Cam ve sonsuz ihtimaller

Camdan çalıştığı heykel, aksesuar ve objeleri bizde ve yurtdışında büyük beğeni toplayan sanatçı Felekşan Onar, ilhamı 'boşlukları nasıl dolduracağı' sorusunun cevabında arıyor.

Cam duruluğu çağrıştıran, duyuları harekete geçirip dokunma isteği yaratan bence büyülü bir malzeme. Bambaşka beğenilerden insanlar bile etkileyici bir cam obje karşısında aynı heyecanı yaşayabiliyor. Ben Felekşan Onar’ın cam heykelleriyle işte tam da beşbenzemez kişi birarada olduğumuz bir anda tanıştım. Hepimiz ayrı birine vurulduk; kimi sakinliğini sevdi kimi pütürlü dokusunu, kimi opak renklere bayıldı kimi de saydam, ışığı içine alanlarına… Felekşan Onar cam sanatı denince ismini sadece bizde değil dünya çapında da duyurmuş bir sanatçımız. Kendisi ile biraraya gelmişken biraz eskilere gitmek istedim. Bana camla ilk çalışmaya başlamasının İzmir Amerikan Lisesi’ndeki sanat dersi öğretmeni sayesinde gerçekleştiğini anlattı. ‘O zamana dek bir zul gibi gördüğüm resim dersleri artık bir anlam kazanmıştı’ diye hatırlıyor Onar. Okulda çalışmak kendisine yetmez olunca acilen tam tedrisatlı bir cam seti edinmiş. İlk projesini de gülerek hatırlıyor. Teyzesinin yenilenen evi için (‘herhalde beni kırmamak için evet dediler’) asma yaprakları arasında uçan bir kelebekle cumbanın üzerindeki ışıklığı renklendirmek, işte bu ilk iş olmuş.

Sanat tarihi ve üzerine yaptığı müzik tarihi ihtisası, ardından Viyana’da aldığı ‘turn of the century/yüzyılın dönüşü’ mimarisi dersleri, sanatçı Felekşan Onar olma yolunda ona dolaylı da olsa hep hizmet etmiş. Esin kaynağını sorduğumda aklına gelen, ‘mimari’ oluyor. Viyana yıllarının belki de bir yansıması olan bu seçimiyle ilgili ‘binaların genel duruşları ve detayları beni hep ilgilendiriyor’ diyor. ‘Bir de boşluklar’… Boşlukları nasıl tamamlayacağım sorusu beni heveslendiriyor.’ 

Soğuk bir materyal de olsa duyusal bir malzeme olan camı seçmiş bir sanatçının çalışırken hislerinden yola çıktığını duymak pek şaşırtıcı olmayabilir. Okuduğu bir kitabın, dinlediği bir konserin ardından aldığı ilhamı ne denli hızla esere dönüştürdüğünü duyma kısmıysa insanı hem imrendiriyor hem de ilham veriyor: ‘Aklımdakini hemen cama dökme isteğiyle işe koyuluyorum’ diye anlatıyor.

Fikrin doğumundan hayata geçirme aşamasına dek her adımını coşkuyla kucaklayan bir sanatçı karşımdaki… Belli ki üretirken de sohbet ederken olduğu kadar canlı ve heyecan dolu. Yaratıcı üretimle başbaşa anılan o sancılı süreçler, inişli çıkışlı ruh halleri Onar’a hiç uğramamış gibi. Yine de ‘işin ortaya çıktığı an, bir başka’ diyor. Farklı tekniklerle çalışan, doğadan ödünç aldığı formlar kadar kavramsal kurgulara da açık olan eserler üretiyor, Onar. Eserlerinde hem füzyon hem de sıcak cam tekniklerini kullanıyor. ‘Füzyon çalışmada renklerin nihai halini alması son dakikada gerçekleşen bir teknik detaydır. Çalışmaya ilk başladığım yıllarda garajımdaki fırına doğru zaman geldi diye üstümde pijamalarla koştuğumu bilirim’ diye gülümseyerek hatırlıyor. Sıcak camla çalışmanın tadı ise ekiple beraber ürettikleri için bir başka. Neredeyse hiç konuşmadan ahenk ve konsantrasyonla çalışılıyormuş. ‘Zaman zaman vermek istediğim formları ekibe anlatırken kendimin de o şekillere girdiğini görüp şaşırıyorum ama galiba en iyi bu şekilde ne istediğimi anlatabiliyorum’ diyor.

Felekşan Onar’ın cam eserleri yerli ve yabancı koleksiyonlarda mevcut. Ayrıca Anadolu Cam Üniversitesi Eskişehir Cam Müzesi’nde ve Finlandiya Riihimaki Cam Müzesi’nde eserleri bulunuyor. Peki, bir Felekşan Onar tasarımına sahip olmak isteyen sade vatandaş ne yapmalı? Sanatçı, sınırlı sayıda üretimini yaptığı Fy-shan Glass Studio markalı dekoratif ürün koleksiyonunu bu maksatla yaratmış. Halen Nişantaşı’nda Magnolia Culture mağazalarında ‘Animal Kingdom’ adlı hayvan figürleri serisi satışa sunuluyor.

Ayrıca İstanbul ve Alaçatı’da bulunan Fenix’de ‘René’ koleksiyonuna ulaşmak mümkün. New York’un en seçkin özel müzelerinden olan Neue Galerie Müzesi’nin o çok şık tasarım dükkanında da sanatçının buraya özel yaptığı vazo ve shaker koleksiyonunu gördüğümüzde onun adına koltuklarımızın kabardığını da belirtmeden geçmeyelim.

Özel koleksiyonlarda, müzelerde ve çok cazip mağaza kurguları içinde eserleri bulunan/satılan Onar, herşeyden önce keyif alarak çalışmayı önemsiyor. ‘Hedefim keyfi ve benzer çalışma etiğini paylaştığım insanlarla ortak çalışmalar yapmak’ diyor.

Dünyada cam üzerine çalışan onca yetkin sanatçının arasından kimin işlerini özellikle beğendiğini soruyorum: Karen LaMonte’nin estetik dilini ne denli beğendiğinden bahsediyor. Kendisinden bambaşka bir teknikle ancak müthiş bir özveri ile çalışan sanatçıya saygısı büyük.

Sadece tek teknikle sınırlı kalmayan, dönemler içinde farklı yüzlerle izleyicinin karşısına çıkan eserler üreten sanatçı, Pera’daki atölyesini de sergi mekanı olarak kullanabiliyor. Kendisinin takipçileri bahar yaklaşırken Magnolia Culture’daki Animal Kingdom’a katacağı yeni üyeyi merakla bekliyor.