2015 Genel Seçimleri'ne giderken: AK Parti, HDP, CHP sarsılıyor, MHP kazanıyor

1-2 Kasım'da, AK Parti ve CHP, yaptıkları hafta sonu kamplarıyla, seçim startı verdiler. Artık seçim dönemindeyiz. Hem de, çok kritik bir seçim öncesi dönem. Türkiye'nin, yakın geleceğini belirleyecek bir seçim. Peki, partilere, liderlere, performanslara baktığımız zaman, bugün, ne görüyoruz?
2015 Genel Seçimleri'ne giderken: AK Parti, HDP, CHP sarsılıyor, MHP kazanıyor

IŞ(İD); Kobane; Halep; 6-7 Ekim olayları; Soma, Ermenek; Yırca: sınırımızda savaş ve insan trajedisi; değişen bölesel/küresel dengeler; sayıları hızla 4 milyona ulaşabilecek mülteciler; suların yuttuğu madenciler; altıbine yakın zeytini yok eden vahşi şirketler, merhametsiz büyümenin yarattığı acı sonuçlar v.b...

Dahası, son dönemin en önemli gelişmesi olan Çözüm Sürecinin tılsımı bozuldu. Süreç devam edecek, ama, artık eski güven ve rahatlık kimse de yok.

Türkiye, türbülans girdi. Riskler, çalkantılar, belirsizlikler, acılar, kızgınlıklar, güvensizlikler, Türkiye’yi, sıkılan kemerlerin bile rahatlatmadığı bir türbülansa soktu.

Tüm bu, her taraftan mantar gibi çıkan sorunlar ve çalkantılar arasında, 2015 Genel Seçimleri'ne gidiyoruz.

1-2 Kasım’da, AK Parti ve CHP, yaptıkları hafta sonu kamplarıyla, seçim startı verdiler.

Artık seçim dönemindeyiz. Hem de, çok kritik bir seçim öncesi dönem. Türkiye’nin, yakın geleceğini belirleyecek bir seçim. Partilerin, liderlerin, aktörlerin, siyasi hesapların kaderini tayin edecek bir seçim. 2019 öncesi son seçim.

Peki, partilere, liderlere, performanslara baktığımız zaman, bugün, ne görüyoruz?

Hızlı bir inceleme ve araştırma, bugün için gösteriyor ki; yaşadığımız türbülans, AK Parti, HDP, CHP’yi farklı derecelerde, fakat ciddi sarsarken, MHP’yse bu sürecin kazananı.

Partilere bir bakalım:

AK Parti: 30 Mart ve 10 Ağustos seçimlerini kazandıktan sonra, Başbakan Sn. Davutoğlu, hedefini, “2015 seçimlerinde yeni Anayasa yapacak çoğunluğu, yani, en az 330 milletvekili kazanmak” olarak koymuştu. AK Parti, çoğunluk hükümeti olduğu için de, türbülanstan ciddi etkilendi. Gerek bölgede ve sınırımızdaki savaş ve değişim, gerekse de, ülke içinde yaşanan şiddet, AK Parti’yi zorladı. IŞİD; Çözüm Sürecinin yara alması; merhametsiz büyümenin yarattığı acılar, AK Parti’yi sarstı. Dışardaki AK Parti üzerine olumsuz algı, düzelmek yerine, hala olumsuzluğunu sürdürüyor. İçeride de, türbülans var. AK Parti, hala birinci parti, rakipsiz, ama, seçim hedefi olan 50% üzeri oy alma giderek zorlaşıyor. AK Parti içinde, bu sarsıntı ciddiye alınıyor. Alevi açılımı; ekonomik hizmetler; çözüm sürecini devam ettirmek; bugün için AK Parti’nin hamlelerini oluşturuyorlar. 2015 seçimlerine AK Parti rahat gitmeyecek. Seçimlerin önemi giderek büyüyor. Bu nedenle de, 2015 Nisan sonu, ya da Mayıs başına alınma ihtimali olan seçimlerin, ya dada erkene, Mart’a çekileceği, ya da, Haziran 2015’de yapılacağı dedikodusu, Ankara’da yayılıyor...

HDP: 30 Mart ve 10 Ağustos seçimlerinden başarıyla çıkan HDP, türbülanstan en fazla etkilenen parti oldu. Kobane ve 6-7 Ekim olayları, HDP’yi ciddi sarstı. İki önemli gelişmenin altını çizmek gerekiyor: Birincisi; HDP, 6-7 Ekim olaylarında kontrolü elinden çok hızla kaçırdı. Kürt üst aktörler arasında, Selahattin Demirtaş’ın başarısı, belki de, “çok güç kazandı” olarak algılandı. 6-7 Ekim olaylarında, Demirtaş’ta büyük yara aldı. Dahası, son dönemde, Türkiye’nin farklı yerlerinde gelişen olumlu HDP algısı bozuldu. İkincisi; IŞ(İD) sorunu, başta, Öcalan olmak üzere, Kandil, Avrupa Kürt diasporası, ve HDP’nin “kafasını karıştırdı”. Bir taraftan, IŞ(İD)’e karşı mücadele de, Kürtlerin, Batı’ya en yakın aktör olmaları, Kobane direnişi, ve Kürtlerin silahlandırılması, bölgede, Kürtlerin “aktör” olarak önemini arttırdı; Kürtleri, “kazanan aktör” konumuna getirdi. Diğer taraftan, Erbil son anda düşmekten kurtuldu, Kobane’de, büyük bir insanlık dramı, IS(İD) militanları tarafından yaratılabilirdi. Kürtler, bölge de, “güvensiz” olduklarını da anladılar. Kürt aktörler, yükselen aktör olmayla yaşamsal güvensizlik duyguları arasında gidip geliyorlar. 2015 seçimlerine, Kürt aktörler, çözüm süreci için muğlak, ve bölgesel konumları açısından kafaları karışık bir durumda gidiyorlar. Onlar içinde, seçimler zor geçecek.

CHP: Ana muhalefet partisi olarak CHP, teorik olarak, türbülanstan en fazla siyasi düzeyde yararlanması gereken aktör. Fakat, böyle olmuyor. CHP, istifalarla, ihraçlarla, medya önünde yapılan tartışmalarla, parti içi kavgalara savruluyor, toplumda güvenini arttıramıyor. Soma’dan sonra, Ermenek’te de, belli CHP milletvekilleri hariç, CHP yok. İŞ(İD) ve Konabe için aktif bir CHP girişimi yok. Çözüm Süreci üzerine CHP’nin tutumu hala muğlak. 2015’e CHP adalet ve özgürlük temelinde sosyal demokrat bir söylem ve stratejiyle gitmek istiyor, ama, parti içi kavgalar buna izin vermiyor. Bakalım, CHP, parti içi kavgalardan hızla çıkıp, kendisini seçim için net ve güçlü konuma getirebilecek mi? Göreceğiz...

MHP: Türbülansın bugün için kazananı. Türkiye için güvenlik riskleri arttığı zaman, MHP kazanıyor. MHP’nin, kazanmak için çok aktif olması da gerekmiyor. İç ve dış gelişmeler, MHP’nin yararına işliyor. Sn. Devlet Bahçeli’nin toplumdaki olumlu algısı artıyor. MHP, 2015 seçimlerinin “kilit partisi” olacak. Bu, belli oldu.

2015 Genel Seçimleri, giderek ana gündem maddesi olmaya başlıyor. Yeni kurulan partilerin şansının olmadığı, bu dört parti arasında geçecek seçim yarışı başladı. Bakalım, türbülans içinde koşulan bu yarışta kim kazanacak...