AK Parti'nin bumerangı kendisini mi vuracak?

Endişe şu: AK Parti oyları yüzde 43'lere düşerse, ve, HDP'de barajı geçerse, acaba AK Parti'nin, çoğunluk hükümeti kuracak 276 milletvekiline ulaşamama durumu ortaya çıkar mı?

Bumerang, özellikle Avustralya yerlileri tarafından kullanılan, ama, dünyaya da yayılmış bir araç, bir silah.

Özelliği, attığınızı zaman havada geri dönüş yapıp geri size dönmesi.

Bumerangı kullanmayı iyi bilmeniz lazım. Attığınız bumerang, geri dönüp size çarpabilir. Avcıyken av olabilirsiniz.

Son bir hafta içinde, AK Parti’ye yakın medyayı okuduğumuz ve dinlediğimiz zaman, ortak payda olarak, bir “endişe”nin dile getirildiğini, ve bu endişe temelinde bir “çağrı” yapıldığını görüyoruz.

Endişe şu soruyla ilgili: AK Parti oyları yüzde 43’lere düşerse, ve, HDP’de barajı geçerse, acaba AK Parti’nin, çoğunluk hükümeti kuracak 276 milletvekiline ulaşamama durumu ortaya çıkar mı?

Çağrı ise, AK Parti’ye geçen seçimlerde oy veren ama bugün kararsız olanlara. Denilen şu: “Şu ya da bu nedenle AK Parti’ye kızgın olabilirsiniz, bu seçimlerde oy vermeme, yani sandığa gitmeme isteğinde olabilirsiniz. Fakat, bu kararınızın çok ciddi bir sonucu olabileceğini bilin; vermediğiniz oyla, 8 Haziran sabahına, AK Parti’nin hükümet kuramadığı bir sonuçla uyanabiliriz… Aman sandığa gidin ve oy verin”.

Bu endişe ve çağrı, seçim gününe kadar, altı çizilerek yazılacak ve yüksek sesle, tekrar tekrar dile getirilecek. Öyle görünüyor.

Geçen yazımda (23 Mayıs), Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın, bir ikaz olarak, “seçim gecesi sürpriz yaşayabiliriz” demesinin gerisinde, AK Parti oylarından duyduğu endişe olduğunu yazmıştım.

Cumhurbaşkanının bu ikazıyla, endişe-çağrı süreci başlamış oldu. Hızla ve yaygınlaşarak gelişiyor.

12 gün sonra seçim var. Seçim akşamı sonuçlar netleşene kadar, merak ve endişe devam edecek: AK Parti 276’yı yakalayacak mı? HDP barajı aşacak mı?

İki sorunun ortak noktasıysa, yüzde 10 barajı; AK Parti’nin yaratmadığı,ama, istikrar adına desteklediği yüzde 10 ülke barajı.

İstikrar adına desteklenen yüzde 10 barajı, şimdi, AK Parti’nin, seçimi kazanma fakat hükümet kuramama endişesinin temel nedeni.

Seçim barajının bir bumerang gibi hareket etme, kendisini atana geri dönüp vurma olasılığı ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başlayarak AK Parti tarafından dile getiren endişe, bize şunu bir kere daha net olarak söylüyor: Anti-demokratik ve bugüne kadar hep istikrarsızlık yaratmış olan yüzde 10 seçim barajı, sadece düşük oy alan partiler için değil, yüksek oy alan partiler için de riskli.

2002, 3 Kasım seçimlerinde, yüzde 10 barajı nedeniyle, yüzde 34 oyla, Meclis'in yüzde 64 milletvekili oranına sahip olan AK Parti, 2015, 7 Haziran seçimlerinde, yüzde 44’e yakın oy oranıyla çoğunluk hükümeti kuramayabilir.

2002’de AK Parti’ye yarayan yüzde 10 barajı, bugün, AK Parti’ye karşı çalışabilir.

AK Parti’nin attığı bumerang dönüp kendisini vurabilir.

Yüzde 10 seçim barajı dün de kabul edilemezdi, bugün de; Çünkü, yüksek baraj, hem temsilde anti-demokratik, hem de istikrarda istikrarsızlık sorunu yaratıcısıydı.

2011 sonrası Yeni Anayasa Yapım çalışmalarından beri, seçim barajının, en fazla yüzde 5’e, hatta, 4 ya da 3’e indirilmesi önerildi. Barajın düşürülmesinin, temsil ve istikrar sorununu çözdüğü gibi, AK Parti’in durumunda da çok bir değişiklik yaratmayacağı söylenildi.

Kendi çıkarı için yüzde 10 barajının kalmasını isteyen AK Parti, şimdi baraj tarafından hükümet kuramama riski içinde.  Çoğunluk hükümeti kurabilir de, kuramayabilir de.

Başka partinin oylarından milletvekili elde etmek, siyasi, ahlaki açıdan kabul edilemezdi.

Şimdi, HDP’nin yüzde 10 geçtiği zaman, AK Parti çok oy alsa bile, milletvekillerinin diğer partilere gitme durumu var.

Bu nedenle, güç değil yönetmek, iktidar değil demokrasi, baskı değil rıza, kutuplaşma değil uzlaşma, herkes için, Türkiye için iyidir demiyor muyuz….