Hayaller Paris...

Yılın ilk çeyreğinin sonuna doğru yaklaşıyoruz. 'Bu yıl mutlaka' dediğiniz, gerçekleştirmenizi bekleyen planlarla ilgili yol katedebildiniz mi?

Saatler tıkır tıkır işliyor. Mart’ın eli kulağında. Bu yıl ilk kez şunu şunu yaptım diyeceğiniz hedefler için harekete geçmenin zamanıdır. Çevremde belki bir yeni meslek edinmek değilse de bilgi sahibi olmak için arayışları olan insanların sayısının arttığını farkediyorum. Konular muhtelif; sanata yönelik maharetlerini geliştirmek isteyen de var tarih konusunda daha bilgili biri olmayı hayal eden de… Bu anlamda hizmet veren kurumların sayısında da ciddi artış görüyorum. Belli başlı semtlerin belediye hizmetleri kapsamındaki halka açık kurslarının ilanları şehri donatmış. Kız kardeşim bunlardan biri sayesinde pasta şefi olmayı öğreniyor. Yine birkaç kişinin bir araya gelmesiyle kurgulanan uzunlu kısalı özel kurslar da çok. Farklı ilgi alanlarına yönelik bu seminerlere/kurslara katılan iki ismin deneyimini bu köşeye aktarmak istiyorum. İlki ünlü çağdaş sanatçımız Kezban Arca Batıbeki. Kendisi Atölye Maçka tarafından düzenlenen, Ari İstanbulluoğlu tarafından verilen Tasarım Kültürü ile ilgili seminerlere katılmış. Açıkçası kendini pek de seminer tipi bir insan olarak görmüyor. Seyahat sırasında yaşadığı sürpriz bir deneyimin bu seminere katılma fikrini oluşturduğunu anlatıyor. Ari İstanbulluoğlu ile birlikte vakit geçirirken gördükleri bir mobilya, sohbeti tetiklemiş. Burdan başlayan sohbet 1.5 saat boyunca Ari İstanbulluoğlu’nun dilinden mobilya tarihi dinlemelerine dönüşmüş.

O yüzden Atölye Maçka’da ‘Art-Deco’dan Post-Modern’e Tasarım/Vintage/Retro’ başlıklı bir seminer verildiğini duyunca hemen yerini ayırttığını anlatıyor: ‘Art-Deco’dan Memphis ve Retro’ya uzanan geniş bir süreci kapsayan mobilya tarihini Ari İstanbulluoğlu’dan dinlemek özellikle ilgimizi çekti. Çok da keyif aldık’ diyor.

(Atölye Maçka zengin içerikli ve genel geçer başlıklardan uzak, butik temalı seminerleriyle kendini geliştirmek isteyenlerin hep takip ettiği kurumlardan. (www.atolyemacka.com)

Bir diğer isim halen aile mesleğini ikinci kuşak üyesi olarak yürüten iş kadını Aydan Özkan. Kendisi yoğun temposunda mastır öğrenciliğine zaman ayırmayı başarmış. Üç yıldır da güncel sanat platformu Spot’un bir üyesi. ‘Daha önce sanat tarihi ile ilgili seminerlere katıldım. Sergileri takip etmeye de hep özen gösteriyordum. Ama açıkçası iş güncel sanata geldiğinde tıkandığımı hissediyordum. Spot’u bu dönemde tanıyıp hemen üye oldum’ diyor. Her hafta salı günleri buluşmaları yapılan Spot’un kapsamında galeri ve sanatçı atölyeleri ziyareti, koleksiyoner evi gezileri, küratör veya direktörler eşliğinde sergi mekanlarını ve müzeleri gezme de bulunuyor. Ayrıca konusunda uzman isimler konuşmacı olarak programlara katılıyor. Özkan, Spot’la birlikte yaşadığı keşfetme keyfinin zamanla daha da arttığını vurguluyor. (Meraklıları için: 2016 için yapacakları yeni dönemli ya da birkaç haftalık programlar arasında 'Empresyonizmden II. Dünya Savaşı'na Modern Sanatın Tarihi', 'Sinemanın Gizli Dili-Güncel Sinema', 'Sanat ve Şifa' gibi seminerler bulunuyor.) Özkan için Spot seminerlerini özel kılan bir neden daha var. Üyelik programları ve seminerlerden elde edilen gelirlerin Spot Üretim Fonu’nda toplandığını ve bu yolla genç, başarılı sanatçıların fonlandığını anlatıyor: ‘Bir yandan öğrenirken bir yandan sanat üretimine katkıda bulunma imkanı açıkçası kendimi iyi hissettiriyor’ diyor. (www.spot-projects.com).