Askeri yol, öldüren yol, kurtaran yol

Kafkas sıradağlarını kuzeyden güneye yaran yollar vardır, hepsi askeridir. Ruslar için 19. yüzyılda Kafkasya'yı düşürmenin tek yolu olmuştur bu yollar. Kafkas halkları lanetle anar bu yolları.
Askeri yol, öldüren yol, kurtaran yol

Kazbek geçidi Kafkas işgalinin simgelerinden biri. Ne gariptir ki 2008 savaşında Osetleri kurtaran Ruslar da bu yolla geldi.

Kafkas sıradağlarını kuzeyden güneye yaran yollar vardır, hepsi askeridir. Ruslar için 19. yüzyılda Kafkasya’yı düşürmenin tek yolu olmuştur bu yollar. Kafkas halkları lanetle anar bu yolları. Onlar için çağrıştırdığı ne umuttur, ne istikbal! İşgale çıkar bu yollar. Daryal geçidinden geçen Gürcü Askeri Yolu en stratejik olanıdır. Vladikavkaz’ı Tiflis’e bağlar. Yolun iki ucundaki iki kent Rus işgalinin ana karargâhı olmuştur.
Kazbek geçidinden bölünmüş Osetya’nın başkentleri Vladikavkaz ile Shinval’i birleştiren ‘Oset askeri yolu’ ve Abhazya’nın Kodor geçidinden Sohum’u Çerkesk’le buluşturan ‘Sohum askeri yolu’ da Kafkasya’nın sırtına vurulmuş kementtir adeta...
Şimdi devran değişti, yollar başka yerlere çıkar oldu. Rusya Başbakanı Vladimir Putin Kafkasya’yı kalkındırarak zaptedebilmenin hesaplarını yaptığı yeni stratejiye çok çarpıcı bir proje ekledi: Sohum Askeri Yolu yeniden açılacak. Bunun anlamı Kuzey Kafkasya ile Rusya’nın 2008’de bağımsızlığını tanıdığı Abhazya kestirmeden buluşacak. Abhazya etnik, kültürel ve tarihsel olarak kuzeyle bağları güçlü. O yüzden yüzü Gürcistan’a değil kuzeye dönük. Ama Çerkesk ya da Nalçik’ten Sohum’a inmek için Adıgey, Krasnodar ve Soçi üzerinden batıya uzanıp doğuya dönen genişçe bir yay çizmek gerekiyor. Bu da 12-16 saatlik yol demek. Şimdi herkes heyecanlı, kahreden yol kurtaran yola dönüşüverdi. Putin, Kuzey Kafkasya’da Lago-Naki (Adıgey), Arhız (Karaçay-Çerkes), Elbrus-Bezengi (Kabardey-Balkar), Mamison (Kuzey Osetya) ve Matlas (Dağıstan) sırtlarına 15 milyar dolarlık yatırımla kurulacak kayak merkezlerine Karadeniz’den kolayca erişim sağlamak için askeri araçlar ve Kafkas atlılarının çoktan terk ettiği bu yolu diriltmeyi stratejik öncelik sayıyor. Gocunan tek ülke Gürcistan. Tiflis’e bakılırsa bu ‘Abhazya’nın ilhakını derinleştirmek’ anlamına geliyor. 15 Aralık 2009’da Sohum’da röportaj yaptığım Abhazya lideri Sergey Bagapş, bu yolla ilgili Putin’inkiyle örtüşen stratejik hesaplarını anlatmıştı. Özetle şu üç noktaya parmak basmıştı: 

* Abhazlar ile Kuzey Kafkasya’daki akraba halklar arasındaki alış-veriş artacak. 

* Kuzey Kafkasya’ya gitmek isteyen diasporadaki Çerkesler Sohum yolunu da kullanabilecek. 

* Rusya, hem Kuzey Kafkasya hem de federasyonun diğer bölgelerine yapılan ithalatın Soçi limanından değil Abhazya limanlarından yapılmasını isteyecek.
Anladığım kadarıyla burada hedef Gürcistan’ın Abhazya’ya uyguladığı ablukayı yarmak. Bunun için Sohum’un iki şey yapması gerekiyor; Birincisi Sohum limanını böylesine bir mal akışına göre yenilemek. İkincisi Babuşera havaalanını uluslararası uçuşlara hazır hale getirmek. Ki Sohum’un yanıbaşındaki Babuşera, Karadeniz’de pisti en uzun havaalanı. Abhazya hazır olunca Moskova, uçak veya gemilere ‘Soçi aşırı yoğun Sohum’a gidin’ diyecek. Tabi bunun Rusya açısından da önemli ajantajları var;
Her şeyden önce kapasitesi sınırlı Soçi limanı ve Adler havaalanının yükü hafifleyecek. Abhazya’nın her yıl ağırladığı ortalama 1 milyon Rus turist, kara trafiği giderek fecaat arz eden Soçi’den gelmek zorunda kalmayacak. Ve Abhazya’nın ‘de jure’ olmasa da fiilen tanınması sağlanacak. Tıpkı Tayvan (resmi adıyla Çin Cumhuriyeti) gibi. 1971’de BM’deki koltuğunu Çin Halk Cumhuriyeti’ne kaptıran Tayvan, 23 ülke tarafından tanınsa da 122 ülkede gayriresmi olarak temsil ediliyor. Uluslararası trafikte yeni Sohum hattında birinci dereceden muhatap Türkiye olacak. Trabzon-Sohum deniz yolunun açılması ve İstanbul-Sohum hava köprüsünün kurulması Sohum-Çerkesk askeri yolunun hayat damarı. Bagapş meselenin Türkiye ayağıyla ilgili şöyle demişti:
“Türkiye’den gelecek malların hem deniz hem havayoluyla Abhazya üzerinden Rusya’ya sevki konusunda Türkiye ve Rusya’da ciddi çalışma içindeyiz. Rusya yönetimi sıcak bakıyor. Bu Abhazya için çok yararlı bir ekonomik proje olacak.”
Sohum’dan Kodor’a tırmandıkça asfaltın giderek kaybolduğu ve bir noktadan sonra izinin sürülemediği 337 km’lik yolun Karaçay-Çerkes bölümünün büyük kısmı zaten asfaltlı. Yol Kuzey Barınak Kampı’nda kesiliyor. Kafkas sıradağlarında yeniden açılması gereken 13 km’lik zorlu bir mesafe var. Kuzeyde 2781 m yüksekliğindeki Kluhorski geçidi ile güneyde Kodor’un buluşmasıyla Kafkasya’nın iki yakası birbirine kavuşacak. Kuzey yakada Dombay ve Teberda gibi Elbrus’a yaslanmış tatil bölgelerinden de geçen yol, macera severler için enfes bir güzergâh.
Velhasıl işgali kolaylaştırmak için yapılmış yolda bugün Kafkasya için kalkınmanın taşları döşeniyor. Tabi sözler tutulursa...

54 cente Gürcü takımı
Gürcistan, devlete ait altı futbol kulübünü satılığa çıkarmış. Fiyatını 1 lari (0.54 dolar) koymuş. Herkes alsın diye değil tabi... Geçen ay pilot program çerçevesinde FC Torpedo Kutaisi kulübü petrol şirketi Wissol’e gitmiş. Şimdi Baia Zugdidi ile Sioni Bolnisi’yi Geocell ve Azeri petrol şirketi SOCAR’a satmak için uğraşıyorlar. Poti limanını işleten Arap şirketi Ras El-Haimah, Kolkheti Poti FC’ye talip. Gürcü ilaç şirketleri Aversi ve PSP, cep operatörü MagtiCom ve Rus petrol devi Lukoil’in de birinci ligdeki kulüplerde gözü var. Bilgilerde abartılıysa günahı Gürcü Futbol Federasyonu Başkanı Zviad Siçinava’nın boynuna...

Rus kaçkını Malakanların trajedisi
İvan Varonin ataları Ruslar tarafından sürülmüş Rus’tu. 81’inde devrildi. Haziranın sonuydu. Bakü’den 125 km ötede Karinovka’da telaş büyüktü. Cenaze töreni ve defin için gereken adam kalmamıştı köyde. Kalanlar yaşlıydı, topu topu 15 haneydi. Köyün sonradan sakini olmuş Müslüman Azeri komşular yardıma geldi. Mezarı kazmak için dört erkek bulundu. Birkaç kişi ibadethanenin (sobraniye) örümcek ağlarını temizledi. Birkaçı erişte çorbasını hazırladı. Birkaç yaşlı kadın ilahi söyledi. Cenaze dinlerarası imeceyle kaldırıldı. Bu bir Malakan (Molokan) trajedisi. 400 yıl önce Ortodoks kilisesinin aforoz ettiği Hıristiyanlardı. Felsefesi pasifistti. İşgalin öncü gücü Ortodoks Kilisesi’ne ayak bağıydı. Her bir Malakan haç çıkarmayı reddeder, ikonlara inanmaz, dokuz kez diz çöküp ayağı kalkarak ibadet ederdi. Oruç tutmaz, Ortodoks perhizini bozup süt içerdi. Bu yüzden lakabı ‘Molokan’ yani ‘Süt İçen’di. Sorarsanız İncil’i en iyi yorumlayan onlardı ve kendilerine ‘Saf Ruh’ derlerdi. Kiliseye ters düşmenin bedelini 19. yüzyılda sürgünle ödediler. Dağıldıkları yerlerden biri de Azerbaycan. Ama Azerbaycan’da 20 yılda sayıları kat be kat azaldı. SSCB dağılırken başlayan göç, Karabağ savaşı sırasında hızlandı. Yarısı Bakü’de birkaç bin kişi kaldı. Karinovka gibi Kızmeydan, Çuhuyurd, Hil’milli köyleri birer birer son Malakanları uğurluyor. 

Patron twitledi, sen de twitle!
Kremlin sakinleri halk değil ama yetkililer için moda ikonu. Vladimir Putin siyah kuşağıyla birkaç rakibini devirince judo merakı patlamıştı. Selefi Boris Yeltsin tenis oynadığında eline raketi alıp korta çıkmak moda olmuştu. Şimdi Dmitri Medvedev kendine twitter hesabı açtı ya avenesi patrona ayak uydurdu. Rus lidere en hızlı öykünen Çeçen başkan Ramzan Kadirov. Ama “Asıl Kadirov benim, o sahte” diyen Kadirovlarla başı belada. “Ben, gerçek Kadirov!” dese de at izi it izine karıştı bir kere! Burası Twitter, yumruğu indirince herkesin hiza mesafe aldığı alem değil.