Maceraya gerek var mı?

Enflasyon hedeflemesinden vazgeçmek yerine, onu, günün koşullarını da dikkate alarak güçlendirsek nasıl olur?

Tablo 1’de 2002-2011 döneminin enflasyon hedefleri, enflasyon gerçekleşmeleri ve büyüme oranları yer alıyor. Arıca büyümenin potansiyelinden ve enflasyonun hedeften sapmaları da veriliyor. Potansiyel büyüme oranını yüzde 4.7 olarak aldığımı belirteyim. Tüm bu dönemi dörde ayırmak mümkün:
Birincisi, enflasyonun hedefin altında ama büyümenin potansiyelinin üzerinde olduğu yıllar: Yüksek büyüme-düşük enflasyon dönemleri: 2002-2005, yani tüm örtük enflasyon hedefi dönemi böyle. 2010’da benzer bir özellik gösteriyor.
İkincisi, enflasyonun hedefin üzerinde, büyümenin ise ya potansiyeli düzeyinde ya da altında olduğu yıllar: Düşük büyüme-yüksek enflasyon dönemleri: 2007-2008. Üçüncüsü, enflasyonun hedeften yüksek, büyümenin de potansiyelinden yüksek olduğu yıllar: Yüksek büyüme-yüksek enflasyon dönemleri: 2006 ve 2011. 

En başarısız yıllar
Dördüncüsü, hem enflasyonun hedefin hem de büyümenin potansiyelinin altında olduğu yıllar: Düşük büyüme-düşük enflasyon yılları: 2009.
Küresel krizin en şiddetli yaşandığı, dolayısıyla normalin dışında bir yıl olduğu için 2009’u bir tarafa bırakayım. Bu durumda dördüncü kategoriye gerek kalmıyor. Birinci kategorinin enflasyon hedeflemesi açısından en başarılı yılları gösterdiği açık. Dolayısıyla, 2002-2005 ve 2010 yılları diğer yıllara göre en başarılı yıllar. Bu dönemde enflasyon hedeflemesinin kredibilitesinin de arttığını düşünmek gerekiyor. En başarısız yıllar ise 2007 ve 2008. Hem hedef tutmuyor, hem de ekonomi potansiyel büyümesini yakalayamıyor. 2006 ve 2011 ise arada bir yerde. Ama enflasyon hedeflemesinin kredibilitesi açısından bakıldığında, enflasyon hedeflerinde yukarıya doğru oluşan büyük sapma, bu yılları da başarısız kılıyor.
2009 dışarıda bırakılınca enflasyon hedeflemesi uygulanan dokuz yıl var. Bu dokuz yılın beşinde enflasyon hedeflemesi başarılı olmuş. Bu tabloya itiraz edebilirsiniz: 2011’de enflasyon hedeflemesi uygulanmadı ki diyebilirsiniz. Haklısınız elbette; ben de oraya gelmek istiyordum. Bu durumda enflasyon hedeflemesi uygulanan yıl sayısı sekize düşüyor. Başarılı yıl sayısı ise değişmiyor: Beş.
Bu yılların hiçbirinde Türkiye’nin finansal kriz yaşamadığını da hatırlayın. Bir de enflasyon hedeflemesinden vazgeçilirse yerine yeni bir para politikası rejimi bulmak gerektiğini dikkate alın. 2011’deki karmaşık para politikasını da unutmayın. Bu durumda, enflasyon hedeflemesinden vazgeçmek yerine, onu, günün koşullarını da dikkate alarak güçlendirsek nasıl olur? Neden 2012’de de para politikası macera peşinde koşsun ki? Gerek var mı sizce?