Bombalamalardan idam cezalarına...

Türkiye'de HDP'ye bomba, Mısır'da Mursi'ye idam... Farklı ülkeler, farklı aktörler, farklı siyasi süreçler. Fakat, aralarında çok önemli bir ortaklık var: Her ikisinde de, sistem-dışı bırakılmış hareketlerin ve aktörlerin siyaset yoluyla sistem içine girmeleri şiddet yoluyla engellenmek isteniyor.

HDP’ye, seçim mitinglerine ve seçim bürolarına yapılan saldırıların sayısı yüzü geçti.

Son, Adana ve Mersin bombalı saldırıları can alabilirdi.

Mısır’da, devrik Cumhurbaşkanı Mursi’ye idam cezası verildi. Daha önce darbe ile görevine son verilen Mursi, şimdi de, idam cezası ile karşı karşıya.

Her ikisi de çok vahim gelişmeler.

Türkiye, Mısır; Kürtler, Müslüman Kardeşler.

Farklı ülkeler, farklı aktörler, farklı siyasi süreçler.

Fakat, aralarında çok önemli bir ortaklık var: Her ikisinde de, sistem-dışı bırakılmış hareketlerin ve aktörlerin siyaset yoluyla sistem içine girmeleri şiddet yoluyla engellenmek isteniyor.

Birinde baraj var, diğerinde darbe;

Birinde bomba var, diğerinde idam cezası.

Mısır’dan başlayalım.

Doğru; Cumhurbaşkanı olduktan sonra Mursi hatalar yaptı, güç paylaşımı yerine güç yoğunlaşmasına gitti, farklı aktörleri karar alma süreçlerinden dışladı, ve Müslüman Kardeşlerin hegemonyasını topluma hizmet vermeye tercih etti.

Ama, seçimle başa gelen Mursi’ye yapılan kanlı darbeyi bu hataların hiç biri meşru kılmaz. Kanlı darbeyle Mursi Hükümeti yıkıldı. Darbe, seçimle sisteme giren Müslüman Kardeşlerin terörist ilan edilmesiyle devam etti. Öldürmeler, işkenceler, verilen idam cezaları ve ömür boyu hapislerle Müslüman Kardeşler sistem-dışına atılmak istendi. Şimdi, Mursi’ye verilen idam cezasıyla, dışlanma süreci tamamlanmak isteniyor.

Mısır, artık, askeri darbeyle yönetiliyor. Demokrasi umutları bitiyor. Toplum derin bir kutuplaşmaya gidiyor. Sisi darbe hükümetine sürekli yapılan büyük Suudi yardımı olmasa, Mısır büyük ve kanlı bir iç savaşa hızla savrulabilir.

Müslüman Kardeşler'e darbe yaparak Arap Baharını durdurmak isteyen Suudi hükümeti, bugün Yemen’de İran ile, Suriye ve Irak’ta IŞİD ile savaşıyor.

Mısır darbesi, sadece Mısır’ı büyük bir istikrarsızlık riskine savurmadı, tüm bölgenin uzun sürecek mezhep ve iktidar savaşlarına rehin olmasına da neden oldu.

Darbeyi destekleyen Batı, o gün büyük bir hata yaptı, bugün kolları bağlı, bölgede olan insan trajedisini ve çatışmayı seyrediyor.

Hele AB; bir taraftan, doğru olarak, demokrasi için geliştirilen Kopenhag Kriterleri'ni üye olmak isteyen ülkelere şart koşarken, diğer taraftan, Mısır’da, hem darbeyi destekliyor, hem de idam cezalarına sessiz kalıyor. Bu, kabul edilebilir mi?

İç savaşa ve mezhep temelli iktidar kavgalarına sürüklenen bir bölge; sistemden şiddet yoluyla dışlanan aktörler; darbeye, idam cezalarına sesssiz kalan bir Batı; Sisi Darbe Hükümetini destekleyen bir Suudi Arabistan. Olan, masum insanlara, insanların geleceğine, demokrasi ve refaha oluyor. Tüm bölge, küreselleşen dünya, ve, hepimiz kaybediyoruz.

Kürt sorununa çözüm ile Türkiyeli olmayı birleştiren, yüzde 10 barajına rağmen, yüzünü Türkiye’nin her tarafına dönerek seçim yoluyla sistem içine girmeye çalışan, olumlu söylem ve siyaseti ile toplumsal desteğini arttıran bir HDP, ve, ona karşı yapılan saldırılar. bombalamalar, tartaklamalar, mitinglere engel olmalar, dışlamalar, ötekileştirmeler, nefret söylemi.

Ölümle sonuçlanma olasılığı taşıyan Adana ve Mersin saldırıları, özünde, siyasete, demokrasiye, hepimize yapılan saldırılardır.

Siyaset yoluyla sistem içine girmek isteyen bir aktör, niye şiddet yoluyla sistem dışına atılmak istenir? Niye, siyasette olması istenmez?

Mısır örneğinde olduğu gibi, bunun tek izahı, kendi çıkarını toplumun yararına, gücü topluma hizmetin, hükmetmeyi yönetmenin, egemenliği liderliğin önüne koyan anlayış, ve bu anlayış temelinde yapılan iktidar kavgasıdır.

Her kim, hangi aktör, bu saldırıları yapıyorsa, provokasyonları örgütlüyorsa, böyle bir amacı vardır.

Bu nedenle, hem darbeye hem baraja, hem idama hem bombaya, net ve 'ama’sız karşı çıkmalıyız.

Bırakalım, ilk önce, seçimlerde, halk, özgür iradesiyle, ne istediğini, neyi tercih ettiğini bize söylesin…