Yılbaşı yaklaşırken

Bu haftayla birlikte bilumum sokak modası mağazalarının indirime girdiğinin, her birinde de halihazırda hoş tasarımlı/ makul fiyatlı/bol seçenekli hediyelerin olduğunun farkındayım.

Bu haftayla birlikte bilumum sokak modası mağazalarının indirime girdiğinin, her birinde de halihazırda hoş tasarımlı/ makul fiyatlı/bol seçenekli hediyelerin olduğunun farkındayım. Ancak minör çabayla bundan daha iyisini yapabileceğinize, daha alkış alacak hediyeler bulabileceğinize inanıyorum. Ve bu anlamda size ilham vereceğini düşündüğüm birkaç seçeneği aşağıda listeliyorum:
Orijinallik peşindeyseniz: Yılbaşı için akraba ya da arkadaş; bilumum kadın sevdiğine hediye arayanlar için alternatif bir öneri: Ayça Sytmen'in Bilstore mağazalarında satılan, naif hatlı kolye ve takıları. Sezonun moda rengi ölgün gri kordona geçirilmiş, hâlâ daha iyisini çizemediğim primitif bir araba motifli kolye ya da yakaya/şala/ şapkaya/çantaya iliştirebileceğiniz tek, iri tekerli bir bisiklet. Tek hamlede kıyafete avangart bir hamle imkânı. Ölçü/bütçe sınırlamaları olmadan, özel bir hediye arayanlar için...
Bir de Nişantaşı ve İstinye Park'ta şubeleri bulunan takı mağazası Biella'ya uğrayın; özellikle renkli Kabala iplerinden yapılma, küçük gümüş motifli bileklikler pek hoş.
Marka hediyeler vermenin cazibesine dayanamıyorsanız: Bizde de pek tutulan trapez elbiseleri, anvelop etekleri, (daha sofistike kombinleri sevenler içinse) kalem etekleri ihya edecek bir çift külotlu çorap seçin Wolford'dan. Hep almayı isteyip de paraya kıyamadığınız bir aksesuvar hediye edildiğinde hepimiz memnun oluruz galiba, işte kaleyi tam bu noktadan fethedeceğiz. Wolford'un süper dayanıklı, süper cool antrasit çorapları hem şıklığıyla anında fark ediliyor, hem de çok dayanıklılar. Daha fırlama renkleri tercih edebilecek bağımsız ruhlu kadınlara hediye edebileceğiniz neon renklerin en çığırtkan tonları da mevcut...
İlle de üst-moda ürünü (high-fashion) seçenekler arıyorsanız: Şahane manken Ahu Yağtu'nun Bebek'teki minik ikinci el mağazasında satılan yılan derisi (vs.) portföy çantalar diyorum, başka bir şey demiyorum. Stil sahibi bayan arkadaşları için özel bir hediye arayanlar mutlaka göz atmalı...
Stil rol modeliniz kim?
Maruz kaldığımız bilumum görsel bombardıman arasında bizi en çok etkileyenlerin başında film karakterleri geliyor galiba. Hepimizin unutamadığı, karakterine değilse de haline, tipine bürünmek istediği film kahramanları var desem çok mu abartmış olurum? İlk adımı atıyor ve konuya dair kendi best of'umu açıklıyorum:
1. 'Blade Runner'daki Rebecca: Philip K.Roth'un eserinden uyarlanan, 21. yüzyılda geçen bir fantastik güzelleme. Mikro çip çöplüğü haline dönüşmüş yarı karabasan-yarı rüya dünyanın 50'lerin film yıldızlarından esinlenerek yaratılmış şahane klonu Rebecca (Sean Young). Narin, kırılgan, alengirli topuzu ve 21. yüzyıl kesim detaylı (?) etek takımlarıyla hep zarif bir karakter... Geçmişten bolca referanslar bulunduran, kılık kıyafette 'gelecek' vurgusunu velcro ile sentetik kumaşlardan, uniseks sentetik kıyafetlerden ibaret sanan biz televizyon çocuklarını farklı bir görselleğe taşıyan bir film, bir karakter.
2. 'Royal Tenenbaums'daki Margot Tenenbaum: Çoğu kimsenin aksine süper-hiper cool bulduğum Gwyneth Paltrow'un (Margot Tenenbaum) filmde elinden eksik etmediği karamel Hermes Birkin çanta, vizon manto, Gucci loafer'lar ve alakasız Lacoste tenis elbiselerle sıyrılan, ikonik sıfatını hak ettiren hali. Bordo tırnaklar da cabası.
3. 'American Gigolo'daki Michelle Straton:
Ayrık dişin pekâlâ seksi bir durum olabileceğinin yaşayan kanıtı, her daim top model Lauren Hutton (Michelle Stratton), bu filmde ipek gömlekleri, yüksek belli jean/ kumaş pantolonları ve kameranın ara ara gözümüze soktuğu tarçın renkli Bottega Veneta portföyüyle ne kadar seksi ve de dişi...
Yanlış olmasın...
Ortalık ayağa kalktı, Hayrünnnisa Gül, çifti 1000 YTL civarinda satılan Christian Louboutin ayakkabılar giyiyor diye... Nereden mi anladılar? Markanın alametifarikası kırmızı tabanlar her şeyi açıklıyor diye düşünüldü, Cumhurbaşkanı'nın eşi ayakkabı tercihiyle ilk sayfalara manşet oldu.
Peki gerçek öyle mi? Arkadaşlar, şu sıralar en 'hot' günlerini yaşayan Louboutin ayakkabıların da binbir kopyası mevcut. Üstelik bir kırmızı taban attırmak bu çağrışımı yapmak için yeterli. Louboutin'lerin bir kırmızı tabanla ortalığı kasıp kavurma marifetinden değil sokak markaları; Gucci, Cesare Paciotti gibi dev markalar da etkilendi, onlar da kırmızı zeminli tasarımlar ürettiler.
Yani her timsah nasıl Lacoste değilse, her kırmızı taban da Louboutin değil. Zaten H. Gül'ün tercihi model de markanın neredeyse ezberlediğimiz modellerini çağrıştırmıyor; o yüzden boş yere heyecana mahal yok diyorum.