AK Parti, HDP, MHP'yi anladık da, peki CHP ne yapıyor?

Bugün için, seçim sürecinin sürprizi; CHP'nin, sessizliği, gündem dışında kalması, ve, seçimler için öyküsünü ve stratejisini hala açıklamamış olması. Başkanlık sistemi ve yolsuzluk eleştirisi, tek başına, bir partiye oy vermek için yeterli olacak öykü ve strateji yaratmıyor. Çözüm süreci için CHP'nin olumlu açılımları ve önerileri var, ama, bu alanın esas aktörleri, AK Parti ve HDP.

Seçimlerin iki kilit partisi ve iki ana öyküsü belli oldu.

AK Parti, seçimlere "yeni Türkiye ve başkanlık sistemi" öyküsüyle gidiyor.

Yeni Türkiye ile başkanlık sistemini, yeni anayasa yapma gerekliliği ilişkilendiriyor.

AK Parti, seçimlerden, sadece güçlü çoğunluk hükümeti kuracak oyun ötesinde, yeni anayasa yapma kapasitesini kazanacağı bir oy oranıyla çıkmak istiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıtayı daha da yükseltiyor, AK Parti'nin "400 milletvekili kazanmayı hedeflemesi"ni istiyor.

2002'den bugüne, her seçimde olduğu gibi, AK Parti, 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri'ne de, iddialı bir öykü ve strateji ile giriyor.

Beğenelim ya da beğenmeyelim, bu öykü ve strateji, AK Parti'yi seçimlerin kilit partisi yapıyor.

Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, çoğunluk hükümeti vb. kurumlara sahip olmayla zaten güçlü olan AK Parti, yeni öykü ve stratejilerle, seçimlere iddialı hazırlanıyor.

Tüm bunlara ek, son günlerde, gündem yaratan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın istifa edip, AK Parti'den milletvekili aday adayı olması da, AK Parti'nin seçimlerde kilit parti olma konumunu güçlendiriyor.

Seçimlerin ikinci kilit partisi, anti-demokratik % 10 ülke barajına rağmen, parti olarak seçimlere girme kararını alan HDP. Fırsat ile tehdit, gereklilik ile risk, hatta büyük bir hata yapma arasındaki geniş yelpazede, HDP'nin barajı geçmesinin ya da geçememesinin sonuçları üzerine yapılan tartışma, gündemi belirliyor. HDP, aldığı karar ile, tüm ilgileri üzerine çekiyor, tüm aktörlerin üzerinde düşündüğü bir öykü yaratıyor, ve, kilit parti konumuna geliyor.

HDP, öyküsü ve stratejisiyle, barajı geçme olasılığını her geçen gün, biraz daha arttırıyor. HDP, hata yapmaz ise, zor ve riskli olanı başarı ve fırsata dönüştürebilir.

MHP'yse; bu iki öykünün, aslında, Türkiye'nin güvenliği, kimliği ve üniter devleti için büyük bir risk olduğunu anlatan, ve bu riske karşı endişe duyanlarının güvencesinin kendisi olduğunu söyleyen bir stratejiyle seçimlere hazırlanıyor.

MHP'ye göre, bu iki öykünün ortak noktası, diğer bir değişle, Başkanlık Sistemi ve Çözüm Sürecini ilişkilendiren nokta, Türkiye'nin, Federasyon türü bir idari yapıya doğru gitmesi. Ki, bu, MHP için, üniter devletin ve Türk kimliğinin parçalanmasından başka bir şey değil.

Beğenelim ya da beğenmeyelim, endişeleri ve riskleri ön plana çıkartan böyle bir tepkici milliyetçi anlayışının alırı var. Hele bir de, sınırlarımızda yaşanan, gerek IŞİD, gerekse de, Suriye ve Irak'da, çökmüş devlet sorunlarını göz önünde bulundurursak, MHP'ye ilginin artacağını görebiliriz.

Unutmayalım, MHP, bir yıl önce, 30 Mart seçimlerinde, % 17 civarında oy almıştı. 10 Ağustos seçimlerinin MHP'ye etkisinin oy yüzdesi olarak tam ne olduğunu da bilmiyoruz. MHP, bu seçimlerde, risk ve endişelerin adresi olarak, başarılı olma şansına sahip.

Tüm bu noktaları, AK Parti, HDP, ve MHP için söyleyebiliyoruz; peki, CHP, ne yapıyor, ya da, nasıl bir strateji ve öyküyle seçimlere hazırlanıyor?

Bugün için, seçim sürecinin sürprizi; CHP'nin, sessizliği, gündem dışında kalması, ve, seçimler için öyküsünü ve stratejisini hala açıklamamış olması.

Başkanlık sistemi ve yolsuzluk eleştirisi, tek başına, bir partiye oy vermek için yeterli olacak öykü ve strateji yaratmıyor. Çözüm süreci için CHP'nin olumlu açılımları ve önerileri var, ama, bu alanın esas aktörleri, AK Parti ve HDP.

Demokrasi, işçi hakları, sosyal demokratik değerler, merkez solun güçlendirilmesi: bu değerler ekseninde, yeni bir öykü ve strateji olabilir. Ama, bunun için hızlı davranılması gerekiyor. Zaman hızla geçiyor. Toplum, diğer öykülere göre kendisini konumlandırmaya başlıyor. CHP, geç kalmış olabilir.

Hep vurguladık: Ana muhalefet partisi CHP'ye, Türkiye'nin gereksinimi var. Yapıcı eleştiri olarak ikaz edelim; Haziran seçimlerinde, HDP ve MHP'nin alacağı her ek oy, bu vurgunun zamanının artık dolduğu anlamına gelecektir.