HDP'nin "kilit rolü": Amerika ve Avrupa nasıl bakıyor?

HDP, kendisine olan ilgiyi iyi kullanırsa, Türkiye'nin demokratikleşmesi ve çözüm sürecinin başarısı başta olmak üzere, Türkiye'nin dünya ve bölgesiyle ilişkilerinin düzelmesinde çok önemli bir rol oynayabilir.

Koalisyon müzakereleri, resmi olarak başladı.

MHP Başkanı Sn. Devlet Bahçeli, “Türkiye’yi hükümetsiz bırakmayız… Fedakarlık yaparız” açıklamasıyla, MHP’nin muhalefette kalma tutumunu biraz yumuşattı.

Ama, gerçekçi olarak, artık masada iki seçenek olduğunu söyleyebiliriz: ya erken seçim, ya da, AK Parti-CHP büyük koalisyonu Washington’da, önemli Avrupa merkezlerinde yapılan tartışma ve çalışmalarda da, bu iki seçenek üzerinde yoğunlaşılıyor. 

Washington’daki ve Avrupa’daki dostlarımla konuşuyorum. AK Parti-CHP koalisyonu çok önemseniyor, ama, ortak görüş olarak, “Türkiye erken seçime gidiyor” çıkıyor.

Koalisyon görüşmeleri başlıyor. Erken seçim mi, koalisyon mu, göreceğiz.

Bununla birlikte, 7 Haziran’dan beri, Amerika’da ve Avrupa’da, esas ilgi HDP’ye. HDP, Türkiye’nin bugünün ve geleceğinin önemli aktörü olarak görülüyor.  HDP konuşuluyor. HDP dikkatle izleniyor.

HDP, 7 Haziran seçimlerinin “kilit aktörü”ydü. Koalisyon müzakerelerinden ister AK Parti-CHP büyük koalisyonu, isterse erken seçim kararı çıksın, HDP, yeni dönemin de kilit aktörü olacak.

HDP, artık, Kürtlerin ana ve tek aktörü. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da, hakim parti konumunda. 

HDP’nin, Kürt sorunun ana aktörü olmayla, yüzünü tüm Türkiye’ye çevirerek Türkiye partisi olmayı başarıyla birleştirmesi, ve, seçimlerde bunun sonucunu alması, Amerika ve Avrupa’da büyük yankı uyandırdı, ve çok ciddiye alındı.

Bu durum seçim sonrası da devam ediyor. 

Eğer kurulursa, AK Parti-CHP büyük koalisyonunun başarılı olmasında; eğer erken seçime gidilirse, bu seçimin nasıl sonuçlanacağında, HDP’nin önemli rol oynayacağı düşünülüyor.

HDP, Türkiye siyasetinin, demokratikleşmesinin, çözüm sürecinin, ve, tekrardan bölgesinde olumlu olarak algılanmasının önemli ve kilit aktörü. 

Amerika ve Avrupa, HDP’nin bu konumunun farkında.

Şüphesiz ki, Amerika ve Avrupa’da, HDP’ye olan bu ilgi, sadece, Türkiye içi gelişmelerle sınırlı değil. Dış politika, Ortadoğu’daki, hatta Avrupa içindeki gelişmeler, HDP’ye artan ilginin asıl nedeni. 

Amerika, Ortadoğu ve Türkiye’ye bakışında, Kürtlere çok önemli bir yer veriyor.  Kürtler, Ortadoğu’nun artık önemli aktörü ve Amerika’nın bölgeye bakışında ittifak içinde olacağı bir aktör.  Kürtler, sadece IŞİD’e karşı mücadele de değil, aynı zamanda, bölgenin istikrarı için önemli bir aktör olarak görülüyor. Ortadoğu denklemi ve masası, Kürtleri, önemli ve kilit bir yere koyuyor, koymaya da devam edecek.

Avrupa ve AB, gerek kendi bölgesindeki gelişmelere, gerekse de Türkiye ile ilişkilerine bakışında, HDP’ye giderek daha önem atfediyor. HDP’nin seçim başarısı ve Türkiye siyaseti içindeki giderek artan önemi dikkatle izleniyor. IŞİD sorunundan Avrupa’daki Kürt diasporasıyla ilişkilere uzanan bir yelpazede, Avrupa ve AB için HDP’nin önemi giderek artıyor.

HDP’nin ve özellikle Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın seçim performansı, HDP’nin sadece Türkiye içinde değil, yurtdışındaki algısını olumlu yönde değiştirdi. Amerika ve Avrupa’daki Türkiye konuşmasında HDP’nin yeri ve önemi çok arttı. HDP’nin seçim sonrası performansının ne olacağı, ne yapacağı, nasıl bir söylem ve hareket tarzına sahip olacağı merak uyandıran sorular. HDP ilgi ve merakla izleniyor.

HDP, kendisine olan bu ilgiyi iyi kullanırsa, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve çözüm sürecinin başarısı başta olmak üzere, Türkiye’nin dünya ve bölgesiyle ilişkilerinin düzelmesinde çok önemli bir rol oynayabilir. Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden canlanmasına, ve, aktif dış politikanın yumuşak güç temelinde resetlenmesine önemli katkılar verebilir.

HDP’nin böyle bir rolü oynayacağını düşünüyorum.

Koalisyon müzakelerinde, ibre, ister koalisyon hükümetine, isterse de, erken seçime dönsün,  HDP’nin kilit konumu daha da belirginleşecektir.

Seçim sonrası dönemde, HDP’ye karşı; MHP’nin aşırı olumsuz tutumu, AK Parti’nin tepkici tutumu, ve CHP’nin ilgisizliği, dünyadaki HDP algısı ve ilgisiyle kesişmiyor.

Sadece yerel ve ulusal değil, bölgesel ve küresel ölçekte, bölgesel gelişmelerle 7 Haziran’ın birleşiminden ortaya çıkan HDP gerçeği ve kilit konumu, Türkiye siyaseti içinde de görülmeli.

HDP’ile konuşmak ve ilişkiye girmek, sadece ahlaki ve demokratik normlar temelinde değil, siyasi olarak da bir gereklilik.