Üretim artışı (istenildiği gibi) yavaşlıyor

Gelişmeler sanayi üretiminin artış oranında bir azalma olduğunu ve bu azalmanın mart-nisan aylarında da sürdüğünü gösteriyor.

Şubat ayı sanayi üretimi verileri açıklandı. Önce, bu verileri ‘kafa karışıklığına’ yol açan bir özelliğine dikkat çekerek başlamak istiyorum. Genelde iki açıdan değerlendiriyoruz sanayi üretimini. Birincisi, her ayın üretimini bir önceki yılın aynı ayındaki üretimle karşılaştırıyoruz; dolayısıyla yıllık artış oranlarına bakıyoruz. Bir de bir süredir Türkiye İstatistiik Kurumu (TÜİK) mevsim ve takvim etkisinden arındırarak yayımlıyor sanayi üretimini. Böylece, her ayın üretimini bir önceki ayın üretimi ile karşılaştırmak mümkün oluyor. Eski yıllarda böyle bir lüksümüz yoktu; çünkü bu tür bir arındırma işleminden geçirilmiş veriler yayımlanmıyordu.
Ne var ki biraz önce bir ‘lüks’ olarak belirttiğim arındırılmış veriler kafa karıştırabiliyor. Geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 3 oranında azalmıştı mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi. Şubat ayında ise ocak ayına kıyasla yüzde 0,7 arttı. Bu tür zikzaklar sadece son iki aya özgü değil.
Ocak 2010-Şubat 2012 döneminde tam 26 ay var. Bu 26 ayın 12’sinde aylık artış hızları eksi; yani üretim azalmış bir önceki aya kıyasla. Bu azalışların dört tanesi ekonomimizin yüzde 9,2 gibi çok yüksek bir oranda büyüdüğü 2010’da, yedi tanesi ise yüzde 8,5 gibi çok yüksek bir oranda büyüdüğümüz 2011’de. Mesela hem Ağustos 2011’de hem de Kasım 2011’de yüzde 2,2 azalmış sanayi üretimi.
Her istatistiki arındırma yöntemi, orijinal verileri ‘filtrelerden geçirmeye’ dayanır; kullanılan filtreye bağlı olarak bayağı bir dönüşüme uğrayabilir ilk seriler. Ara sıra arındırma için kullanılan filtrelerin amaca hizmet edip etmediklerini değerlendirmekte yarar var. Neyse, bu TÜİK’in ele alması gereken bir konu. Onu bırakıp, yıllık artış hızlarına bakayım. Mart 2011 ile Kasım 2011 arasında her ayın sanayi üretimindeki yıllık artış hızlarının ortalaması yüzde 8,2 düzeyindeydi. Daha sonra, beklendiği gibi yıllık artış hızlarında bir yavaşlama oldu. Aralık 2011, Ocak ve Şubat 2012 yıllık artış oranları sırasıyla şöyle: Yüzde 3,7, yüzde 1,5 ve yüzde 4,4.
Yine dalgalanan bir seyir olsa da Mart 2011 ile Kasım 2011 dönemine kıyasla belirgin bir yavaşlama olduğu açık. Kullanılan filtreler bir tarafa –ki son sözünü ettiğim değerler orijinal seri ile alakalı-, aylık veriler de böyle zikzaklar çizebiliyorlar. Bu sakıncayı azaltmak için bir de çeyrek yıllık sanayi üretiminin gelişimine bakılabilir. 2011’in ilk çeyreğinden itibaren yıllık artış oranları azalıyor: Yüzde 14,4, 8, 7,6 ve 6,5. Şubat itibariyle son üç aydaki yıllık üretim artışı ise 3,2.
Bir fikir vermesi için 2007 yılına gitmekte yarar var. 2006’da ekonomimiz yüzde 6,9 gibi yüksek bir oranda büyümüştü. 2007’de ise büyüme oranı yüzde 4,7’ye düştü. Büyüme oranının yüzde 4,7 olduğu o yılın yıllık sanayi üretim artış oranlarının ortalaması yüzde 7,3. Üstelik aralık ayı dışarıda bırakılırsa geriye kalan aylarda gözlenen en düşük yıllık üretim artışı yüzde 4,3. Dikkat: Ortalama sanayi üretim artışının yüzde 7,3 olduğu yıl ekonominin büyüme oranı yüzde 4,7 ve bir yıl öncesinden belirgin biçimde daha düşük.
Çok rakamlı bir yazı oldu; kusura bakmayın. Kıssadan hisse şu: Salt aylık oynamalara bakıp sanayi üretiminin nasıl bir eğilim izlediğini saptamak, salt sanayi üretimine bakıp da ekonomimizin büyüme oranı hakkında fikir edinmek mümkün değil. Hem yukarıdaki tartışma hem de diğer göstergelerdeki (banka kredilerinin artışındaki yavaşlama, TCMB’nin öncü göstergeleri, Avrupa’ya ihracatın artış oranının düşüyor olması ve otomotiv sektöründeki durum) gelişmeler sanayi üretiminin artış oranında bir azalma olduğunu ve bu azalmanın (büyük olasılıkla) mart-nisan aylarında da sürdüğünü gösteriyor.