Tasarımcı işi ucuzlar

İlk görüşte aşkın ne olduğunu yaşatan ayakkabıların bir aylık rezidans kirasına satılması, rüya kılıkların metresi bilmem ne kadara satılan malzemelerden dikilmesi gibi dünya gerçekleri, stil kaygısı olanları hayallerindeki gardıroptan uzaklaştırıyor.

İlk görüşte aşkın ne olduğunu yaşatan ayakkabıların bir aylık rezidans kirasına satılması, rüya kılıkların metresi bilmem ne kadara satılan malzemelerden dikilmesi gibi dünya gerçekleri, stil kaygısı olanları hayallerindeki gardıroptan uzaklaştırıyor. Tabii her ruh/bütçe hali için öneriler getiren kapital dünyası, arz-talep dengesi bir türlü oturmamış moda yorgunlarına ümit aşılamak için anında seçenekler yaratmayı becerdi. Sonuç: Moda 'royalty'si isimlerin, alınabilir markalar için yaptığı kapsül koleksiyonlar...
Bu işbirlikleri, ilk spor giyimde filizlendi: Jil Sander'in Puma'yla, Yohji Yamamoto'nun Adidas'la, Paul Smith'in Reebok'la yaptığı işbirlikleri, satış rekorları kırdı ve cin fikrin devamı geldi. Bugün H&M'e her gidişinizde 'hi-class" bir tasarımcının elinden çıkma (örn: Stella Mc Cartney, Karl Lagerfeld, Roberto Cavalli) 50 YTL civarına satılan bir parça bulmanız mümkün.
Şahsen, ayakkabı empezaryosu Pierre Hardy'nin yeni sezon için Gap'e tasarladığı sandaletlere bayıldım. Önceki sezon Michael Kors'un sandaletleri de orijinalini (!) aratmıyordu. Sert Hollywood erkeklerinin bayıldığı John Varvatos'un Converse'e yaptığı sneaker'lar/kıyafetler de hep çok cool oluyor. Ayrıca yolu ABD'den yana düşenlere, adlarının klasikleşeceğine yüzde 100 inandığım Proenza-Schouler ikilisinin Target için yaptığı, süper ucuz elbiselere göz atmalarını öneririm.
Tasarımcı-sokak markası işbirliklerinin bizde en havalı örneği, Londra moda çevrelerinin heyecan yaratan moda tasarımcısı Bora Aksu'nun Koton için yaptığı koleksiyon. Fiyatlar da makul Koton çizgisini aşmıyor, her sezon göz atmakta fayda var.
Doris Day misali
İlkbahar modası için mahşerin dört atlısının (Prada-Marc Jacobs- Christian Dior-Gucci) koleksiyonuna göz attım, özet geçiyorum: Kesim formatı 18. yüzyıl-50'ler-70'ler-2048'ler ekseninde dolaşsa da baskın tema, çiçekli desenler. Ne kadınlar çiçek deseninden bıkar, ne de tasarımcılar bu doğurgan malzemeden...
Bir kere, elbise giymek, tüm kombini bir anda kotarabilmek adına hep iyi bir çözüm. Türlü alternatifli (floral) desenlerin her alıcı için bir türü mevcut. Yalnız dikkat: Çiçekli elbise almaya doğru sözlü-sivri dilli-zevkli bir arkadaşınızla gitmenizi öneririm (Böyle biri mevcutsa aslında her alışverişe dahil etmeniz yeğdir). Aksi takdirde bu flörtöz desenler yüzünden şık/dişi/trendy olucam derken domez/şişko/kaknem görünmek, işten bile olmayabilir.
Erkek Kate Moss!
Son yıllarda moda alanında en heyecan verici tasarımların erkek koleksiyonlarından çıktığını düşünüyorum. Hedef kitle, erkekler, kılık-kıyafet trendlerine karşı daha dirençli olabilir. Ama bu durum, İstiklal Caddesi'nde giderek daha fazla skinny jean giyen erkek gördüğüm gerçeğini gölgeleyemiyor.
Tarzını en çok beğendiğim adamların başında, otomotivci Fiat ailesinin egzantrik evladı Lapo Elkann geliyor. Lapo'nun dedesi Fiat'ın kurucusu, karizma kralı Gianni Agnelli. Lapo'nun gardırobunda da dededen kalma 20 adet Cararceni takım elbise varmış. Hatta bir kısım medya 'en iyi giyinen' unvanını bu takımlar sayesinde aldığını iddia ediyor.
Devv şirketin bilumum birimlerinde şu-bu yöneticiliği yapan avare Elkann, her dergicinin ütopyası Vanity Fair tarafından iki kere üst üste bu unvana layık görülmüş. En absürt kıyafetleri selefi Kate Moss gibi taşıdığını söylüyorlar. Lapo, miras yoluyla hak ettiklerinin dışında, takım elbiselerini Torino'daki Martorana'ya diktiriyormuş. Bir de Italia Independent adı altında gözlükler, bilumum aksesuvarlar üretiyor Lapo. Baktım, gözlükler Harvey Nichols'da da var, süperler, kadınlara da uyar.
Sevdiğim formalar
Çeşitli meslek kollarından kimselerin, aralarında sözleşmişçesine benzer kıyafetlere bürünüşü (forma tutkusu) bana monoton değil, hoş geliyor. Fitilli kadifeden dirsekleri deri yamalı ceketli akademisyenleri, yazarları düşünün. Genelde bu kombini farklı renkte yine fitilli kadife pantolonlar, ağırbaşlı renklerde V yaka kazaklar ve demi-klasik ayakkabılar (Church-Camel makosenler?) tamamlar. Orhan Pamuk ve Murat Belge konuyla ilgili aklıma gelen ilk stil ikonları...
Bir de üst düzey yönetici kurumsal hanımların çoğunlukla Network'ten olan takımlarının altında kalitesini hemen belli eden topuklu ayakkabılarını keşfetmek eğlencelidir. Topuğu dozunda yüksek, burnu kapalı ama dişi stilettolar, makam yükseldikçe Sergio Rossi'leşir...
Resmi üniforması çok şık olan şanslı azınlıktan da söz edelim: Son zamanlarda aşırı dizayn kıyafetlerle kortta arz-ı endam eden Sharapova ve floresan Williams Kardeşler değil bahsettiğim; 'old school' polo yaka, pilili etekli, vizör takmış cici tenisçi kızlar.
Şık spor forması deyince anılası bir diğer grup da golfçüler... Kolsuz V yaka yelekleri ve kramponları olmasa, çok şık bir şehir ayakkabısı olacak ayakkabıları özellikle şahane...



Prada'nın ilkbahar koleksiyonunda da yine bol bol çiçek deseni var.