Esedleşen Beşşar'ın 'Şam kriterleri'

Suriye lideri Beşşar Esad dün yine çıktı, konuştu, yol haritası verdi. Hâlbuki diktatörden kurtulmaya ramak kalmıştı!..

Suriye lideri Beşşar Esad dün yine çıktı, konuştu, yol haritası verdi. Hâlbuki diktatörden kurtulmaya ramak kalmıştı! Ne güzel Türkiye’nin güzide gazeteleri Esad’a sığınacak yer de bulmuştu. Öyle bir hava estirildi ki herkes Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 3 Aralık’ta İstanbul’da Esad’ı gözden çıkardığına, Suriye liderinin artık kaçacak yer aramaya başladığına inanmıştı! Akşam gazetesi 26 Aralık’ta Esad`ın Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez`e mektup yazıp sığınma istediğini Türkiye’nin Caracas Büyükelçiliği’ne teyit ettirmişti. Yeni Şafak 30 Aralık’ta ‘Esma’nın yeri hazır’ manşetini atıp “Sığınacak ülke arayan Esedler için en uygun yer olarak Moskova yakınlarındaki jet sosyete beldesi Barvikha öne çıkıyor” demişti. Kaynağı da New York Times’tı. Esad’a ömür biçen siyasi demeçler, köşe yazıları ve haberlerle dolu 21 ay geçirdik. Esad’a Lazkiye’de Alevi devleti kurdurtan analizlerden, sarayının bir köşesine ya da Lazkiye’de köyüne çekilip işi şahin kanada bıraktığı haberlerine kadar bir dizi komplo teorisiyle yatıp kalktık. Demek ki git deyince gitmiyor! Gerçeğe uyanma vakti. Öyle bir gerçek ki iç karartıyor: Coğrafya bölündü, halk da öyle. Bir yanda “Canımız feda ey Beşşar” diyenler, diğer tarafta Esad’ın iktidarda olduğu her anı ‘büyük bir zulüm’ sayanlar.

Kürtleri kendinden saydı

Esad’ın son yol haritasını açıkladığı 10 Ocak 2012’den bu yana 41 bin kişi öldü. Rakam Suriye Devrim Şehitleri Veritabanı’na ait ve teyit şansımız yok. İlk yol haritasıyla yeni anayasa hazırlandı, 26 Şubat’ta referandumda oylandı, 7 Mayıs’ta seçime gidildi ve ‘dahili muhalefet’in katılımıyla ‘uzlaşı hükümeti’ kuruldu. Ama derde deva olmadı. Keşke işin başında Esad daha cesur adımlar atabilseydi. Şimdi gitmek istese de gidemez! Bir kere Esad’ın kaderini kendi kaderi sayanlar ya da muhalefete güvenmeyenler az değil. Varsayalım gitti ya da devrildi, yine de düşmanlık bitmez. Esad’ın yardımcısı Faruk Şara’nın tespiti dürüstçeydi: “Ne ordu ne de muhalifler zafer kazanabilir.” Ne var ki Esad’ın ayakta alkışlanan dünkü hitabı ‘çaresiz bir liderin son konuşması’ gibi de değildi. Vaatkârdı. Sanki kendisine 2014’e dek iktidarda kalma vizesi sunan Amerikan-Rus mutabakatının verdiği rahatlık içinde konuşuyordu. Hatta sahanın belli gerçeklerini de saptırdı. “Rasulayn’da halkımız Türkiye’den gelen teröristleri püskürttü” diyerek kuzeyde inisiyatifi alan Kürtlerin direnişini rejime mal etti. Kim bilir Kürtleri selamlarken hedefi Kürt koalisyonunu Suriye Ulusal Koalisyonu’na (SUK) katma çabalarını baltalamaktı. Ayrıca bütün silahlı muhalefeti ‘yabancı Kaidecilere’ indirgedi. Eline silah alsınlar ya da almasınlar Esad’ı bir gün dahi iktidarda görmek istemeyen muhalefeti yok saydı. Hatırlayalım Esad’ın kast ettiği Selefiler içinde başı çeken Nusra Cephesi’ni ABD terör örgütü listesine almıştı. ABD, Nusra kararıyla Esad’ın eline koz verirken Amerikan yönetiminin yegâne temsilci olarak tanıdığı SUK da Nusra’ya arka çıkarak Washington’ın beklentilerine ters düştü.

Örtüşen mutabakatlar

Esad’ın yol haritası özü itibariyle Cenevre Mutabakatı’nı yansıtıyor. Öngördüğü adımlar şöyle: “Yabancı güçler silahlı gruplara silah ve mali desteği keser. Terörist eylemler sona erer. Hükümet güçlerinin operasyonları durur. Sınırlarda kontrol sağlanır. Milli mutabakat konferansı toplanır. Milli misak hazırlanır ve referanduma sunulur. Misakı uygulayacak hükümet kurulur. Yeni anayasa hazırlanır ve referanduma gidilir. Seçimler düzenlenir ve hükümet kurulur. Ulusal uzlaşı için konferans düzenlenir. Krizde hapsedilenler için genel af çıkartılır. Yeniden yapılanma ve inşa başlar.”

Peki, ortaya koyduğu yol haritasının işe yarama şansı var mı? Düşmanlıklar bu noktaya gelmeseydi bir şansı vardı. Eline silah alan kesimler dışarıdan destek gördükçe ne Esad’ın yol haritası ne de El İbrahimi’nin çözüm planı işe yarayabilir. Ama Esad bu haritayla kendi görev süresinin sonunu bulabilir. Zaten muhalefetin Esad sonrasına hazır olmadığını düşünüp çöküş sürecini zamana yayan Batı kanadı Esad’ın 2 yıl daha kalması önerisine fit olmuş durumda. Tek kılçığın saplı kaldığı yer Esad’ın 2014’te yeniden aday olup olamayacağı konusu. Bu ABD’nin yutamayacağı bir kılçık değil. ABD, bölgesel müttefikleri gibi bir yerde takılı kalmıyor, birden fazla senaryo ile yürüyor.