Almanlar yenilince, yenilmiş sayılır mıyız hocam?

Euro 2008 boyunca, vatan evlatlarının konuyla ilgili sohbetlerinde, en güldüğüm cümle bu idi. Doktor Gerçek Görücü?den tarihe (okuldaki tarihe yani) hüzünlü bir soru. Hep öyle öğrendik, 1.Dünya Savaşı?nda Almanya yenildiği için, müttefiki olarak biz de yenilmiş sayılmıştık ya!

Euro 2008 boyunca, vatan evlatlarının konuyla ilgili sohbetlerinde, en güldüğüm cümle bu idi. Doktor Gerçek Görücü’den tarihe (okuldaki tarihe yani) hüzünlü bir soru. Hep öyle öğrendik, 1.Dünya Savaşı’nda Almanya yenildiği için, müttefiki olarak biz de yenilmiş sayılmıştık ya!
Yoksa biz niye yenilelim değil mi?
Bu arada kader ağlarını İtalya-İspanya maçında örmeye başlamıştı.
‘Duyum’dan geçilmeyen günlerde ‘durum’ netleşince, 40 yıllık İtalya aşkı anında
bitmiş, yerini 17 nümerolu delikanlı ile olgun yaşlardaki teknik direktörüne yoğun ilgiye bırakmıştı. Buralardan üflenen dileklerle, İspanya’nın mutlu sona erişmesi hayal değildi artık!!! Güçlü nefesler!
Belki bir parmak!!!
Kupayı kaldırmadan hemen önce, Luis Aragones’i havalarda zıplatan futbolcuları,
ekran başında kalp çarpıntılarına yol açtıysa da, korkulan olmadı. Askere yollama törenlerinde, çocukları yere düşürüp sakatlanmalarına yol açan ‘uğurlayıcılar’dan iyi çıktı İspanyollar.
Güzel görüntülerdi. Zico’suz hayata alışma çabalarında gülümsetti bari. Zaten genel olarak pek gülümsemeli bir kupa oldu. Avusturya ve İsviçre’den gelen raporlarda, yazları sıcak ve yağışlı ve yumuşatıcı efektli bir iklimdir oralar bulgularına yer verildi. Ama bütün bunlardan önemlisi, annelerin gözünde itibarımız arttı. Eh, krallar kraliçeler cumhurbaşkanları başbakanlar prensler prensesler, yakın planlarla evlerimize girdi, en sevimli yüzleri ve heyecanlarıyla. Varmış demek ki futbolda bir hikmet dedi anneler de.
Euro 2008 bitti, tv kanallarındaki diziler de sezon finallerini futbola öykünerek yaptı: bol soru işaretleriyle! Şimdi sıra, yakında hizmetimizde olacak ‘idmanda şunu sertçe azarladı’, ‘bunu beğenmedi’, ‘kaşını fazla kaldırdı’, ‘parmak arası terlik giydi (bkz. Löw ve Lucescu günleri)’ cümlelerine dayanabilmek için kondüsyon kazanmakta. Kupa boyunca göz ve kulak şenlendirici yorumların, biz bize durumunda da devam etmesini umarak. Ekranlarda az soonrasız, senin takım yenildi giy benimkinin formasını, kaybettin kes sakalını olarak bezdiren mevsim normallerine dönmemeyi dileyerek. Almanya yenilince yenilmiş sayılmamanın tadıyla. Gidenlere sevgiyi koruyacak, gelenlere kalpte yer açmayı sağlayacak direnç ve niyetlere hayat ışığı vererek.
Yerine sevmek diye bir sıkıntıya gerek yok. Aragones’e alışmak, ısınmak, takdir etmek, sevmek demek, gideni unutmak demek değil.
Nasıl olsun ki! “Bambaşka bir halin vardı / söyleyecek sözün vardı” idi o.
Zico. Bu kalp seni unutur mu?