Yılın ilk dört ayında çarklar yavaş döndü

2011'de çok ısınan ekonomiyi soğutma çabalarının aşırıya kaçmış olmasından ürkülmeye başlandığına dair belirtiler var.

Geçenlerde ithalat verileri açıklanmış, ben de bu köşede bir değerlendirme yapmıştım. Hem toplam ithalatın hem de enerji dışı ithalatın artış hızı Eylül 2011’den bu yana azalıyordu. Dahası, son aylarda bu iki değişkenin sadece artış hızları düşmüyordu, bir yıl öncesinin aynı dönemine göre daha az ithalat yapıyorduk; ithalat artış hızları eksiye dönmüştü. İthalat ile büyüme oranımız arasında yakın bir ilişki var. Dolayısıyla, en son nisan ayı değerleri mevcut olan ithalat verileri, yılın ilk dört ayında ekonomimizdeki çarkların çok yavaş döndüğünü gösteriyordu.
Dün nisan ayına ait sanayi üretim gelişmelerini öğrendik. Daha önce bu köşede değindiğim nedenle ve Merkez Bankası’nın (TCMB) son enflasyon raporunda gayet güzel anlatıldığı gibi, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere bakmak kimi zaman yanlış değerlendirmelere yol açabiliyor. Bu nedenle, orijinal verileri kullanarak bir yıl öncesinin aynı ayına göre kıyaslama yapacağım. Böyle bakıldığında, sanayi üretiminin yıllık artış hızının önemli ölçüde azaldığı hemen belirginleşiyor. Üretim artış hızında ana eğilim aşağıya doğru. Aylık veriler doğal olarak ana eğilim etrafında dalgalanmalar gösteriyorlar. Üçer aylık verilere bakınca resim daha net ortaya çıkıyor. Grafik 1’de 1999’un ilk çeyreğinden bu yana yıllık sanayi üretim artış hızları veriliyor. Son gözlem olarak nisan ayındaki yüzde 1,8’lik artışı da ekledim.
Kısacası, nisan ayı ithalat verisinden alınan net mesaj, sanayi üretim verisinden alınan ile örtüşüyor: 2012’nin ilk üçte birlik döneminde ekonomimizde önemli bir yavaşlama var. Temmuz ayı başında ilk çeyreğe ait milli gelir verileri açıklandığında elbette daha net göreceğiz durumu. Ama öyle anlaşılıyor ki oldukça düşük bir büyüme rakamı bizi bekliyor. İşin ilginci, bu durumun nisan ayında da sürmüş olması.
2011’de çok ısınan ekonomiyi soğutma çabalarının aşırıya kaçmış olmasından ürkülmeye başlandığına dair belirtiler var. Bunun en büyük kanıtı, son enflasyon raporunda TCMB’nin verdiği enflasyon tahminlerinin 2012 için yüzde 14 civarında bir kredi artışı olacağı varsayımına dayandığının belirtildiği satırların henüz mürekkebi kurumadan, Sayın Babacan’ın birkaç gün önce kredi artış hızı için bir hedeflerinin olmadığını açıklaması. Zaten bir süredir kredi arzının artış hızının önemli ölçüde hızlandığı gözleniyor. Bu ilginç gelişmeyi önümüzdeki hafta içinde değerlendireceğim.




Grafik 1. Bir yıl öncesinin aynı ayına kıyasla sanayi üretimi artışları: 1999.I–2012.III (2012’nin nisan ayı da dahil, %)