Vintage takılara rağbet artıyor

Bu şehrin kadınları bijuteri takıya yüz vermez, hala Kapalıçarşı'daki aile kuyumcusuna gider diyorduk. Şehirde vintage mücevher piyasası yaratan bir marka bu alışkanlığı kıracağa benziyor.

Vintage takılar esas değerlerini üretildikleri dönemin estetik anlayışını yansıtan tasarımlarından alıyor. Yoksa kullanılan taşlar öyle ahı şahım, türünün en iyi örnekleri değil. Bir de mücevher ve kuyum bizim ata sporlarımızdan olduğu, çoğu kimsenin anneannesinden beri dost edindiği Kapalıçarşı kuyumcularının varlığından sebep, ‘vintage takı da neyin nesi’ diyen çok olurdu. Ta ki stil sahibi olmanın yolunun sadece son moda kıyafetler giyinmekten değil ‘kendine ait’ ve oturmuş bir görünüm yaratmaktan geçtiği anlaşılana dek. 

Bu aydınlanma geçen birkaç moda mevsiminde kendini iyiden iyiye ortaya koydu. O hayallerdeki sofistike, zarif kadını yaratırken hikayesiyle gelen vintage aksesuarların müttefikliğine ihtiyaç duyulduğu aşikardı. Tabii modayı takip etmede her dem atik Türk kadınlarının bu yeni duruşu anında özümsemesi de ‘eşyanın tabiatı’ gereği. O yüzden Le Sancy İstanbul markasının hızla keşfedilişini bir sürpriz olarak  değerlendirmemek lazım.

 

Aslı Bayraktaroğlu ile birlikteyim; kendisi Le Sancy İstanbul markasının Türkiye’deki üç ortağından biri. Ayrıca takı seçimleri ve kullanma biçimleriyle İstanbul stil sahnesinin en akılda kalan, beğenilen kadınlarından. ‘Le Sancy, aslında 40 yıllık Nice’te kurulmuş çok prestijli bir marka,’ diye söze giriyor Bayraktaroğlu. İstanbul ayağı ise henüz geçtiğimiz Aralık ayında kurulmuş. Bu üç ortağın buluştuğu nokta, antika ve mücevhere duydukları tutku olmuş. İç mimariden modaya, şu sıralar müthiş bir geri dönüş yaşayan Art Deco’nun takı örnekleri Le Sancy İstanbul koleksiyonunda yerini almış. ‘Kostüm mücevher’ denen, tasarımıyla ön planda olup değerli taş sayılmayan aksesuarların zarif örneklerini bulunduruyorlar. Bir de antika değere sahip altın bilezikler, zincir kolyeler, eski kesim pırlantalı yüzükler ağırlıkta. Koleksiyonun ağır topu ise şüphesiz 'signee' dedikleri ünlü mücevher markalarının vintage modelleri ve 18.yy’dan kalma parçalar…

 

Bir kadın yenisi varken neden eski bir mücevheri hatta bijuteriyi tercih eder diye soruyorum Bayraktaroğlu’na. ‘Vintage mücevher ancak hissedilerek takılabilecek mücevherdir. Hikayesi, yolculuğu ve enerjisiyle seni içine alır ve bir daha da kopamazsın’ diyor. Her tene yakışmadığından da bahsediyoruz ve bir de bakım isteyen parçalar olduğundan…

Aslı Bayraktaroğlu vintage takıları genelde karıştırak kullandığını anlatıyor. Eskisi-yenisi-sahtesi-gerçeği bir arada. ‘Vintage takı takmak benim ruhuma iyi geliyor’ diyor. Her gün mutlaka üzerindeki bir vintage takı bulunduğunu ekliyor bir de.

 

Moda meraklılarımız vintage aksesuar konusuyla yeni yeni tanışırken alışveriş tercihlerinin ne olduğunu merak ediyorum. Eski altın zincir kolyelere, Art Deco altın bileziklere, mineli parçalara ve eski Cartier marka tasarımlara ilgi büyükmüş. ‘Ruhuna vintage aşkı bulaşmış’ kişilerden bahsediyoruz birlikte. Bu zevkin birleştirdiği insanların aralarında adı konulmamış bir bağın oluştuğu konusunda ise hemfikiriz.