'Halk çatışmalardan yorgun ve bıkkın'

Batman'da sokakta, üniversitede, yerel medya ile yaptığım sohbetlerde, aynı seslenişi duyuyorum: Halk çatışma istemiyor; halk çatışmalardan yorgun; halk, çatışmalardan bıkkın

Batman’dayım.

Güneşli bir Cuma sabahı.

Bir tarafta, baraj suyuyla kaplanacağı gün hızla yaklaşan o eşsiz ve tarihi Hasan Keyf, diğer tarafta petrol kuyuları.

Batman Üniversitesi’nde, Habertürk Gazetesi’nden Muharrem Sarıkaya ile “Yeni Anayasa” üzerine konuşma yapacağım.

Aynı gün, Başbakan Sn. Davutoğlu’da, AK Parti Hükümetinin, bölgeyle ilgili yeni “Master Planı”ını Mardin’de açıklayacak.

Batmanlıların yaşanan çatışma ortamı ve Master Plan hakkında ne düşündüklerini de öğrenmek istiyorum.

Muharrem buraya 1978’den beri sıklıkla geliyor.

Benim ikinci gelişim.

Muharrem’in Batman tarihi, sosyolojisi, ve siyaseti üzerine öğretici anlatısıyla başlayan, halkla, yerel medyayla, akademisyenlerle, öğrencilerle, aşiret temsilcileriyle sohbetlerle geçen dolu dolu bir gün geçiriyorum burada.

Bir dönemler Hizbullah’ın güçlü olduğu, ciddi PKK-Hizbullah çatışmalarına sahne olmuş, aşiretlerin ve ailelerin gücünü devam ettirdiği, dinsel kimliğin ve muhafazakarlığın etkisini hissettirdiği bir kent, Batman.

Kürt sorununa ve çözümüne duyarlılığın, giderek arttığı ve yaygınlaştığı bir yer de.

Belediye Başkanı HDP’li.

HDP ve AK Parti güçlü.

Diyarbakır’a ve Mardin’e çok yakın, ve bu kentlerden insanların yaşadığı da bir kent sosyolojisi var.

Batman’da, Diyarbakır ve Mardin’dan farklı olarak, çatışma artık yok, yaşanmıyor; “Belediye Başkanından başlayarak, kimse, hendekleri, çatışmayı burada istemiyor”; Belediye Başkanı Sabri Özdemir, “Batman’da, hendeklere karşı çıktığı” için takdir ediliyor.

Sokakta, üniversitede, yerel medya ile yaptığım sohbetlerde, aynı seslenişi duyuyorum:

“Halk, çatışma istemiyor”; “Halk çatışmalardan yorgun”; “Halk, çatışmalardan bıkkın”.

“PKK’ya kızgınlık” ve “Devlete karşı da, çatışmalar uzadıkça artan eleştirel tavır , hatta kızgınlık”, “çatışmalarda ölen isnanlara üzüntü; “uzaklaşan barış umudu”;  ve “yıkılan, yok edilen tarihe dönük kızgınlık”. 

Yorgunluk, bıkkınlık, kızgınlık, ve, çatışmasızlığa, barışa ve müzakereye hızla dönülmesi gerekir talebi, sürekli seslendiriliyor.

Batman, çatışmaların hemen bitmesini istiyor; ölüm, acı, yıkım istemiyor.

Farklı kimliklere, yaşam tazlarına, siyasi görüşlere sahip halkın, ortak görüşü bu.

PKK’ya ve HDP’ye kızgınlar; bu net.

Batman’da, çatışamaların olması engelleniyor; HDP Eş Başkanı Selehattin Demirtaş’ın halka yaptığı, her gün saat 19’da, kornalarla, tencerelerle “gürültü eylemi” yapın çağrısına katılım ve ilgi az; bu eylemde havaya silahla ateş edenlere de kızgınlık çok.

Dün gece, kornalar, tencereler, silahların iç içe geçtiğibu eyleme çok az sayıda katılıma ben de şahit oldum.

Fakat, “müzakerelere ve siyasete dönüş için, HDP’nin süreç içinde olması ve HDP ile konuşulması” da isteniyor.

Hatta, “Öcalan, hendek siyaseti bitsin, çatışmalar da hemen biter” diyen, ve HDP’li olmayan  önemli kanaat aktörleri de var.

“Öcalan, gerçekten, çatışmanın bitmesinde önemli rol oynayabilir mi” diye sorduğumda, “Evet, oynar, ve mesajıyla çatışmayı bitirebilir” diyorlar.

Batman Üniversite’sinde konuşmamdan önce, Mardin’de, Başbakan Davutoğlu, “10 maddelik Master Planı” açıklıyor.

Peki, 10 maddeleik Master Planı nasıl değerlendiriliyor?

Ortak yanıt: “Yeterli değil”; “Bu maddelerle başarılı olma ve çatışmanın bitirilmesi şansı az”; “PKK/HDP dışı Kürt aktörlerleri de sürece dahil etmek önemli, ama HDP dışlanmamalı”; “Kamu Düzeni, Ekonomi, Piskoloji kadar, hatta daha önemlisi, Sürekli Barış için Müzakere ve gerekli siyasi ve hukuksal hamlelerin yapılması”. Batmanlılarla hem fikirim.

Batman’da, her zamanki gibi, buraların büyük misafirperverliğiyle karşılaştım, öğrecilerden, akademiyenlere,  gazetecilerden ve halka, farklı insanlarla çok öğretici ve güzel sohbetler yaptım.

Sadece çatışmalardan değil, Batman’ın sorunlarından konuştuk; güzelim tarih Hasankeyf’in yok oluşuna bir kere daha hep birlikte üzüldük.

Güzel, temiz, misafirperver, ve konforlu, The Ancient Mesopotamia Hotel’de kaldım. Tavsiye ederim.

Batman Üniversitesi öğrencilerinin ilgisinden, sorularından ve yorumlarından çok etkilendim.

Batman’ı bir gün dolu dolu yaşamak, genç akademisyen dostum, Ahmet İlyas’ın daveti ve ilgisi olmadan mümkün olmazdı; ona bir kere de buradan teşekkür ederim.

“Peki, Diyarbakır, Master Planı için ne düşünüyor?”. 

Cumartesi sabahı, saat 9, Diyarbakır’a yola çıkıyorum.

Diyarbakır gözlemlerimi yarınki yazıda sizlerle paylaşacağım.