Sanayi üretiminde gelişmeler

Birkaç rakamdan ortaya çıkan ilk sonuç şu: Kasım 2011 itibariyle sanayi üretiminde bir yavaşlama yok.

Kasım ayına ait sanayi üretim endeksi verileri dün açıklandı. Küresel krizin etkisini çok şiddetli biçimde gösterdiği 2008’in sonu ile 2009’un ilk yarısı arasında, sanayi üretiminde keskin düşüşler yaşanmıştı. O tarihten sonra 2011’in ilk aylarına çok hızlı bir toparlanma görüldü. 2009’un son ayı ile 2011’in şubat ayı arasındaki dönemde sanayi üretiminde gerçekleşen yıllık artışların ortalaması yüzde 14.4 düzeyinde oldu. Mart ayından bu yana ise daha düşük yıllık artış hızları var. Mart 2011-Kasım 2011 ortalaması yüzde 8.1. Kasım ayındaki üretim artışı da bu değere çok yakın gerçekleşti: Yüzde 8.4. Grafik 1’de hem sanayi üretimindeki yıllık yüzde değişimler hem de sözünü ettiğim ortalamalar yer alıyor. 

Yavaşlama yok
Bu birkaç rakamdan ortaya çıkan ilk sonuç şu: Kasım 2011 itibariyle sanayi üretiminde bir yavaşlama yok. 2011’in mart ayından bu yana gözlenen eğilim (yüzde 8 dolaylarında artış) aynen devam ediyor. Bir de mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksine bakmakta yarar var. Kasım ayında, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, bir ay öncesine kıyasla yüzde 2.5 oranında azaldı. Peki, bu azalma bir yavaşlama göstergesi mi?
Bu soruya yanıt verebilmek için mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endeksin gelişimine bakmak gerekiyor, Grafik 2’de gösteriliyor. Noktalı eğri endeksin kendisi, düz eğri ise kısa dönemli eğilim hakkında bir fikir vermesi için üç aylık hareketli ortalama için. Kasım ayında yaşanan aylık düşüş bir ilk değil. Ocak ayı hariç, yılın ilk yarısında hep böyle aylık düşüşler var. Zaten Grafik 2’deki kısa dönemli eğilimi gösteren düz eğrinin (üç aylık hareketli ortalamanın) yılın ikinci yarısında hafifçe yukarıya yöneldiği belirleniyor. Dolayısıyla sorunun yanıtı ‘hayır’ şeklinde; ‘şimdilik’ bir yavaşlama yok üretimde. ‘Şimdilik’ diyorum, çünkü sonuçta kasım ayındaki aylık üretim azalması sürebilir ve yeni bir eğilim oluşturabilir. 

Oluşturabilir mi?
Aralık ayının sonuna doğru 2012’ye ilişkin büyüme öngörülerimi vermiştim: Yüzde 1-3 arasında bir yerde gerçekleşmesini beklediğimi söylemiştim. Temel nedeni hatırlarsanız Avrupa ile ilgiliydi. Birincisi, Avrupa’daki bankaların büyük çapta kredi daralmasına gitmeleri olasılığı vardı. İkincisi, Avrupa ekonomilerinin küçülmesi bekleniyordu. İlki şirketlerimizin daha az dış kaynak bulacakları, ikincisi ise Avrupa’ya daha az ihracat yapacağımız anlamına geliyordu. Bunların birer olasılık olduğunu tekrar hatırlatayım.
Bu olasılıklar gerçekleşirse sanayi üretiminde bundan sonra daha düşük bir büyüme eğilimi oluşur. Umarım bu olasılıklar gerçekleşmez, büyüme oranımız verdiğim tahminlerdeki kadar düşük kalmaz.