Küçük 'zorba', büyük 'molla'

Ramzan Kadirov, Çeçenya başkanı. Gücü Moskova'dan menkul. 11 yıl önce Rusya Çeçenya'yı ikinci kez işgal ettiğinde direnenler için "Tuvalete tıkıp üzerlerine sifon çekin" diye emir buyuran Rus lider Vladimir Putin'in sifoncusu. Yıllarca kafa ezme işinde Putin'i aratmadı.
Küçük 'zorba', büyük 'molla'

Kadirov, Kabe’nin temizliğinde yine ön safta.

Ramzan Kadirov, Çeçenya başkanı. Gücü Moskova’dan menkul. 11 yıl önce Rusya Çeçenya’yı ikinci kez işgal ettiğinde direnenler için “Tuvalete tıkıp üzerlerine sifon çekin” diye emir buyuran Rus lider Vladimir Putin’in sifoncusu. Yıllarca kafa ezme işinde Putin’i aratmadı. Bağımsızlık yanlısı ‘asilerin’ sayısı kendi ifadesiyle 70 kişiye indirildi. Doğrusu direniş tüm Kafkasya’ya ihraç edildi, demir yumruğun gücüyle... Şimdilerde zorbalığı başka alanlara taşımanın derdinde; Kendi gücünü hissettireceği sosyal alanlar inşa ediyor. Camiler bunların başında geliyor.
Okul ve kamu dairelerinde başörtüsü zorunluluğu birkaç yıldır gündemde. Son bir iki aydır da Gudermes ve Caharkale’de başı açık kadınlara ‘paintball’ silahıyla boya atan ‘gizli görevliler’ türedi. Camları karartılmış İçişleri Bakanlığı’na ait araçlarla gelen zorbalardan birinin elinde kamera ötekinin elinde paintball. Biri saldırıyor, diğeri kaydediyor. Vaka sayısı 10. Fail meçhul. Ama olay sahipsiz değil. Kadirov 8 Temmuz’da Grozni TV’ye bakın ne diyor: “Kimin yaptığını bilmiyorum. Fakat onları bulursam şükranlarımı sunarım. Benim iznimle yapsalardı bile bundan utanç duymazdım.” Aynı röportajda insan hakları savunucularını da ‘Halk düşmanı, devlet düşmanı’ diyerek sustalı adamlarına açık hedef yapıyor. Tam da bir tarafıyla Rus, diğer tarafıyla Çeçen, her bir faili meçhulün cesurca izini sürmüş, kaçırılan her bir insanın peşine düşmüş hak savaşçısı, Çeçen vicdanının simgesi Natalya Estemirova’nın katledilişinin yıldönümünde... Natalya bütün mağdurların, tehdit edilmişlerin, korkutulmuşların gören gözü, işiten kulağıydı.
Bundan iki gün önce, 6 Temmuz’da Putin, Kislovodsk’ta yerel liderlere konuşuyordu. Putin, 11 yıl önceki Putin değildi. Silahlara veda diyen ‘barışçı’, 5 zirvede kayak ağından söz eden ‘yatırımcı’, 400 bin kişiye istihdam vaat eden ‘devlet baba’, hâlâ dağlarda kalan direnişçiye acıyan bir ‘müşfik’... Tanklar üzerinde değil sivil stratejiyle gelen bir Putin; sahte ya da gerçek, zaman en iyi turnusol kâğıdı. Fakat ne değişir ki, varsın barış adamı olsun; Aynı toplantıda Putin’in diğer liderlere ‘rol model’ olarak övdüğü Kadirov’un ayağında patronundan kalma postallar var. Postallar malum da asıl derdim kafasındaki takkeyle...
Kremlin’in Kadirov’u Çeçenlere lider olarak kabul ettirmek için güttüğü politika çok çarpıcı. Takke bu yüzden önemli. Kadirov’un öldürülen babası anısına kurulan Ahmet Kadirov Vakfı hayır işinde Kremlin’in paravanı. Avrupa’nın en büyük camisi Caharkale’de bu vakıf aracılığıyla yaptırıldı. Kaynak Çeçenlermiş gibi herkes vakfa duacı! Türk mimarların eliyle yükselen benzeri camiler cezp ediyor, etkiliyor, Kadirov’a saygıyı artırıyor. Kadirov bir yanıyla şiddetli bir lider, bir yanıyla muttaki; Mihrapta imam, imamın sağında kamet getiren müezzin, zikir halkasında zâkir, huşuyla gözyaşı döken nâdim... Var gücüyle sufizmi diriltiyor, 140 küsur yıl sonra Kunta Hacı Kişiyev’in Kadiri halkasını genişletiyor.
Nakşilik İmal Şamil’le sona eren ‘gazavat’ döneminde, Rus işgaline karşı direnişin psikolojik kalkanıydı. Şamil’in teslim olmasıyla boşluğa düşen Çeçenleri teskin edense Kunta Hacı’nın kaderciliğiydi. Bugün onun öğretisi, Kremlin’in ‘Vahhabizm’ diye etiketlediği ve Arap savaşçılarla gelen selefi akıma karşı panzehir olarak Kadirov’un kazanında kaynatılıyor. Üstelik yeni Sufi uyanışın şansı büyük. Her şeyden önce daha yerel ve 1859’da Şamil’in teslim olduğu gün kadar kanatları kırılmış Çeçenler için hâlâ teskin edici. Müzik ve dansın ritmiyle Kadiri zikri, Çeçenlere ‘ilahi’ bir Lezginka (sert oynanan dans) gibi geliyor. Bugün bayraktarlığını Kafkasya Emirliği’nin yaptığı ‘selefilik’ ise Çeçen örf ve geleneğini örseleyen bir hırçınlığa sahip. Putin de işlevinin farkında olmalı ki ekonomik krize rağmen cami bütçesinde tasarruf yapmadı. Ama unutulan şey tarihin tekerrürü: Zikir halkasına dizilenler eğer Çeçense, Kişinev’in pasifizmi bile kuşku nedeni. Ruslar ‘gazavat’ın panzehiri, deşarj aracı diye baktıkları zikir halkalarının isyan dalgasına dönüşmesinden korkup birkaç yıl sonra Kunta Hacı’yı Novgorod zindanına tıkmıştı. Çeçenler 1864’te şeyhin bırakılması için 4 bin kişilik zikir halkası kurmuş, Ruslar yaylım ateşiyle 200 müridi halkadan düşürmüştü. Putin, Çar 2. Aleksandır gibi ‘En iyi Çeçen ölü Çeçendir’ parolasından, ‘En iyi Çeçen zikreden Çeçen’dir’ çizgisine geldi. Ama tarih diyor ki bu çizgi elektrik yüklü...

Aman ‘Son Abazin’ olmasın!
Karaçay-Çerkes’te Abazin halkının yegâne şairi Mikail Çikatuyev anadilinden endişeli. Kitap var okuyan yok. Şehirlerdeki Abazinler anadildeki sesleri artık çıkartamıyor. Ses yoksa dil de yok demek. Üstelik anadilde eğitim olduğu halde. Anadil dersine giren öğretmen çocukları Rusça selamlıyorsa Abazincenin vay haline! Durum değişmezse Abazincenin çınarı Çikatuyev’in ‘Son Abazin’ olması mukadder! Tıpkı Tevfik Esenç gibi. Ubıhça onunla birlikte 1989’da toprağa gömülmüştü. O yok olan diller trajedisindeki ‘Son Ubıh’tı.

Ermeni düşündeki uranyum
Ekonomisi batmış Ermenistan gözünü yerin derinliklerindeki 30 bin ton uranyuma dikti. Tam da ‘nükleer’ İran’ın burnunun dibinde... Erivan’ın 340 km güneyinde Syunik (Zengezur) bölgesindeki Lernadzor’da Rus-Ermeni Jeoloji Şirketi madenle ilgili keşif çalışmalarını sürdürüyor. Ermenistan’ın Sovyetler zamanında kurulmuş bir nükleer tesisi var ama 2014’ten önce çıkarılması beklenmeyen uranyum, Rusya’da zenginleştirilip nükleer yakıta dönüştürülecek. İşin içinde Rusya’nın enerji şirketi Rosatom var. Madenlerin bulunduğu tepeler, Azerbaycan’ın özerk Nahçivan bölgesi ile işgal altındaki Azeri toprakları arasındaki dar koridorda yer alıyor. Bölge halkı da uranyumla kansere yakalanacakları korkusuyla karşı çıkıyor, bugünlerde İran’a giden anayolu kapatma tehdidi savuruyor. Erivan’sa tam takır devlet kasasını uranyum parasıyla doldurmanın düşüne kaptırmış kendini... Çevreciler, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Armen Movsisyan’ın umurunda değil: “Uranyum güzel bir gelir kaynağı. Son birkaç yılda fiyatı 20’ye katlanan tek tabi kaynak.”

Raydaki devrimci umut
Erivan, Ermenistan’ı İran’a bağlayacak demir yolu için kredi arıyor. Ulaştırma Bakanı Manuk Vartanyan Çin’in kapısını çalmış, ufukta Asya Kalkınma Bankası’ndan 1 milyar dolarlık bir kredi gözüküyor. Erivan ile Tahran yönetimleri 470 km’lik demiryolu için 2009’da anlaşmıştı ama kaynak sorunuyla proje çıkmazdaydı. Ermeni lider Serj Sarkisyan’a göre raylar döşendiğinde bölgede ‘devrimci bir etki’ yapacak. 

Çara kalsa uçmak kolay
Kremlin’in Kafkasya çarı Aleksander Hloponin akıllı adam, sorunu bam telinden yakalamasını biliyor. Kremlin Kafkasya’nın sosyo-ekonomik sorunlarını çözüp bölgeyi şiddet döngüsünden çıkarmaktan dem vuruyor. Bölgeyi turizm cenneti yapmak hedef. Ama bu güzelliğe varmak çok pahalı. Moskova’dan Kafkasya’ya uçak bileti 227-356 dolar. Bu parayla Avrupa’nın her yerine uçmak varken Moskovalı niye Kafkasya’ya gitsin? Hloponin, samimiyet testi yapar gibi Putin’in önüne vergileri kaldıralım önerisini koydu. Hloponin’e göre ideal fiyat 160 dolar. Elbrus’da sinek avlayan otelleri doldurmak için başka çare yok. Üstelik hükümet Kaliningrad ve Uzak Doğu’ya sübvansiyon uyguluyor. Kafkasya’ya neden olmasın!