Erkek olmaktan utanılacak ülke

Öldüren erkekler, tecavüz eden erkekler, döven, tartaklayan erkekler, horlayan, aşağılayan erkekler, vicdansızca öldüren erkelere ceza indirimi yapan erkekler, sevdim o nedenle öldürdüm diyen acınası erkekler, maçolar, tehdit edenler, kendini üstün görenler...

Her gün:

Kocaları, nişanlıları, erkek arkadaşları, kardeşleri, babaları, akrabaları tarafından hunharca öldürülen kadınlar;

Yaşlarına bile bakılmadan, tecavüz edilen, bazıları günlerce birden fazla erkek tarafından tecavüz edilen, cinsel istismara uğrayan, saldırılan, sıkıştırılan kadınlar;

Evlerinde, iş yerlerinde, sokakta, meydanlarda, horlanan, tartaklanan, aşağılanan kadınlar;

Küçük yaşta evlendirilen, satılan, bir meta gibi yaklaşılan kadınlar;

Güvenlik güçleri tarafından kelepçelenen, saçlarından yerlerde sürüklenen, yumruklanan, biber gazı sıkılan, hakaret edilen kadınlar;

“Sevmiş”, “kravat takmış”, “o da evet deseymiş” , “tecavüzcüsüyle evlendirebilinir”, vb. nedenlerle hakimlerin hiç vicdanları sızlamadan kendilerini öldürenlere, tecavüz edenlere, saldıranlara anlayışla yaklaştıkları ve ceza indirimi uyguladıkları ülkenin kadınları;

Gazetelerde, köşe yazılarında, televizyon ekranlarında, aşağılanan, hedef gösterilen kadınlar;

Köşe yazıları tarafından “dikkat et, sıra sana gelecek” ya da “çerez” v.b bir sürü aşalığıyıcı sıfatla nitelenen, hedef gösterilen kadınlar;

Kentli, kırsal, eğitimli-eğitimsiz, zengin-fakir, üst sınıf-alt sınıf-orta sınıf, doktor, mühendis, akademisyen, bürokrat, işçi, çalışan, aktör, sanatçı demeden her türlü erkek tarafından şiddete maruz kalan kadınlar...

Bu liste, bu utanç listesi uzayıp gider.

Gün geçmiyor ki, bu utanç tablosu tekrarlanmasın,

Gün geçmiyor ki, aynı sokak, mahkeme, bir evin önünde yerde yatan, cenazesi çıkan kadın manzaralarıyla karşılaşmayalım;

Gün geçmiyor ki, kadına karşı şiddet ve vicdansızlık sorunu temelinde, “bu ülke de hiç bir şey değişmiyor” demeyelim....

Her gün aynı manzara, aynı haber, aynı vicdansızlık, aynı utanç tablosu.

Erkek olmaktan utanmamız gereken bir ülke konumundayız.

Öldüren erkekler, tecavüz eden erkekler, döven, tartaklayan erkekler, horlayan, aşağılayan erkekler, vicdansızca öldüren erkelere ceza indirimi yapan erkekler, sevdim o nedenle öldürdüm diyen acınası erkekler, maçolar, tehdit edenler, kendini üstün görenler; bu utanç tablosunu yaratan, her sınıftan, her kimlikten, her inançtan, her yaşam tarzından gelen erkekler.

Bu manzara karşısında, gördüklerimden, okuduklarımdan içim sıkışıyor, gözlerim doluyor,

Bu mu erkek olmak diyorum, utanıyorum.

Erken olmadan utanılması gereken bir ülke durumundayız.

Bir kaç gün önce, elleri kelepçelenmiş baş örtülü kadınları görünce kızdım, utandım.

Sn. Cumhurbaşkanı, Sn. Başbakan, hemen tepki vererek, hemen soruşturma açtırarak çok doğru yaptınız, hemen de sonuç alındı.

Sizlerden, bir erkek olarak, bir eş olarak, bir baba olarak rica ediyorum: tüm kadınlara yapılanlara da karşı da bu iradeyle ve hızlı sonuç alacak şekilde hareket edin.  Bu sorunun çözümü için hep böyle güçlü irade gösterin, hızlı tepki verin, çaba gösterin.

Artık yönetenlerden, karar vericilerden bu utanç, bu vicdansızlık durumunu, güçlü irade ve doğru tepkiyle bitirmelerini bekliyoruz.

Kadına karşı her türlü şiddetin bittiği, Erkek olmaktan utanılmadığı bir ülkede yaşamak istiyorum, istiyoruz.

Kadına karşı böyle davranan bir ülkenin, ilerlemesi, gelişmesi, kalkınması, demokratikleşmesi, daha da önemlisi, vicdanlı ve ahlaklı olması mümkün değildir.

Türkiye bu tabloyu haketmiyor. Bitsin, silinsin bu tutanç tablosu.

Lütfen... Bir kere daha, artık yeter.