CHP'nin öyküsü ne olabilir?

Bu soru, CHP'lilerin de kafasında. Bu hafta, çok sayıda partiliyle, ve, aday adaylarıyla bu konuyu konuştum. CHP'ler arayış içinde. Peki nasıl bir öykü?

CHP üzerine Çarşamba günü (11 Şubat) yazdığım yazıya, özellikle CHP içinden ve yakın olanlardan olumlu yanıtlar aldım. İlginin fazla olması da güzeldi. Özellikle, parti üst yöneticilerin ilgisi önemliydi.

O yazıda, seçimlere giderken, AK Parti'nin ve HDP'nin kendi "öykü" ve "strateji"lerinin olduğunu, MHP'nin de, kendisini bu öykülerden endişe duyanların "ana adresi" olarak konumladığını söylemiştim.

Ve, sormuştum, "Peki, CHP'nin, seçimlere giderken, öyküsü ve stratejisi ne?

Bu soruya bugün net yanıt veremiyoruz.

Seçimlerde başarı, inandırıcı ve etkiliyici öyküleri ve bu öyküleri pratiğe sokan stratejileri gerekli kılıyor.

Seçmenlerin, özellikle kemikleşmemiş ya da kararsız seçmenlerin tercihlerini, öyküler ve stratejiler belirliyor.

CHP'nin öyküsü ve stratejisi ne olabilir?

CHP'yi, nicel olarak, ana muhalefet partisi konumunda tutacak kemikleşmiş oyu var. CHP, 2014'de % 27.8, 2011'de % 25.9, 2009'da % 23.1 oy almış. Demek ki, çok anormal bir durum olmazsa, 2015, 7 Haziran'da da, artı, eksi % 25 bir oy oranı, CHP'den bekleyebiliriz.

Eğer CHP, HDP ve MHP'ye, ve çok küçük miktarda olsa da, kendinden ayrılan partilere oy kaybederse, bugünkü kamu oyu yoklamaları, bu oranın en fazla % 23'e düşeceğini gösteriyorlar.

Bu anlamda, her koşulda, CHP, seçim sonrası dönemde, ana muhalefet konumunu koruyacaktır. Bu, CHP'yi rahatlatabilir, ve, ana muhalefet konumunu koruyan bir tavıra götürebilir.

Ana muhalefet olma, siyasi açıdan, önemlidir; bundan hiç şüphe yok.

Ama, vurgulayalım, ana muhalefet konumu, bir öykü ya da strateji değildir. Dahası, HDP'nin barajı geçtiği, ve, MHP'nin, 17-18 bandında güçlendiği bir Meclis aritmetiğinde, seçim-sonrası Türkiye'de, gerek ülke içi, gerekse bölgesel ve küresel çalkantı ortamında, CHP, kendisini, denklem dışında bulabilir.

Bu riskin gerçekçiliğini, bugün görüyoruz. İçeride, başkanlık sistemi-çözüm sürecini, dışarıya dönük, bölgesel ve küresel güvenlik risklerini tartışırken, CHP'ye ilginin azaldığını; buna karşın, tüm odaklamanın AK Parti ve HDP, sonrası MHP üzerinde yapıldığını görüyoruz.

Bu nedenle, ana muhalefet partisi olma garantisi içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti'yi eleştirmek, kendi içinde, öykü ve strateji yaratmaz. Dahası, bu, AK Parti'nin kendi seçmenini konsolide etmesini sağlayacaktır. Üstelik, CHP'den, HDP ve MHP'ye oy kaymasına da neden olabilir.

CHP'nin öyküsü ne olabilir? Bu soru, CHP'lilerin de kafasında. Bu hafta, çok sayıda partiliyle, ve, aday adaylarıyla bu konuyu konuştum. CHP'ler arayış içinde.

Nasıl bir öykü? "Mor Fil" örneğinden gidersek, hem inandırıcı, hem, etkili, hem de, CHP'yi diğerlerinden ayrıştıran bir öykü.

Bugüne kadar CHP, uzun tutukluluk sürelerine karşı mücadeleden aile yardımına kadar, hukuk ve sosyal güvenlik alanlarında, haklar ve özgürlükleri ön plana çıkartan mücadelesinde başarılı oldu.

Parti olarak değil, ama tek tek CHP milletvekilleri, işçi hakları, işçi güvenliği ve ölümleri, kadına karşı şiddet alanında mücadele, gençlik ve doğa hakları, ve Çözüm Sürecinde yasal çerçevenin oluşturulması konularında önemli işler yaptılar.

CHP'nin zayıf olduğu nokta ise, parti içi kavgalar, belli bir Türkiye öyküsüne sahip olamama, parti yönetiminin sürekli değişmesi, ve, liderlik alanları oldu.

O zaman öykü, demokrasi, haklar, özgürlükler temelinde, ve kutuplaşmaya karşı, bir "adalet ve birlikte yaşama sözleşmesi" olabilir, ve aday seçimleri ve parti örgütlenmesi buna uygun yapılır.

Ya da, CHP, Başkanlık Sistemine karşı çıkarken, Çözüm Sürecine parti olarak tam destek verir, "sürecin garantisi biziz", "HDP, barajın altında kalsa da, barış ve istikrarın garantisi biziz", "Sadece çatışmanın bitmesinin değil, Kürt Sorunun çözümünün garantisi biziz" der, ve, buna göre hareket eder.

Yarını güvence altına alan bir öykü, tutarlı davranmaya yol açan bir strateji....