Eski dünyada 'Büyük Oyun'a yeni strateji

ABD Başkanı Barack Obama 3 yıldır uygulamalı olarak ipuçlarını verdiği askeri stratejiyi sonunda resmileştirdi. Savunma Bakanı Leon Panetta’nın geçen hafta Pentagon’da duyurduğu strateji orduyu küçülterek güçlendirme, insansız uçak, uzay ve siber uzay teknolojilerine ağırlık vererek savaşın yükünü insandan makinelerin sırtına bindirme ve küresel liderliği bu şekilde sürdürmeyi amaçlıyor. Obama’nın yeni ordu tarifi şu: “Esnek, çevik, beklenmedik tüm tehditlere yanıt vermeye hazır.”

Panetta’ya göre Irak’tan çekilme, Kaide lideri Usame bin Ladin’in öldürülmesi ve Afganistan’dan çekilme planı asker ihtiyacını azalttı. Halihazırda 570 binden 520 bine gerileyen asker sayısı 10 yılda 490 bine çekilecek. Ama 11 savaş uçağıyla ilgili tenkisat yok. Hedeflenen tasarruf 487 milyar dolar. Kimi Cumhuriyetçi başkan adaylarının işsizler ordusu için yegâne iş kapısı sayılan orduya 100 bin asker alma, yıllık savaş gemisi üretimini dokuzdan 15’e çıkarma, İran ve Suriye’yi işgal etme önerileri dikkate alındığında stratejisi radikalce. Gerçi Ronald Reagan, Soğuk Savaş’ın bitişini askeri bütçeyi yüzde 25, asker sayısını 500 bin keserek taçlandırmıştı. Son 11 yılda iki ülkeye işgal yaşatmış ‘11 Eylül Düzeni’nin bitişi için Obama’nın tasarrufu yüzde 4’te kalıyor. Sembolik bir kesinti bile Cumhuriyetçiler’in “Demokratlar orduyu buduyor” diye feveran etmesine yetiyor. 


Denizlerin gücü adına


Stratejiden çıkan sonuca gelince; Irak ve Afganistan’daki gibi aynı anda 2 cephede büyük miktarda kara gücü olmayacak. Avrupa’daki güçler azaltılacak, karasal hâkimiyet denizlere çekilecek. Özellikle deniz ulaşım hatları üzerinde yoğunlaşma olacak. Bu açıdan İran’ın petrol ambargosuna karşılık kapatmakla tehdit ettiği Hürmüz Boğazı yeni stratejinin en yakındaki test alanı.

Panetta “şiddete meyilli hareketler, kitle imha silahlarının yayılması, İran ve Kuzey Kore’nin yıkıcı tutumları, Asya’da yeni güçlerin yükselmesi ve Ortadoğu’da dramatik değişikliklerin savunma önceliklerini yeniden şekillendirdiğini” söylüyor. ‘Küresel sorumluluk’ adına yakın hedef olarak İran ve Kuzey Kore, uzak hedef olarak Çin menzile giriyor. ABD’nin Çin’i dengelemek için epey zamandır Japonya’ya ilaveten Hindistan’ı yörüngesine alma çabası malum. Ne var ki Hindistan’ı Ortadoğu’ya taşıyıp İsrail’le müttefik yapan ABD’nin yeni stratejiyi düşmanca bulan Çin’le işi o kadar da kolay değil. Bırakın Çin’i bloke etmeyi, İran’ı tecrit politikası bile tersinden Pekin’i ABD’nin nüfuz alanına sokuyor. Hürmüz’ün kapatılması ihtimaline karşı alternatif enerji arayışına giren Çin, hafta sonu Başbakan Ven Ciabo’yu ABD’nin Körfez’deki müttefiklerine gönderiyor. Amerikan müdahaleciliğinin aksine Çin’in tarafsızlık politikası Ortadoğu’ya girmesini de kolaylaştırıyor. ABD’nin İsrail’e koşulsuz desteği, geçmişte Rusya’nın bölgede müttefik bulmasını kolaylaştırdığı gibi şimdi de Çin’in işine yarıyor. 


Afganistan stratejik üs

Yeni stratejide ‘Latin Amerika ve Afrika’da Amerikan varlığını sürdürmek için yaratıcı metotlar kullanılacağı’ belirtiliyor ama Soğuk Savaş’, ‘Soğuk Savaş Sonrası’ ve ‘11 Eylül Düzeni’ndeki konseptlerin aksine Rusya menzil dışı kalıyor. Bu Rusya’nın hesapta olmadığı anlamına gelmiyor. ABD, Asya steplerinde İngiliz çizmesiyle ‘Büyük Oyun’u yeniden kurgularken en büyük muhatabı Rusya. Hem Rusya’nın Avrasya Birliği hayalini karartmak, hem Çin’e set çekmek için Afganistan’ı stratejik üsse dönüştürüyor. 21. yüzyılın ‘İpek Yolu’nu kendi stratejik çerçeveleriyle inşa ederken Afganistan’la İran’ı by-pass etmek istiyor. Obama yönetimi, 2014’ten sonra Afganistan’da kalıcı üsler edinmek, hiç olmazsa çekilme sonrası geride 10-13 bin asker bırakmak için Kabil’le pazarlık yapıyor. Afganistan’daki nüfuzunu kullanan İran ise Irak’taki gibi bunu engellemeye çabalıyor. Komşuluk ilişkilerinin yanı sıra Afganistan’da konuşulan Farsça, İran’ın gücünü temsil ediyor. İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi’nin “Afganistan’da yabancı üsler istikrarsızlığın ana kaynağı” sözü İran’ın oyunu bozma niyetini gösteriyor. ABD, yeni oyunu kurarken 11 yıldır Kaide ile savaşta müttefiki olan Pakistan’ı yakın plana alıyor. George W. Bush’un “Sizi taş devrine geri göndeririz” tehdidi aslında Pakistan’ın nükleer dişleri sökülünceye kadar geçerli.
Sözün özü yeni strateji diyor ki Yemen’den Irak’a, Afganistan’dan Pakistan’a ABD eski dünyada savaşını hayalet uçaklar, siber teknolojiler ve hızlı hareket eden özel birliklerle yürütecek. Daha az Amerikalı, daha çok dünyalı ölecek. Konvansiyonel savaşların yerine işgal olmadan yapılan savaşlar alacak.


Twitter.com/fehimtastekin