HDP'nin başarısı Türkiye'nin yararınadır

HDP, bu seçimlerin kilit partisidir. HDP'li bir Meclis, sadece temsiliyet, katılım, ve meşruiyet zenginliğini içermeyecek, aynı zamanda, Çözüm Sürecinden sürekli barışa geçme, ve, Kürt sorununu demokratik yolla çözme olasılığını da yaratacaktır.

Newroz kutlamaları için Diyarbakır’daydım.


İki gün boyunca insanlarla sohbet ettim.


Misafirperverlik, her zamanki gibi, muhteşemdi.


Çaylar, kahveler içildi, yemekler yendi, uzun sohbetler yapıldı.


Yüzler gülüyor, dillerden her bir yana gelecek için umut yayılıyordu.

Büyük bir kalabalık, meydanda toplanmıştı. Kimsenin güvenlik endişesi yoktu. O gün, şenlik günüydü, ve Newroz bir “karnaval” gibi şenlik içinde kutlandı.


Türküler söyleniyor, fotoğraflar çekiliyordu. Hatta, selfie, her yeri olduğu gibi, Newroz meydanını da esir almıştı. Meydan, selfie yapan ikili, üçlü, dörtlü gruplarla doluydu.

Diyarbakır 2015 Newroz'u...

 

Tanımadığım bir sürü dostla, fotoğraf çektirmenin, selfie yapmanın, sohbet etmenin mutluluğunu yaşadım tüm gün.


O gün, hava soğuk ve yağmurluydu.

Zemin çamurdu. Dizime kadar çamurlanmıştım.

Yağan yağmur, insanları meydana gelmekten engellememişti. Sonradan güneş çıktı, İnsanların yüzü daha da güldü.

Akşam, uçakta İstanbul’a dönerken, yorgundum. Yorgunluğa değmişti. Çamurlu pantolonuma ve ayakkabılarıma bakarken içimde umut vardı; bir kaç yıl önce imkansız denileni gün boyu Newroz meydanında yaşamıştık.


Onca insan acısından, ölümden, korkudan, endişeden, umutsuzluktan, toplumsal travmadan sonra, o gün, Newroz meydanında, yüzbinlerce kişi, güvenlik endişesi olmadan, tüm gün, şenlik içinde, türküler, danslar içinde,  Baharın gelişini barışın gelişi olarak kutlamış, sonra sessizce dağılmış, evlerine dönmüştü.


O gün, “normal olanı” yaşamıştık.  


Çözüm süreci, sadece silahların bırakılması olarak görülmemelidir; esas önemli olan,  anormal olandan normal olana dönmek için müzakere etmek, çaba göstermek, sürekli barış yolunu açmaktır.


Anormal olan, Kürt sorunu, çatışma, ölüm ve acıydı. Normal olan ise, Newroz meydanında yaşanan karnaval, ve sonrası herkesin evlerine, kendi hayatlarına dönmesiydi.


Eğer bu doğruysa, nasıl oluyor da, Newroz kutlamalarından üç  hafta sonra, Ağrı’da,  böyle bir çatışma,  bir şenlik ortamında yaşanabiliyor?


Hem de, seçimlerde oy hesabı nedeniyle…

Hem de, toplam oy sayısının 45 olduğu bir yerde.

Biri bunu bana, bize, Türkiye insanına anlatmalı.

Newroz meydanında yaşanan, farklılıklarımız içinde “eşit Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” olmak, Türkiye’yi, bu ülkeyi sevmektir.


Normal olan da, budur.

Ağrı'da fidan dikme şenliği bu yıl yapılamadı...

 

Ağrı’da yaşanan ise,  tek kelimeyle, sadece kendi çıkarını gözetmek –neyse o çıkar-, ve, çıkarı  Türkiye’ye, bu ülkeye, öncül görmektir.  Kısaca, bu ülkeyi, bu ülkede eşit vatandaşlar olarak yaşama olasılığını sevmemektir.


Bu ülkenin Meclisinde, her partiye yer olmalıdır. AK Parti, CHP, MHP gibi, HDP’de, kitle desteğiyle, toplumsal tabanıyla, siyasal etkisiyle, bu Mecliste yer almalıdır. Böyle bir Meclis, temsiliyet, katılım, ve meşruiyet temelinde, zengin ve olması gerekene çok yaklaşmış bir yapıda ve nitelikte olacaktır.


Seçimler sonucuna yeni oluşacak Meclis, gerek siyasi, gerekse de aritmetik olarak, bu dört partiyi, AK Parti’nin çoğunluk hükümeti kurma durumunda bile taşıyabilir, içerebilir. 


Hep vurguladığım gibi, HDP, bu seçimlerin kilit partisidir.  HDP’li bir Meclis, sadece temsiliyet, katılım, ve meşruiyet zenginliğini içermeyecek, aynı zamanda, çözüm sürecinden sürekli barışa geçme, ve, Kürt sorununu demokratik yolla çözme olasılığını da yaratacaktır.


HDP’li bir Meclis, çözüm sürecinde başarının garantisidir.


HDP’li bir Meclis, Türkiye’nin yararınadır.

Öyleyse, niye Ağrı? Niye çatışma? Niye, 7 Haziran seçimine, siyasi rekabetin ötesinde bir yerden, endişe, korku ve gerilimle yaklaşmak?

Unutmayalım ve geçmişten ders alalım; Ağrı’nın kazananı olmaz, kaybedeni ise, hepimiz ve Türkiye olur.


Newroz meydanının, Çözüm Sürecinin kıymetini bilelim; eğer, gerçekten, bu süreci, seçimlerden bile daha önemli ve Türkiye’de yeni bir dönemi başlatacak “barış projesi” olarak görüyorsak…