Obama Başkan, Fener Şampiyon!

Her sene fikstürde ilk bakılan maç için, bir Fenerli?ye "O gün ne olmasın istersin?" diye sorulsaydı, tereddütsüz "Aman Alex sakat olmasın da..." olurdu cevap.

Her sene fikstürde ilk bakılan maç için, bir Fenerli’ye “O gün ne olmasın istersin?” diye sorulsaydı, tereddütsüz “Aman Alex sakat olmasın da...” olurdu cevap. Maça dakikalar kala sorulsaydı “Aman ilk golü Galatasaray erken atmasın da...” cümlesi refleks olarak kurulurdu.Ama Saracoğlu’na adım atınca,endişelerin yersizliği hissedildi. Gene.
Hava, Sevilla gecesiydi. (Seni Mart’tan rol çalan Kasım seni!)
Çimler Sevilla gecesi kokuyordu. Gökyüzünün ‘blue tooth’u açıktı,dilekler kabul görmüştü!!!
Bizim ellerin, ‘bir kısım medya’ tarafından küçümsenen fitbol bayramı çok kıymetliydi, hep olduğu gibi.
Benfica yorgunuydu Galatasaray dediler. Fenerbahçe Londra’ya tatile gitmişti çünkü, İnciluzlar’ın 17 yaş altı halı saha takımıyla oynadılardı galiba!
9 Kasım akşamı, güzel bir film izledik. Bir gece önce ‘Aşk Tutulması’nı Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Portekizce mealleri ile izleyen çocuklar, daimi aşka tutulan taraftarlarına hatırladıkça tat verecek bir başka senaryo yazmışlarmış meğer.
Bu arada Fenerbahçe adına “Ne oluyor, nedir bu aksaklık?” olarak özetleyebileceğim ‘kırılma ânı’mı, hemen maç çıkışında aydınlatıcı gençler tedavi ettiler: Senkronu tutturulamayan, tribünlerin şaşırdığını sanıp şaşırdığım ‘sarı-lacivert, şampiyon-Fener’ cümlesinde, her zaman ‘sarı’ diyenler, özenle önceliği diğer tribüne vermişler, komşuları olan misafir tribün sarı’yı tamamlamasın diye!
Bravo, işte budur 90 dakika pres!
Zaten ‘Obama başkan’, Van’daki kardeşlerimizin kurbanlı kutlamalarıyla hoş gelmişken Arsenal direncini de sunmuştu bizimkilere zahir. Demokrasilerde çareler, karşılıksız aşkta saçmalamalar tükenmez kontenjanından bu ara bilgilerden de mahrum kalmayın istedim!
Bu galibiyet Fenerbahçe’nin sezon sonunu gülücüklerle beklemesine yeter mi (Eyvah, Cumartesi Aykut Kocaman!) bilinmez ama, fani dünyada tadı damakta anlar arasına girmiştir elbet, bazen küçük bir an için ömür bile verilir demiş atalarımız!!!
Selçuk Şahin ve Gökhan Gönül’ün ben hep aynıydım da kader girmişti araya dedirttiği,Uğur Boral’ın bir kez daha BM daimi delegeliğini hak ettiği, Volkan Demirel’in on yaşındayken maça girmek için sabahladığı Saracoğlu’nda şimdi nelere sahip olduğunu bir daha net olarak hatırladığı, Zico endamlı Josico’nun güven verdiği,Edu Lugano’nun iyi ki ikisi de var olarak güven tazelediği, Şentürk’ün Güiza’nın, Carlos’un koşmanız bile baş üzeredir dedirttiği, dün Kadıköy’ün neşeli bir âlemi vardı / hicran ne gezer Kadıköy’de gam ne arardı söyletilen güzel gece için teşekkürler. Aragones’e ve rakibini ciddiye alan herkese.
Deivid De Souza!
Bir sezon ‘çikin çocuk’ muamelesi gördüğün günlerden beri, seni seviyorum(Sana yararı yok,sakal sorunsalı!).
Hiç vazgeçmedim. Sen de vazgeçmedin. Sana bir şey olmasın e mi!
Seninle de aşk tutulması sürsün sonsuza Deivid De Souza!