Renkli takım (da) tutmak hepsine yakıştı!

Dayatmalarla olmuyor, kendiliğinden bir araya gelince oluyor. Heyecan verdiler, biberin acısına inat tatlı ve hep dökülmek istenen gözyaşıyla...
Renkli takım (da) tutmak hepsine yakıştı!

Beşiktaş taraftarının yıllar öncesinden açtığı ve akıllardan silinmeyen, hatta gülümseten ‘Erkek adam renkli takım tutmaz’ pankartı son günlerin heyecanında, daha 15-20 gün önce bile hayal edilemeyen bir uyuma bıraktı yerini. Gezi Parkı direnişinde, ev sahibi takım olma avantajını da kullanan Çarşı, Fenerbahçe ve Galatasaraylı kardeşleriyle birlikte hareket etti. Şimdi ne transferler / ne iç yakan istifalar / ne özel sloganım / İstanbul birlikte, bahtiyarım... görüntüleriyle göz sevindirdi, iç ferahlattı.

12 Mayıs 2012, iyi okunabilseydi, kafa karıştıranlar araya girmeseydi, dezenformasyona kanılmasaydı belki taa o günden başlardı ama şimdi şu anın tadını çıkarmak ve kalıcı olmasını dilemek lazım. O kadar çok anı, o kadar çok anlatılacak durum, o kadar çok başka renk formaya başka renk kaşkolle sarmalanmalar oldu ki, umutlanmak için hafızadan silinmeyeceğine emin olduğumuz çok hikâye var.

Dayatmalarla olmuyor, kendiliğinden bir araya gelince oluyor. Heyecan verdiler, biberin acısına inat, tatlı ve hep dökülmek istenen türde gözyaşıyla, hepsi gönül tahtında. Göztepe ve Karşıyaka ve daha pek çok ‘Bir araya gelemeyiz sevdiğim!!!’ sıkıntısına yeni yorum günleri de aynı zamanda. Katılanların çeşitliliği hep örtülüsü de var, açığı da... Kadın da var erkek de... Genç de var yaşlı da vurgularıyla anlatılır. Bu defa şahane hikâyenin dinamosu ‘bizim çocuklar’ oldu.
Çarşı renkli takım tuttu, gökkuşağı oldular.