HDP, Türkiye, Avrupa

HDP, AB sürecinin yeniden canlandırılmasının önemli bir aktörü olabilir; Türkiye-AB ilişkilerinin kilit aktörlerinden biri olma stratejisi izleyebilir.

Avrupa’nın kritik başkentleri seçim sonrası Türkiye’yi ilgiyle ve dikkatle izliyor.

AK Parti-CHP büyük koalisyonu olur mu? HDP ne yapacak?

Paris, Brüksel, sonrası Berlin’de, bu iki soruyu tartışıyoruz. Bu soruları, önemli karar vericilerle de konuşma imkanım oluyor.

Nasıl Türkiye’de, İstanbul Kürtlerin en fazla yaşadığı şehirse, Avrupa’da da, Paris ve Berlin öyle.

Brüksel’de, AB’nin başkenti; Kürt sorunu için kritik bir şehir.

HDP’nin seçim başarısı Avrupa’da çok önemseniyor. “Çözüm sürecinin yarattığı bir başarı bu” diyor konuştuğum üst düzey bir karar verici. 

HDP’nin, 80 milletvekili ve aldığı 6.1 milyon oyla, Meclis'in ve Türkiye’nin geleceğinin kilit aktörü olduğu görüşü hakim.

HDP, nasıl Kürt sorununun ana aktörü olmayla Türkiye’nin partisi olmayı birlikte götürecek, iki kimlik arasında denge kuracak? 

HDP, AK Parti-CHP büyük koalisyonunu destekleyeceğini açıkladı.

HDP’nın üyük koalisyona desteği Avrupa’da çok önemseniyor.

Türkiye seçmeni, her zaman olduğu gibi, demokrasi ve seçim olgunluğu göstererek, temsil gücü yüksek, ve sorunların Meclis içinde çözülmesini olanaklı kılan bir seçim sonucu ortaya çıkarttı.

Bölgemizde, askeri darbeler, iç savaşlar, çökmüş devletler yaşanırken, Türkiye’de, seçmen, sorunların demokrasi içinde ve seçim yoluyla çözebileceğini gösterdi.

Avrupa’da, bu durum, çok önemseniyor. HDP’nin Meclis'e güçlü girmesi de, Türkiye’de, demokrasinin işlediğinin bir göstergesi olarak görülüyor. HDP’nin AK Parti-CHP koalisyonunu destekle kararı da, demokrasinin işlerliğinin bir örneği olarak ele alınıyor.

Avrupa ve AB, HDP’yi ve liderlerini davete hazırlanıyor. 

Seçim sonuçları, çözüm sürecinin ve Kürt sorununun, yurtiçi ve dışında, farklı, bilgi-temelinde, ve, birleştirici bir dille tartışılması gerektiği bir dönemi başlattı. Bu, çok olumlu bir gelişme.

HDP, Kürt sorunu ile Türkiyeli olmayı eklemlerken, sadece Türkiye içinde değil, Avrupa ile ilişkilerinde de aktif ve yapıcı olabilir. 

HDP, seçim döneminde, Kürt sorunun çözümü ile Türkiye’nin, tüm kimlikleriyle ve ezilen sınıflarıyla bir bütün olarak demokratikleşmesini ilişkilendirerek konuştu; bu temelde de, Türkiye partisi olarak hareket etti. Ve, başarılı oldu.

Simdi, HDP, Kürt sorunu-demokratikleşme ilişkisini, Avrupa’da da konuşabilir.

Seçim sonuçları, Türkiye-AB ilişkilerini yeniden canlandırma olasılığını da ortaya çıkarttı, 

HDP, AB sürecinin yeniden canlandırılmasının önemli bir aktörü olabilir; Türkiye-AB ilişkilerinin kilit aktörlerinden biri olma stratejisi izleyebilir.

Aslında, AK Parti-CHP büyük koalisyonu, Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden canlandırılma kapısını açacak anahtar.  HDP’nin, bu koalisyonu desteklemesi, ve AB tam üyelik sürecine katkı vermesi, Kürt sorunu ile demokratikleşmeyi birleştirmeye de önemli katkı verecektir.

Paris-Brüksel-Berlin’de seçim sonuçlarını tartışırken, IŞİD’in Kobane saldırısı gerçekleşti. Çok sayıda masum insan katledildi. Aynı zamanda, IŞİD, Tunus’da da saldırılar düzenledi. Orada da, masum insanları öldürdü.

Bu saldırılar, Ramazan ayında oldu. 

Altını çizelim; IŞİD, sadece Kürtler için değil, Türkiye için, hepimiz için büyük bir tehlike.

Türkiye ve Kürtler, Irak’da, Suriye’de, Türkiye’de, IŞİD’e karşı ortak ve birlikte mücadele etmeliler.

AK Parti-CHP Büyük Koalisyonu, bu koalisyonu HDP’nin desteklemesi, ve, bu temelde Türkiye-AB ilişkilerinin canlandırılması, IŞİD’e karşı güçlü ve başarılı olma olasılığını yükseltecektir.