Tel Ebyad için yol haritası

Tel Ebyad'da ne olacak diyenler Cezire kantonuna baksın. YPG'ye etnik temizlik suçlamasında bulunanlar da oraya baksın.

IŞİD’in dünyayla irtibatını sağlayan iki kapının da Türkiye’ye açılıyor olmasından hicap duymayan iktidar erkânı ve avenesi şimdi Tel Ebyad’ın dünyanın vahşi örgütünden kurtulmasının yasını tutuyor. ABD’nin bombardıman desteği ile Araplar ve Türkmenlere karşı etnik temizlik yapıldığından Kürt devletinin kurulmasına, Akdeniz’e enerji koridoru açılmasından Suriye ve Türkiye’nin parçalanmasına kadar dillendirilmeyen stratejik tahlil kalmadı. Maşallah Kürtler söz konusu olunca stratejik derinlik dibi görüyor. IŞİD oradayken hatta Türkiye’nin sırtlarını sıvazladığı gruplar 2014’te IŞİD tarafından Tel Ebyad’dan kovulduğunda sesini çıkarmayanlar şimdi bölgeyi YPG’den kurtarma çağrısı yapıyor.

Defalarca yazdık, mahsuru yok bir kez daha tekrar edelim: Rojava'nın savunma gücü YPG, Tel Ebyad’ı tek başına değil Arap müttefikleri Burkan el Fırat, Liva el Tahrir ve Suvar el Rakka gibi örgütlerle birlikte kurtardı. YPG’nin ortakları Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) içerisinde yer alıyor(du).

Elbette IŞİD’in Tel Ebyad’ı kaybetmesinden dolayı endişelenmesi gereken birileri var ama bunlar evlerini terk etmiş Arap ve Türkmen siviller değil. Korkması gerekenler IŞİD saflarında kan dökenler. Onları da konu komşu herkes tanıyor.

PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’e “Tel Ebyad’da yol haritanız nedir” diye sordum. Önce her zamanki gibi Türkiye’ye dostluk mesajları verdi. Ağır ithamlara rağmen işbirliği önerisini yineledi. Etnik temizlik suçlamasını reddetti.

“Hiç kimse insanların kendi evlerine dönüşünü engelleyemez. Böyle bir suçlamanın dayanağı yok. Bütün insanlar evlerine dönecek. IŞİD’in saflarına katılıp kan dökmüş olanlar dışında kimsenin korkmasına gerek yok. Biz birbirimizi tanırız. Kimin ne suç işlediğini herkes bilir. Elbette kan dökmüş olanlar yargıya teslim edilecektir. Bunun dışında herkes rahat olsun. Türkiye de rahat olsun. Sınırın iki yakası da bizim halkımızdır. Biz kendi halkımıza nasıl düşmanlık ederiz, böyle bir şey söz konusu olabilir mi? Defalarca söyledik; Türkiye kendini güvende hissederse biz de kendimizi güvende hissederiz” dedi.

Bunlar 2013’te Tel Ebyad’da Türkiye’nin desteklediği örgütler tarafından oğlu öldürülmüş bir babanın sözleri.

Etnik temizlik suçlamasının odağındaki YPG, Temmuz 2012’den beri kontrol ettiği bölgelerde böyle bir şey yaptı mı ki Tel Ebyad’da yapsın! Serekaniye (Ras el Ayn) 1963’teki Arap Kemeri projesi çerçevesinde Tel Ebyad’dan çok daha ağır şekilde Kürtler aleyhine demografik müdahaleye maruz kaldığı halde YPG, burada Baas’ın yerleştirdikleri dahil hiçbir Arab’ı yerinden etmedi.

Peki, bu vaveyla neden? Evet, Öcalan’ın Suriyeli takipçilerinin özerklik tesis etmesi ve IŞİD’le savaşan güç olarak dünyada teveccüh görmesi hazmedilmesi zor bir gelişme. Bu konuda haklı ya da haksız devletin rahatsızlığı ayrı bir konu ama YPG’nin IŞİD ile bir tutulması hatta “IŞİD zamanında bu insanlar evlerini terk etmek zorunda kalmamıştı” diyecek kadar IŞİD’den yana tercih konulmasının akılla, vicdanla bir münasebeti yok. Hâlbuki IŞİD’in yüzlerce kilometrelik Türkiye sınırlarına tamamen yaslanmasını önleyen Ankara’nın ‘terör örgütü’ diye lanet yağdırdığı YPG’nin bariyeri oldu. AKP yönetimi ise Kaide bağlantılı örgütlerin 2012’de sınır kapılarını ele geçirmesinde orkestra şefliği yaptı. Tel Ebyad’ı teslim alan da Nusra, Ahrar el Şam, Tevhid Tuyagı ve Furkan Tugayı idi. IŞİD gökten inmedi, onların içinden çıktı.

Herkes bundan sonra ne olacak diye soruyor? Olacağı görmek için Kobani, Afrin ve Cezire kantonlarında olana bakmak lazım. Kürt ağırlıklı oldukları için Kobani ve Afrin bir kenara Arap, Kürt, Asuri-Süryani, Keldani, Ermeni ve Çeçenlerin yaşadığı Cezire’deki yapılanma Tel Ebyad için fikir verebilir.

Salih Müslim’in ortaya koyduğu yol haritası şu:

-Önce şehir merkezi ve köylerdeki bubi tuzakları ve mayınlar temizlenecek. Buna paralel olarak dışarıdan olası saldırılara karşı savunma hatları oluşturulacak.

-Şehrin güvenliği sağlanınca Tel Ebyad’ı terk etmek zorunda kalmış sivillerin dönüşü organize edilecek.

-İnsanların dönüşünün ardından tüm etnik grupların temsil edildiği sivil yönetim oluşturulacak.

-YPG ve diğer savaşçı güçler, kentin güvenliğini oluşturulacak asayiş birimlerine teslim edip dış hatlara çekilecek. Yani sivil alanlarda silahlı güç bulunmayacak.

Sınır kapısının işletilmesi konusunda da Müslim, Türkiye’ye işbirliği öneriyor. Kürt bölgelerine yönelik ‘binbir rica ile insani yardımlara açık, başta türlü kapalı’ diye özetleyebileceğimiz sınır politikasının Akçakale-Tel Elbad için de geçerli olması muhtemel. Salih Müslim’in önerisi şu:

“Özgür Suriye Ordusu ile birlikte sınır kapısının kontrolünü sağlayabiliriz. Türkiye’nin bu konuda rahat olmasını istiyoruz. YPG tek başına kapıyı tutsun demiyoruz. Birlikte hareket ettiğimiz Burkan el Fırat, Liva el Tevhid ve Suvar el Rakka gibi gruplar var. İşbirliği içerisinde işlerimizi yürütebiliriz.”

Bu süreçten yeni bir kanton doğar mı? Bu soruyu da Kobani Kantonu Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı İdris Nassan’a sordum, işte yanıtı:

"Şu anda önceliğimiz Tel Ebyad'ın tamamen güvenli hale gelmesidir. Çevredeki tehlike geçmiş değil. Tel Ebyad'ın nasıl yönetileceğine tamamen kendi halkı karar verecek. Sivil yönetim konseyi Arap, Kürt ve Türkmen ve diğer etnik gruplardan oluşacak. YPG değil onlar karar verecek."

Sivillerin dönüşü konusunda birtakım sıkıntılar olabilir. Suriyeli gazeteci Barzan İso gürlerdir YPG güçleriyle birlikte köy köy dolaşıyor. “Nedir durum” diye sordum, izlenimlerini paylaştı:

"Köylerde tek tük insanlar vardı. Bunların çoğu da yaşlı, kadın veya çocuk. YPG güçlerini gören insanlar çıkıp el sallıyor. Bazıları gelip ihtiyacınız var mı diye soruyor. Tabi bu tür coşkulu karşılama endişe ya da korkudan da kaynaklanıyor olabilir. İnsanlar YPG'nin kendilerine ne yapacağını bilmiyor. Haliyle endişeli olabilirler. Bölgeyi terk eden Araplar da bekleyip YPG'nin tutumuna göre döneceklerdir. Bazı aileler 1.5 yıldır IŞİD yönetimi altında bir şekilde işbirliği yapmak zorunda kaldı. Şimdi bedel öder miyiz diye korkuyorlar."

Bu korku yüzünden dönüşler zaman alabilir. Bölgede 10 kadar Türkmen köyü var. Bu köylerden sınır boyunda olanlar zaten boşalmadı, bir kısmı Rakka istikametinde güneye gitti, bir kısmı Türkiye’ye geçti. Dönüşleri önünde ‘mayın’ dışında engel yok. Ayrıca 2012'den sonra İslamcı güçlerin bölgeden çıkarttığı 10-12 bin civarında Kürt'ün de tekrar evlerine yerleşmesi meselesi var. Bu ailelerden bazılarının evleri IŞİD üyeleri tarafından kullanılıyordu.

Kobani’de olduğu gibi Tel Ebyad’da da hükümet, Türkiye’yi IŞİD ile aynı fotoğraf karesine sokmayı başardı. Sınırda askerlere teslim olan 4-5 IŞİD’çinin görüntüsüyle yapılan PR’ın dünya kamuoyu nezdinde ‘teröre destek veren ülke’ görüntüsünü izale etmesi ve oluşan algıyı değiştirmesi çok zor.