AK Parti'nin erken seçim kumarı: Hakim parti ikinci hatasını mı yapıyor?

7 Haziran seçimlerinde başkanlık sistemini tercih etmek AK Parti'nin yaptığı bir hataydı. Acaba, bugün, erken seçimi tercih etmek de AK Parti'nin yaptığı ikinci hata mı?

Perşembe günü, hem Başbakan Sn. Davutoğlu’nu, hem de CHP lideri Sn. Kılıçdaroğlu’nu dinlerken, çoğu kişi gibi, ben de “İşte tam da bu” duygusu içindeydim. 

Liderler, özlediğimiz, Türkiye siyasetini kutuplaşmadan çıkartacak tavır, yaklaşım, uslup ve dili sergiliyorlardı; saygılı, yumuşak, sorumlu, kapsayıcı.

Koalisyon masasının dağılma kararını duyunca da “Yazık oldu” dedim.

Gerçekten yazık oldu.

Daha da önemlisi, Kılıçdaroğlu’nun doğru olarak vurguladığı gibi “Türkiye tarihi bir fırsatı kaçırdı.”

Alman modeline yakın bir tarzda kurulacak ama Türkiye şartlarına uygun AK Parti-CHP “büyük koalisyonu”nun, Türkiye için “olması gereken ve tarihi bir fırsat” olduğunu ilk ve sıklıkla yazanlardan (hatta bazı okurlarımı sıkma derecesinde) biri olarak, Kılıçdaroğlu gibi, Türkiye’nin gerçekten tarihi bir fırsatı kaçırdığını düşünüyorum.

Şüphesiz, siyasette ve sosyal bilimlerde kesinlik ve mutlak doğru yoktur.

Büyük Koalisyon kararının alınmamasının tarihi bir fırsatın kaçması olup olmadığını yaşayacağımız olaylar ve gelişmeler bize gösterecek.

Peki, koalisyon kararı niye alınmadı ya da alınamadı?

Niye, AK Parti, oynanmaması gereken bir “kumar” olarak görülebilecek erken seçim kararını tercih etti?

Kılıçdaroğlu’nun dünkü konuşmasındaki kritik cümleyi hatırlayalım: “AK Parti, bize koalisyon teklifi yapmadı…Koalisyon hiç konuşulmadı…AK Parti, Türkiye’yi kısa sürede erken seçime götürecek bir hükümet kurma teklifinde bulundu.”

Kılıçdaroğlu’na inanmamız gerekiyor, çünkü, Davutoğlu’da konuşmasını erken seçim çağrısıyla bitirdi.

O zaman soru şu: Büyük koalisyonun AK Parti’nin de yararına olacağı üzerine çok sayıda yazının yazıldığı ve yorumun yapıldığı bir nokta da, AK Parti niye koalisyon teklifinde bulunmadı ya da bulunamadı? Niye erken seçimi tercih etti?

Bu soruya farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum.

Gerek akademik gerekse de yazılı basında yazdığım yazılarda, AK Parti’yi, 2002’den bugüne girdiği tüm seçimleri kazanarak “hakim parti” olmuş bir parti olarak niteledim.

Bir soru daha soralım: Hakim parti olarak AK Parti, 7 Haziran seçimlerinde birinci parti olmasına rağmen niye çoğunluk hükümeti kuracak oyu alamadı? Niye, 2014 yerel seçimlerinde başlayan AK Parti’nin oy kaybı devam etti?

Başka bir soruyla bu soruya yanıt arayalım?

Acaba hakim parti ile başkanlık sistemi aynı anda olabilir mi?

Kuramsal çalışmalar ve dünya örnekleri bize şu gerçeği gösteriyor: Hakim parti tanımı gereği güçlü ve iddialı bir parti yapısı ve anlayışını varsayarken, başkanlık sistemi, liderin ya da başkanın ön plana çıktığı zayıf partiyi varsayıyor.

Diğer bir değişle, hakim parti ve başkanlık sistemi birlikte olmayacak ve çelişki içeren iki kavram. 

Bu temelde, AK Parti’nin hakim parti olmasında çok büyük rol oynayan Sn. Erdoğan’ın başkanlık sistemi isteği, aslında, hakim parti olarak AK Parti için çelişkili ve partinin bu niteliğiyle uyuşmayan bir istekti. 

Tam da bu nedenle, başkanlık sistemini, ne AK Parti tüm olarak kabul etti, ne de AK Parti seçmeni satın aldı.

Ne Erdoğan ne de başkanlık isteyen AK Partililer, başkanlık sistemini inandırıcı bir biçimde kendi seçmenlerine bile anlatabildiler.

AK Parti’nin 7 Haziran seçimlerine başkanlık sistemi isteği içinde gitmesi başta kendisinin hakim parti niteliği için bir meydan okumaydı.

AK Parti, bu meydan okumaya doğru yanıtı veremedi. Başkanlık sistemi tercihiyle kendi hakim parti niteliğiyle uyuşmayan bir karar aldı. İnandırıcı olamadı. Ve seçimlerde ciddi oy kaybetti. Birinci parti oldu ama çoğunluk hükümeti kuramadı. 

7 Haziran seçimlerinde başkanlık sistemini tercih etmek AK Parti’nin yaptığı bir hataydı. Acaba bugün erken seçimi tercih etmek de AK Parti’nin yaptığı ikinci hata mı?

Hakim Partilerin koalisyon hükümetlerinde de hakim parti niteliklerini sürdürdüklerini biliyoruz.

AK Parti-CHP koalisyonu, büyük koalisyon olmasına rağmen, AK Parti’nin hakim parti niteliğiyle çelişkili değildi.

Ama erken seçime gitmek, en azından bir kumar. 

Eğer Erken Seçim de, AK Parti büyük bir başarı gösteremezse, erken seçim tercihi hakim parti olarak AK Parti’nin yaptığı ikinci hata olacak. Hakim parti biraz daha zayıflayacak.

Göreceğiz.