TCMB raporundan yaptığım alıntıda bir hedef belirtilmiyor. Ancak yeni para politikası çerçevesinde, kredi arzındaki artışın ‘ölçüyü kaçırması’ halinde, finansal istikrar açısından bu artışa bir sınırlama getirilmeye çalışıldığını da biliyoruz. 2010’un sonlarından 2011’in sonlarına kadar böyle bir politika izlendi. Bu politika kamuoyuna da duyuruldu. Anlaşılan, bu defa bu politikanın ‘ölçüyü kaçırmakta (kaçırmış) olduğu’ gibi bir görüş belirmeye başlıyor.


Grafik 1. Lira cinsinden kredi hacminin ve tüketici kredilerinin (on üç haftalık ortalamalar) bir dönem öncesine göre değişim oranları: 2008 Ocak–2012 Mayıs (yıllıklandırılmış %). Kaynak: BDDK ve TCMB.