Nerede bu elmalar?

Doğru değerlendirme için doğru ölçüm gerekiyor. Doğru ölçüm, reel milli gelir serilerini kullanmakla oluyor.

Seçim sonuçları değerlendirilirken iktidarın ekonomideki başarısına da dikkat çekiliyor. Mesela Sayın Eyüp Can’ın salı günkü yazısında şu değerlendirme vardı: “Liderinin son 12 yılda … 3000 dolarlık milli geliri 10.000 dolara çıkarmış olmasını, görece siyasi ve ekonomik istikrara onay veriyor.” Bu konu daha önce tartışıldı. Özellikle Maliye Bakanı ile Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Dani Rodrik arasında sosyal medyada geçen tartışma basına da yansıdı. Ben de dün Eyüp Can ile konuştum. Bu ayrıntıları geçip, dolarla ölçülen kişi başına gelir artışının neden refah artışını yansıtmadığına ilişkin basit bir örnek vermek istiyorum.

Reel milli gelir, enflasyondan arındırılmış gelirimizin bir ölçüsü. Dolayısıyla, gelirimizin satın alma gücünün nasıl değiştiğine bakmak istiyorsak, yani refahımızdaki artışı ölçmek istiyorsak reel gelirdeki artışa bakmamız gerekiyor. Bazen reel gelir falan diye yazınca, iktisatçı olmayanlar açısından tam anlaşılamayabiliyor. Daha anlaşılır olması için tabloya bakalım.

Bir ülkenin sadece elma ürettiğini varsayalım. Bu durumda, o ülkenin reel milli geliri, bir yılda kaç ton elma ürettiğini gösterir. 2002 yılı sonundan 2013 sonuna ne kadar büyüdük ile ilgiliyiz. 2002 yılında 100 ton elma üretmiş olalım. 2013 sonunda ise elma üretimimiz 168.8 ton olsun. Küsuratların nedenine az sonra geleceğim. Bu durumda milli gelirimiz (elma üretimimiz) 1.69 kat yükselmiş oluyor.

Peki, dolar cinsinden milli gelirimizi ölçersek ne oluyor? Elmanın tonu 2002’de 1 lira olsun. Bu durumda TL cinsinden milli gelirimiz 100 lira oluyor. 2013’te elmanın tonu 2.6 lira ise, 2013 milli gelirimiz 445.5 liraya yükseliyor. Şimdi bu rakamları dolar cinsinden ifade etmek gerekiyor. 2002’de bir dolar 1.5 TL, 2013’te ise 1.90 TL (yıllık ortalamalar). Tabloda bu kurlar kullanılarak milli gelirimiz dolara çevriliyor.

Şimdi sıkı durun: Milli gelirimiz (elma üretimimiz) 2013 yılında 2012 yılına kıyasla 1.69 kat artmış olmasına karşın, dolar cinsinden milli gelirimiz 3.53 kat artmış görünüyor! Peki, nerede bu elmalar? Yoklar elbette; çünkü sanallar! Milli gelir artışını refah artışını ölçmek için bir metre olarak kullanacaksak, bu örnek açıkça gösteriyor ki, dolar cinsinden milli geliri kullanmayacağız. Miktar cinsinden, yani reel milli geliri kullanacağız.

Küsuratlı rakamlara gelince. Hepsi gerçek rakamlar. 2002’den 2013’e reel milli gelirimiz 1.69 kat arttığı için elma üretimimizi o kadar yükselttim. Keza, (milli gelir ölçümünde kullanılan) fiyatlar aynı dönemde 2.6 kat yükseldiği için elma fiyatını o kadar artırdım. Hesaplamada kullandığım dolar kuru rakamları da gerçek rakamlar. Eyüp Can’ın yazısında 3000 dolardan 10.000 dolara çıkan kişi başına milli gelir. Tabloda yer alan ton cinsinden ve dolar cinsinden elma üretimini ayrı ayrı nüfusa bölersek kişi başına reel ve dolar cinsinden gelire ulaşacağız. Karşılaştırmayı değiştirmeyeceği için işi uzatmadım.

Sayın Can elbette basına da yansıyan tartışmayı biliyor; telefonda bana da neden öyle bir değerlendirme yaptığını izah etti. Az önce dediğim gibi o tartışmaya girmek istemiyorum. Ama doğru değerlendirme için doğru ölçüm gerekiyor. Örnek de gösteriyor ki, doğru ölçüm, reel milli gelir serilerini kullanmakla oluyor.

Peki, onu kullanırsak ne oluyor? 2002-13 arasındaki 1.69 kat artış ne demek? Ekonomimizin her yıl ortalama yüzde 5 oranında büyüdüğü, kişi başına gelirimizin ise yüzde 3.6 oranında arttığı anlamına geliyor. Bu değerler, 1990-2002 dönemindeki rakamların oldukça üzerinde. Ama sorun şu ki, aynı değerler 2008-2013’te, yani son altı yılda daha düşük ve 1990-2002 dönemindeki gibi: Ekonomimiz son altı yılda ortalama yüzde 3.3, kişi başına gelirimiz ise yüzde 1.9 büyüdü.